Anasayfa Anasayfa Ne Onayladık, Ne de Sustuk! | Sayı 64

Ne Onayladık, Ne de Sustuk! | Sayı 64

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı kurucusu olan Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin yıllar önce yaptığı konuşmalar ve sorulara verdiği cevaplar incelendiğinde darbelere baştan beri ve ilkesel olarak karşı olduğu görülecektir.

Bu duruş Hocaefendi’nin;
1- 12 Eylül’ü yapan darbecilerle ilgili bir soruya verdiği cevapta, (3 Haziran 2011)
2- Mısır’da yapılan darbe hakkında görüşü sorulduğunda yaptığı açıklamada (5 Temmuz 2013)
3- 17-25 Aralık 2013’te yapılan operasyonları darbe girişimi olarak gördüğü ve kınadığı konuşmalarına bakıldığında açıkça anlaşılacaktır.
Ne olursa olsun halkın seçmiş olduğu yönetimlere karşı yapılan darbe girişimlerini ne onayladık ne de yapılanlara karşı sessiz kalıp sustuk.
İşte Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin darbelere karşı gösterdiği tavrın yer aldığı o konuşmaları:

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin 17-25 Aralık Döneminde Yaptığı Açıklama:

– Alparslan Kuytul Hocaefendi kendisine yöneltilen; ‘Son zamanlarda Gülen Cemaati’ni tenkit eden açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?’ şeklindeki sorulara verdiği cevaplarda özetle şu açıklamalarda bulunmuştu:
http://www.furkannesli.com/alparslan-kuytul-hocaefendi-ile-gundem-sayi-36.html
Hâlbuki bunlar hükümetten evvel aslında dine zarar verdiler. Ilımlı İslam dine karşı bir darbedir. Yani asıl darbe hükümete karşı bu girişimden çok daha önce dine karşı yapıldı. Bugün asıl bunlar üzerinde durulmalıdır.
Bütün bu bilgiler ışığında cemaatin hükümete yaptığı darbeden daha önemlisi dine vurduğu darbelerdir ve asıl eleştirilmesi gereken meseleler bunlardır. Bugün bu cemaati tenkit edecekseniz bunları tenkit edin.
Sayın Başbakan (R.T.Erdoğan) 8 ay evvel bunların olimpiyatlarına katıldı, takdir etti, alkışladı ve Hocaefendi’yi Türkiye’ye davet etti. Fakat şimdi stadyumları onlara vermeyeceğini söylüyor. Hâlbuki o zaman da haramların helalleştirilmesine izin vermemeli, en azından kınamalı idi. Kendinden önce, Kur’an’a karşı yapılan haksızlıklara tepki göstermeliydi. Ayrıca 28 Şubat’ta Erbakan Hoca’yı deviren darbecileri bunların desteklediğini biliyordu. Hocasını devirdikleri zaman böyle tepki göstermeyen Başbakan, şimdi kendisini devirmek istediklerinde tepki gösteriyor.

Tayyip Erdoğan hayatında iki defa gömlek değiştirmiştir. 1997-1998’e kadar Milli Görüş gömleği üzerindeydi, AKP’yi kurmakla o gömleğini değiştirdi. O zaman ‘milli görüş gömleğini değiştirdim’ demişti. Bu tarihten 2013’e kadar da üzerinde Fethullah Hoca’nın gömleği vardı. Şimdi o gömleği de değiştirmek gerektiğini anladı. 17 Aralık 2013’ten itibaren yeniden gömlek değiştirdi. O halde Ey Başbakan! Bir daha gömlek değiştirmek istemiyorsan bundan sonra Kur’an Gömleğini giy! Kur’anî hareket metodunu takip et, gömlek değiştirmek zorunda kalmazsın!

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin  3 Haziran 2011’de 12 Eylül Darbecileri Hakkında Sorulan Soruya Verdiği Cevabı:

-12 Eylül Darbecilerine Yargı Yolunun Açılmasını Ve Bu Kişilerin İfade Vermeye Çağrılmasını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
https://www.youtube.com/watch?v=f7mYzbIOOI4

“12 Eylül darbecileri veya diğer darbeciler fark etmez hepsinin de hesap vermesi lazım. Bu gayet doğal normal bir olaydır. Darbe yapanlar elbette ki hesap vermeli. Hem diyorlar ki demokrasi, halkın dediği olacak hem de halkın seçtiği insanlara darbe yapıyor, onları deviriyorlar, kendileri başa geçiyorlar. Halk sana bu silahı bunun için mi verdi? Asker dediğin vatanı korur! Siyasetle senin ne işin var! Askerin vazifesi siyasete müdahale etmek değil! Askerin vazifesi; düşman memlekete saldırırsa onlara karşı savaşmaktır. Siyasete çok meraklıysan çıkar üniformanı gel atıl siyasete. Bu millet sana bu silahları, bu tankları, bu topları millete doğru kullanasın diye mi verdi? Hem ‘demokrasi’ diyorsun ‘milletin seçtikleri başımız üzerinde yeri var’ diyorsun, ondan sonra da tutuyorsun milletin seçtiklerini milletin silahıyla alaşağı ediyorsun! Bu zorbalıktır, diktatörlüktür! Tabi ki bunlar hesap vermelidirler. Bunlar hesap verecek ki bir daha kimse darbe yapmayı düşünmeyecek! Bu darbecilerin zihniyeti şu; vatanın tek savunucusu biziz, vatanı tek seven biziz, bu vatan bize emanet. Niye biz bu vatanın neyiyiz?

