Anasayfa Genel Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den TAVİZSİZ DİK DURUŞ ÖRNEĞİ (Sayı 48)

Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den TAVİZSİZ DİK DURUŞ ÖRNEĞİ (Sayı 48)

9 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Bu meclis devlete meydan okuma yeri değildir de, Allah’ın meclisi olan bu dünya Allah’a meydan okuma yeri midir?

Tankların sokaklarda yürüdüğü soğuk bir kış günü demokrasiye verilen balans ayarı ve gösterilen parmaklarla birçok cemaat ve Müslümanın İslamî faaliyetlerini askıya aldığı 28 Şubat döneminde Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi, faaliyetleri askıya almak bir yana, zalime zulmünü açıkça haykırmıştır.

28 Şubat sürecinde kapatılan Refah Partisi’nin yerine kurulan Fazilet Partisi 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerde 111 milletvekili çıkararak meclisteki yerini aldı.

2 Mayıs 1999 Pazartesi günü ise Yüksek Seçim Kurulu’ndan mazbatasını aldıktan sonra Meclisin açılış oturumuna katılan Fazilet Partisi İstanbul milletvekili Merve Kavakçı’nın başörtüsüyle meclis Genel Kurulu’na girmesi üzerine Demokratik Sol Parti milletvekilleri sıralara vurarak ve yuhalayarak protestolara başladılar. Meclisteki protestolardan en çok akılda kalan ise Bülent Ecevit’in Meclis kürsüsüne gelerek sarf ettiği şu cümleler oldu: “Burası hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir. Burası devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar devletin kurallarına uymak zorundadırlar. Burası devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!”

Muhterem Hocamız da 19.05.1999 tarihinde “Başörtüsü ve Allah’a Meydan Okuyanlar” konulu bir ders yaparak, o dersinde Ecevit’e şu şekilde cevap vermiştir:
Kur’an-ı Kerim kadınlar için; “Başörtülerini, yakalarının üstüne koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından… başkasına göstermesinler” buyurduğu halde sen kalkıp da, kamusal alanda Allah’a meydan okunmasını mı istiyorsun? Allah’tan bir fetva mı aldın ki sen bugün “kendi evinde başını örtebilirsin veya çarşıda başını örtebilirsin ama kamusal alanda başını örtemezsin!” diyorsun. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; “Kendi kocaları ya da babaları ya da oğulları ya da kocalarının oğulları ya da kendi kardeşleri … Bunların dışında bütün erkeklerden kendilerini korusunlar.”

Bir Müslüman kadın, kamusal alanda da bu sayılan insanların dışında başka insanların olduğu yerde, namahremlerin olduğu yerde başını örtmekle mükelleftir. Eğer sen kamusal alanda “ben başını örttürmem” diyorsan bu, ya Allah’a meydan okumaktır veya Allah’ın hükümlerini bilmemektir. Eğer bilmiyorsan işte Kur’an meydandadır. Eğer samimi isen dünyada bu kadar âlim var, hocalar var. İstersen onları topla, bir kurultay tertiple. Allah’ın dinine göre “bir Müslüman kadının kamusal alanda başını açması helal midir haram mıdır” diye sor o hocalara, âlimlere. Fakat sen onlara sormazsın. Çünkü sen de çok iyi biliyorsun ki Kur’an-ı Kerim bu konuda açıktır.

Senin meclisinde o kadın için namahrem olan erkekler yok mudur? Allah Azze ve Celle namahrem olanlar için başını ört derken, sen namahrem olanların yanında nasıl başını aç diyebiliyorsun? Allah’ın kitabı tamamlanmıştır. Rasulü hayattan ayrılmıştır. Bundan sonra dinde bir eksilme veya tamamlama olmayacaktır. Dinde artık nasih – mensuh olmayacak. Her şey tamamdır. Allah’ın kitabı bunu böyle söylerken sen neye dayanarak başını açmak zorundasın diyorsun?

Meclis “devlete meydan okuma yeri değil” diyorsun. Peki, bu meclis, millete meydan okuma yeri midir? Bu meclis devlete meydan okuma yeri değilse, peki bu meclis Allah’a meydan okuma yeri midir? Bu meclis devlete meydan okuma yeri değildir de, Allah’ın meclisi olan bu dünya Allah’a meydan okuma yeri midir? Devletin kuruluşunda düşmana karşı savaşanların çoğunluğu namazını kılan ve sakallı erkeklerdi. Cepheye mühimmat taşıyan kadınlar da başı kapalı ve çarşaflı idi. Şimdi siz bu vatanı elimizden mi almaya çalışıyorsunuz? Siz kime “dışarı dışarı” diyorsunuz? Siz kimi kimin vatanından kovuyorsunuz? Eğer bu vatandan birileri kovulacaksa onlar bu vatan için savaşanların zihniyetinde olanlar değil, karşı zihniyette olanlardır.

Din ve bu vatan için savaşanlar bu vatandan kovulamazlar. Bu vatan benim vatanımdır. Bu bayrağın kırmızısı benim gibi namaz kılanların kanıdır. Sen kime “dışarı dışarı” diyorsun? Eğer Allah’a meydan okuyorsan açıkça söyle. Siz insanların başında diktatör mü olmak istiyorsunuz?

Muhterem Hocamız, o gün Allah’ın emri olan müslüman kadının başörtüsüne böyle sahip çıkmıştı. Böylece o; bu ümmete, Allah’ın emrine savaş açanların karşısında dik duruşun açık örneğini göstermiş oldu. Allah ondan razı olsun.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi İle ‘Cumhurbaşkanı’nın Coca-Cola Fabrikası Açılışı Yapması’ Hakkında Röportaj

Kıymetli Furkan Nesli okurları! “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Coca-Cola fabrikasının açılışını…