Anasayfa Bölümler Tefsir Nefsini Arındıran Kurtulmuştur (Sayı 16)

Nefsini Arındıran Kurtulmuştur (Sayı 16)

12 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Rabbimiz Teâlâ A’la Suresi 14. ayeti kerime ile Şems Suresi 9. ayeti kerimede ‘nefsini arındıran felah bulmuştur’ buyuruyor. Aslında Hakîm olan Allah (c.c.)’ın Hakîm olan kitabı öyle önemli bir meselede öyle hikmetli bir formül ortaya koyuyor ki, kurtuluşu arzu eden herkesin reçetesi bu formülde gizli. Bir cümle bu kadar kısa bir ifadeyle, ancak bu kadar çok şey anlatabilirdi. Mu’ciz’ul Beyan (insanı aciz bırakan) olan Kur’an, bu özelliğini bu ayeti ile de bize ispat ediyor.

Kendisinden ve toplumundan yana kaygılı olan her insanın kafasındaki temel sorulardandır; ‘nasıl kurtulurum, nasıl kurtarırım’ soruları. İşte bu ayet bu sorunun cevabını özetliyor ve temel bir meseleye temelli bir çözüm yolu öneriyor:

‘Nefsini tezkiye eden felah bulmuştur.’

Ayette geçen ‘nefs’ kelimesi bir taraftan, ‘kötü huylar, hayvanî istekler’ manasına gelirken, diğer taraftan, ‘bir şeyin kendisi’ manasına da gelmektedir. ‘Tezkiye’ kavramı ise; bir taraftan ‘arınma, temizlenme’ manasına gelirken, diğer taraftan ‘eğitme, geliştirme, yetiştirme, artma’ manalarına da gelmektedir. Dolayısıyla ayeti kerime, insanın kurtuluşu için aslında bir cümlede iki reçete sunmaktadır. Birinci reçetede; ‘kötü huylarını temizleyen kurtulmuştur’, ikinci reçetede ise; ‘ kendini eğitip yetiştiren kurtulmuştur’ ilahî formülleri bildirilmektedir. Her iki manayı birleştirdiğimizde ise, bir başka formül daha ortaya çıkıyor; ‘nefsini arındırarak kendini yetiştiren kurtulmuştur’ formülü.

Aslında insanın kötü huylarının azalması ve böylece terbiye olması, onun gelişmesinde en önemli faktördür. İmam-ı Âzam: ‘Eğitim; şahsiyeti ihya eden ve imha eden şeylerin anlaşılmasıdır’1 der. İşte kişiyi bozan unsurların bilinmesi ve ortadan kaldırılması, eğitimin birincil basamağıdır. İslam’a göre insanda temizlenmesi gereken en acil maraz ise şirk pisliğidir. İslam tevhidi yerleştirirken, öncelikle şirki ortadan kaldırır. Kelime-i tevhid şirke en büyük darbedir. Dolayısıyla, öncelikle şirkten arınmayan bir nefsin kurtulamayacağı aşikârdır. Çünkü şirk, insanı aşağıların aşağısı bir varlık haline getirirken, buna mukabil tevhid, insanı yüceltmekte, meleklerden daha üstün hale getirmektedir. Yani, şirk bataklığında olan insan boğularak dibe vururken, tevhid atmosferinde teneffüs eden insan yükselmektedir.

İslam dini, nefsi arındırma eğitimine öncelikle şirki def ederek başlasa da, eğitim her yönden hayat boyunca devam etmektedir. Kur’an ve sünnette bildirilen her bir ibadet, insanın nefsini arındırması ve kendini geliştirmesi için pratikler sunmaktadır. Haramlardan imtina ile nefsinin yanlışlarını budayan insan, bir ağacın budanınca coşması gibi coşar, yükselir, hayat bulur. Haramları kerih görebilme şuuruna erişebilmenin formülü ise çok daha kestirmeden ortaya konuluyor:

‘Ve tebettel ileyhi tebdile’: ‘Kesmekle kesil!’ 2

Rabbimiz Teâlâ ‘kesmekle kesil’ ayeti ile yanlışlarını kesen insanın, tıpkı büyüyüp meyve vermesi gereken ağaç gibi budandığından bahseder. Oysa budama bir şeylerin azalması gibi görünür insanın gözüne. Hâlbuki iman ağacını haramlardan imtina ile budayarak güçlendiren insan, kendini azaltmak bir yana, bilakis arttırmakta yani geliştirmektedir. İşte tam da bu noktada ayetin iki manası kaynaşmaktadır; ‘nefsini arındıran ve kendini geliştiren kurtuluşa ermektedir.’