12 Eylül darbesi yapıldığı zaman; ben o zaman hatırlıyorum herkes darbeyi alkışlıyordu, şakşakçılar alkışlıyorlardı. Şimdi artık anlaşıldı ki darbe yapanlar meğer memleket için yapmıyorlarmış. Kendi ceplerini doldurmak için yapıyorlarmış, kendilerini Cumhurbaşkanı yapmak için yapıyorlarmış. Her tarafa hâkim olmak için yapıyorlarmış ve her darbe döneminde rüşvetler daha da artıyor. Darbe dönemlerinde Amerika’ya ve Avrupa’ya verilen tavizler daha da artıyor. Onlardan destek alabilmek için darbeciler onlara her tavizi veriyor. Yapılan zulümler, yenilen rüşvetler, her birine büyük büyük servetler; bunları halk anlayınca o zaman darbecilerin ne olduğu ortaya çıktı.”

resized-1e175-0e8b1

Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin, 5 Temmuz 2013’de Mısır Darbesi Hakkında Yorumu:

 – Mısır’da yapılan darbe hakkında görüşünüz nedir?
https://www.youtube.com/watch?v=LVNoxHEV3ig

“Mısır’da yapılan darbe hakkında görüşüm soruluyor. Bu darbe birkaç şeyi ispat etti. Belki bir Müslüman darbe ile aşağı indirildi. Belki bir zalim, bir kâfir onun yerine getirildi fakat birçok şey de ortaya çıktı. Birinci olarak; Avrupa’nın gerçek yüzü ortaya çıktı. Avrupa devletleri darbeyi desteklediler. Darbe bile demiyorlar ‘müdahale’ diyorlar. Allah sizin belanızı versin mi? Ne kadar yalancıdırlar! Ne müdahalesi; resmen darbe! Adamı hapse bile atmayı konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı’nı, halkın seçtiği bir insanı… Hem ‘demokrasi’ diyorlar, ‘halk’ diyorlar ondan sonra kendi kanunlarına uymuyorlar aynı Mekke’nin müşrikleri gibi. Mekke’nin müşrikleri kendi elleriyle helvadan putlar yapıyorlardı, ondan yardım istiyorlardı, ona ‘Tanrımız, ilahımız’ diyorlardı. Sonra acıkınca onu yiyorlardı. Aynı bunlar da öyle. Kendileri kanun koyuyor, ‘demokrasi’ diyorlar, ‘halk’ diyorlar, ‘seçim’ diyorlar, sonra da halk başkasını seçtiği zaman o kanunlarını tekrar yiyorlar…

Amerika’yla beraber olanlar Amerika’ya bir kelime söylemiyor, Avrupa’ya söylüyor. Avrupa ile beraber olanlar da Avrupa’ya bir kelime söylemiyor Amerika’ya laf söylüyor; ikisi de aynı mal. Gerçekleri konuşmuyorlar, sanki Avrupa desteklemiş de Amerika karşı çıkmış darbeye! Amerika da aynısı. Başkan Obama’nın dediği şey şu; “derin endişe duyuyoruz”… Ne büyük laf canım. Bu darbeden derin endişe duyuyoruz… Sen mi endişe duyuyorsun? Generaller seninle görüşmeden mi bu darbeyi yaptılar? Daha birkaç gün evvel gittiler, görüştüler, telefonla görüşüyorlar. Yani senin talimatın yok mu doğruyu söyle! Doğruyu söylemez. Türkiye’deki bütün darbelerin arkasında Amerika yok mu? Avrupa’nın gerçek yüzü ortaya çıktı. İkincisi; Amerika’nın gerçek yüzü ortaya çıktı…
Üçüncüsü; demokrasinin de gerçek yüzü ortaya çıktı; demokrasi nasıl bir şeymiş yani; tamamen yalanmış. Seçim filan hepsi yalan dolan işlermiş!”

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Anasayfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Furkan Hareketi Bu Yıl Da Bayramını Kurban Etti | Sayı 77

“Hiç kimse rahat ederek cenneti kazanamaz; cenneti kazanmanın yolu yorulmaktır.” Alparslan…