Anasayfa Genel Ülkemizi Mahvettiniz (Sayı 52)

Ülkemizi Mahvettiniz (Sayı 52)

8 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İslamcılar olarak yıllarca geçmiş hükumetlerden yakındık. ‘Ne kadar beceriksiz’ olduklarından şikâyet ediyorduk. Türkiye’yi bir ‘uydu ülke’ konumunda tutan politikalardan rahatsızdık…
Hastane, havaalanı, yol yapınca büyük devlet olduğumuzu sandınız… Sanayide, bilimde, teknolojide, eğitimde, sanatta ve daha birçok alanda ne kadar geri kaldığımıza bakmadan büyük devlet havasına girdiniz. Batılılardan aldığınız borç parayla üç hastane, beş havaalanı, bilmem kaç kilometre yol yapınca büyük devlet olduğumuzu sandınız…

‘Eğitim sistemini düzeltememiş, iç barışını sağlayamamış, dünyaya katkı sunacak tek bir değer üretememiş bir ülke büyük devlet olmaz. Önce bu alanlarda mesafe kat etmek gerek, hayale kapılmayın’ dedik ama dinletemedik… Daha kendi halkınızın tümüyle konuşabilecek bir dil geliştirmeden Ortadoğu halklarına liderlik taslamaya yeltendiniz…

Suriye meselesi patlak verdiğinde akıl almaz bir politika uyguladınız. Tıpkı, yıllarca eleştirdiğiniz emperyalistler gibi, bir ülkenin iç işlerine karışıp rejim değiştirmeye kalkıştınız. ‘Yapmayın’ dedik. ‘Eğer Suriye’nin başına bir iş gelirse Türkiye bu yükün altından kalkamaz’ diye adeta yalvardık.

‘Çatışmanın tarafı olmayalım. İnsani yardım yapalım. Gelenlere kapımızı açalım. Gerekirse arabulucu olalım. Ama ateşe benzin taşımayalım. Barıştan sapmayalım’ dedik ama dinlemediniz. Sığ ve temelsiz bir hayal ve ihtiras uğruna Suriye’deki felakete ortak oldunuz…

‘Suriye parçalanırsa orada bir Kürt devleti çıkar. Türkiye kendi Kürt sorununu henüz çözmemiş. İç barışını sağlayamamış. Suriye’deki muhtemel bir Kürt devleti oluşumunda sağlıklı bir tutum belirleyecek durumda değil’ dediğimizde ‘Suriye’de devlet olacak kadar Kürt yok’ diyerek bize cahil muamelesi çektiniz…

Evet uyardık. Allah şahit ki adeta yalvardık. Fakat bize ‘vatan haini’, ‘satılmış’, ‘Esadcı’, ‘Tayyip Erdoğan düşmanı’ diyerek sesimizin duyulmasının önüne geçtiniz. Ve bildiğinizi okudunuz. Şimdi ülkemizin nasıl bir belayla karşı karşıya kaldığını hepimiz görüyoruz. Bundan daha acı ne olabilir?

Evet, Türkiye yerinde sayıyordu. Ama gene de büyüme, gelişme, ilerleme ihtimali vardı. Artık ne yazık ki sizin elinizde yaşam savaşı veren bir ülkeye dönüştü…
Benzer bir durumu ‘barış süreci’nde de yaşadık. ‘Kürt sorununu çözüyoruz’ diye barış süreci başlattınız. O kadar kurnazca, o kadar hesaplı, o kadar çıkarcı davranıyordunuz ki bunu hepimiz görüyorduk.

‘Kürt sorununu çözmek için yüksek bir demokrasi gerekli. Fakat siz demokratik standartları düşürürken Kürt sorununu çözmeye çalışıyorsunuz bu böyle olmaz’ dediğimizde bizi ‘Barış karşıtı’ ilan ettiniz… İki yıl boyunca, her şeye göz yumdunuz. Sürecin istismar edilmesini görmezden geldiniz. Şimdi bunları bahane ederek yeniden silaha sarılıyorsunuz…

Suriye’de yaptığınız onlarca hata, barış sürecinde takındığınız hesaplı tutum ve yaptığınız yanlışlar şimdi ülkemizi büyük bir felaketle karşı karşıya bıraktı… Ne yazık ki iktidarda kalma uğruna bu umudumuzu yerle bir ettiniz…

Benimsediğiniz çatışmacı ve dini hamasete dayalı siyasetle, Türkiye’yi çatışmanın tam da göbeğine oturttunuz. Böylece hem geçmiş birikimlerimizi, emeklerimizi harcadınız, hem de geleceğimizi kararttınız.

Hepimiz o yanlış politikaların faturasını ödüyoruz…

Ne yaparsanız yapın. Ne söylerseniz söyleyin. Her şey hepimizin gözü önünde oldu, oluyor. Bülent Arınç daha birkaç gün önce ne demişti: “Biz iktidara mecburuz.”

Çatışmayı, savaşı yaygınlaştırarak belki iktidarınızı bir süre daha koruyabilirsiniz… Dünyada, iktidarda kalmak için savaşı, çatışmayı, düşman yaratarak var olmayı seçen hiçbir siyasetçi o çatışmadan kendini kurtaramadı. Bunun tek bir örneği yok.

Ülkemiz büyük bir yangın yerine dönmek üzere. Bu saatten sonra kimin haklı olduğunun bir kıymeti yok. Hepimiz acı çekeceğiz. Hep birlikte batıyoruz ve bu millete büyük bir bedel ödetiyorsunuz…

26.07.2015

Alıntı

Levent GÜLTEKİN

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Furkan Hareketi Bu Yıl Da Bayramını Kurban Etti | Sayı 77

“Hiç kimse rahat ederek cenneti kazanamaz; cenneti kazanmanın yolu yorulmaktır.” Alparslan…