İslam’da nefis eğitimi iki yönlü bir eğitimdir. Bu eğitim kişiyi bir taraftan haramlardan keserek yüceltirken, diğer taraftan farz ve sünnet ibadetlerle geliştirmektedir. Yani nefsi ifsat eden duygulardan arındırarak bir budama işlemi yapılırken, iman ağacını farz ibadetlerle güçlendirerek bir sulama işlemi yapılmaktadır. Hem budanmayan hem de sulanmayan bir ağacın gelişmesi hatta yaşaması mümkün değildir. İşte bundan dolayı Rabbimiz Teâlâ Şems Suresi 9. ayetten hemen sonraki 10.ayette; ‘onu (nefsini) kötülüklere gömen de ziyan etmiştir’ buyuruyor. Nefsini arındırmayanın, budamayanın, sulamayanın yok olacağını ilan ediyor. Ayette geçen ‘desse’ kelimesi çürütmek demektir. Yani küfür bataklığında boğulmuş olanlar, haram çirkefinde yok olmuş olanlar, dünya sevgisinde kendini kaybedenler; çürümeye mahkûmdurlar. Diğer taraftan; Allah’ın kendisine verdiği, ilham ettiği güzel duyguları, fıtrî istidatları, ruhî melekeleri, aklî yetenekleri, yani kendisini geliştirecek tüm imkânları yerinde kullanmayıp diri diri toprağa gömen de çürümeye mahkûmdur.

Bu ayetlerle Kur’an’ı Kerim, felahın ve helakın insanın kendi elinde olduğunu bildiriyor ve bizleri cehde yönlendiriyor. Yine Rabbimiz Teâlâ bir başka ayetinde; ‘ey insan, şüphe yok ki sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacaksın, sonunda O’na kavuşacaksın’3 buyuruyor. Bu ayetten de anlaşıldığı üzere, kurtulmak ve Rabbine kavuşmak isteyen insandan ömrünün sonuna kadar mücadele etmesi istenmektedir. Allah (c.c.) mutluluğu da- huzuru da, düğünü de- bayramı da gayret edene yaşatacağını bildiriyor.

A’la Suresi 14. ayette; ‘nefsini arındıran felah bulmuştur’ buyrulduktan sonra hemen akabindeki 15. ayette ise ‘namaz kılan’ kimseden bahsedilmesi ve İbni Ömer’den gelen sahih bir rivayette burada kastedilen namazın bayram namazı olduğu bildirilmesi, ayetler arasındaki mükemmel uyum ile bir müjdeyi ortaya çıkarıyor. Allah (c.c.) nefsini arındıranların ruhen bir bayram yaşayacaklarını ‘felah bulmuştur’ ifadesiyle kesinleştirirken, bu arınmanın devamı neticesinde, gerçek bayramların da geleceği müjdesini vermektedir. ‘Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez’4 ilahî düsturunun değişmezliği de başka başka ayetlerle bir kez daha hatırlatılmış oluyor.

Her şey bir insanın değişmesiyle başlar ve zincirleme devam eder. Tüm Müslümanlar o bir insanın kendileri olduğunu düşünüp, bir insanın nefsini arındırıp kurtuluşunun, bin insanın kurtuluşunu getireceğini, bin insanın kurtuluşunun da ümmetin kurtuluşunu getireceğini unutmaması lâzım. Her nefis, kendi kurtuluşunu cehd ile hazırlayıp bayram etmenin ve ümmetin kurtuluşunu yine cehd ile hazırlayıp bayram ettirmenin yollarına düşmelidir.

1- Abdülaziz Buhari, Keşful Esrar 1,5.

2-Müzzemmil, 8

3- İnşikak, 6

4- Rad, 11

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: rumeysa-sarisacli
Kategoriden Daha Fazla: Tefsir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Peygamber Efendimizin Manevi Hali | Sayı 79

Bu yazımızda Efendimizin manevi halinin tezahürlerini anlatmaya çalıştık. Derya mesabesind…