Anasayfa Genel Sermayesi Tükenen Adam (Sayı 52)

Sermayesi Tükenen Adam (Sayı 52)

4 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Bağdat’ta Ağustos sıcağı ortalığı yakıp kavurmaktaydı. Herkes, serinleyeceği gölge bir yer, ferahlatacak bir rüzgâr arıyordu. Çarşı-pazar kurulmuş, alışveriş başlamıştı. Bu arada bir adam, yüksek dağların mağaralarından getirdiği buzları satıyordu. Buz kalıpları eriyip ziyan olmadan bir an önce onları satmalıydı. Gel gör ki, ekonomik durgunluk sebebiyle fazla buz satılmıyordu.
Öğle sıcağı bastırınca buzlar yavaş yavaş erimeye başladı. “Mal canın yongasıdır!” ya; tek sermayesi olan buzlarının gözü önünde eridiğini görmek, adamın içini de eritiyordu.
Erimenin hızlanmasıyla içi yanan adam şöyle bağırmaya başladı: “Sermayesi sürekli tükenen bu fakirden buz alan yok mu?”
O sırada talebeleriyle oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadî bu sözleri duyunca birden durdu ve olduğu yere çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Talebeler telaşlandılar ve “Ne oldu hocam?” diye sordular.
Cüneyd-i Bağdadî; “Şu adamın söylediklerine dikkat edin!” diyerek, buz satıcısının tarafına baktı. Adam, içinin yandığı sesinden belli olacak şekilde sürekli bağırıyordu: “Sermayesi tükenen buzcudan alışveriş yapan yok mu?”
Büyük veli, o durumun “Fırsat eğitimi” için iyi bir vesile olduğunu düşünerek şunları söyledi talebelerine:
“Bu sözler beni sarstı. Eriyenin sadece buzlar değil, aynı zamanda ömrüm olduğunu fark ettim. Sıcak, adamın maddî sermayesi olan buzları eritip tükettiği gibi, zaman da asıl sermayemiz olan ömrümüzü tüketiyor. Saniye saniye, dakika dakika ömür buzumuz eriyor, hissedebiliyor musunuz? Sahip olduğunuz en değerli sermaye ömürdür. Onun ne kadarını Allah’a satabilirsek yani O’nun yolunda değerlendirirsek elimizde o kâr kalacak. Gerisi, satılmadan eriyip toprağa damlayan buzlar gibi boşu boşuna ziyan olup gidecek. Ayrıca bizden de hesabı sorulacak. Bunu unutmamalıyız. Adamın buzlarının erimesine olduğu kadar, ömürlerinin boşa tükenmesine karşı içi sızlamayanlara yazıklar olsun…”

  • Bir Notla Gelen Adalet | Sayı 86

    İskenderiye'de yaşayan Yahudi bir tüccar, Vali Ebu Vakkas'ın adil olmayan bir kararına iti…
  • Mazlumun Ahı | Sayı 85

    Horasan valisi Abdullah bin Tâhir, çok adil biriydi. Askerleri birkaç hırsız yakalamış, va…
  • Hâlâ Unutmadın mı? | Sayı 84

    Halife Harun Reşid’in oğlu Me’mun henüz çocuk iken, hocası sebepsiz yere sopayla ona vurmu…
  • Rızık Yiyen Rızık Veremez | Sayı 78

    Belh’in meşhur velisi Hatim-i Esam, hacca gidiyordu. Hanımına sordu: – Hanım, ben ge…
  • Teslimiyet ve Mal Sevgisi | Sayı 77

    Kıssadan Hisse | Büyük fıkıh âlimi, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin ilmi faaliyetlerin yanında …
  • Davetçi Açısından Dünya Fitnesi | Sayı 76

    Davetçilerin karşılaştıkları en zorlu engellerden biri olan “Ekonomik Şartların” uygun olm…
Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Furkan Nesli Dergisi Olarak Kınıyoruz | Sayı82

30 Ocak 2018 Salı günü sanki bir terör örgütüymüşçesine Furkan Vakfına TEM tarafından yapı…