Anasayfa Bölümler Sayılar Mü'minler Ancak Kardeştir (Sayı 28) Mısır’da Darbenin Anatomisi (Sayı 28)

Mısır’da Darbenin Anatomisi (Sayı 28)

8 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Arif ALTUNBAŞ

Dünyanın hangi İslam ülkesinde Müslümanlar iktidara gelirse orada sular bir türlü durulmuyor, dış kaynaklı olaylar bir türlü sona ermiyor.

Müslümanların seçtiği iktidarları yıpratmak ve yıkmak için dış güçler ve yerli işbirlikçileri sağcı-solcu, Amerikancı-Rusçu fark etmeden el ele, gönül gönüle birlikte ortak bir şer cephesinde buluşuyor.

Demokratik olarak iktidara gelmek, iktidarda kalmak, kendilerini seçen halka hizmet etmek için demokratik teamüllere dayanmak, onlara güvenmek ise sadece demokratik bir aldatmaca ve kandırmacadan ibaret.

Siz ne kadar ezici bir üstünlükle iktidara gelirseniz gelin, hangi milyonlar sizi desteklerse desteklesin eğer güç sizin elinizde ise, taraftarlarınız uyanık olup gerektiğinde caddelere, meydanlara çıkıp ülkenin dörtyol ve kavşaklarını tutabiliyorsa iktidardasınız, iktidarda kalabilirsiniz demektir.

Eğer gücünüz, kuvvetiniz yoksa sizin demokratik olarak seçilip iktidara gelmeniz hiçbir mana ifade etmiyor. Çünkü sizler iktidara gelseniz de muktedir olamıyorsunuz.

Onlara göre siz, sizi seçen halka değil, yıllardır uzaktan kumanda ile ülkenizi yöneten kirli, kanlı gizli ellere hizmet etmek zorundasınız.

Sizin karşınıza sizin çocuklarınızı, sizin askerinizi, sizin polisinizi hatta size oy veren halkınızı dikerler de ne olduğunu, nasıl olduğunuzu anlayamazsınız bile.

Kısaca size ‘‘Ya adam gibi bize hizmet et veya adam gibi çek git’’ derler. Yoksa darbeler, isyanlar, idamlar, darağaçları sizin için hazırlanıyor ve devreye sokuluyordur.

Bugün Türkiye’de oynanmak istenen oyun bu tiyatrodur. Mısır’da seyretmekte olduğumuz film hiç de yabancısı olmadığımız, alışık olduğumuz siyah beyaz olan, bu malum hep seyrettiğimiz filmdir.

Süveyş Kanalı’nın kontrolü, İsrail’in güvenliği, Ortadoğudaki dengelerin ABD ‘nin çıkarları lehine gelişmesi, Gazze’nin, Hamas’ın elinden çıkması, Kuzey Afrika’daki, Ortadoğu’daki İslamî hareketlerin kontrol altında tutulması için bu operasyonlar belirli güçler tarafından yaptırılıyor.

Mısırlı Müslümanlar bu darbe ile bir daha iman ve inançlarıyla zorlu bir imtihanla sınanmaktadır.

Hatırlayanlar bilir. Bir ara Tunus’ta Gannuşi, Cezair’de FİS, Mısır’da İhvan, Türkiye’de Refah Partisi, Pakistan ve Bangladeş’te Cemaat-i İslamî Hareketi iktidara geldiğinde veya yaklaştığında dünyadaki İslamî hareketlerde bunlara bağlı olarak canlanmalar olmuştu. Bu gelişmelerden huzursuz olan dünya şer odakları bir yerden düğmeye basarak askerî darbeler ile bu iktidarları teker teker alaşağı ettiler.

Demokratik seçimlerle iktidara gelmişlerdi. Demokrasiye inanan ve demokratik olarak yönetilen devletler onların demokratik olarak iktidar olmalarını içlerine bir türlü sindiremediler. Ne demokrasiye ne de onların demokratik hak ve hukuklarına bir türlü saygı gösteremediler/göstermediler.

Askerî darbelerle hepsi birer birer iktidardan indirildiler. Hareketin liderleri hapislere atıldılar, sürgün edildiler, sudan bahanelerle yargılandılar. Demokrasi, demokratik seçimler, demokratik iktidar denen şeyin bir kıymeti harbiyesinin olmadığı, demokrasinin seçilenlerin değil seçkinlerin yönetim tarzı olduğu görüldü.

Darbe yapanlar o ülkelerin askerleri fakat emir aldıkları yerler dünyayı ekonomik, siyasî ve askerî olarak kontrollerinde tutan, yöneten Siyonistlerin derin dünya devletinin gizli elleri idi.

Bunların en etkin oldukları ülke başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’dır. Bu devletlerin iç ve dış politikaları İsrail ve Siyonizm’in çıkarlarına asla karşı olamaz. Hiçbir şekilde İsrail ve Dünya Siyonizmi’nin menfaatlerine karşı gelemez bunlar.

Çünkü adı geçen ülkelerdeki sermayenin büyük bir çoğunluğu bu lanetliler grubunun şirketlerine aittir. İslam düşmanları dünyanın neresinde olursa olsun İslam’a ve Müslümanlara hayat hakkı tanımak istemiyor ve bundan sonra da istemeyecek.

Bugün Bangladeş, Tunus, Mısır ve Türkiye’de oynanan bu son oyunlar çağdaş Nemrutların, Firavunların ve Ebu Cehillerin vahyin ekseninde Tevhidî bir dünyanın kurulmasını engellemeleri içindir.

Müslümanlar olarak uyurken bile uyanık olmak mecburiyetinde olduğumuz çok önemli tarihi günlerden geçiyoruz.1

1- Arif Altunbaş’ın haber7.com sitesinde yayınlanan “Mısır’da Darbenin Anatomisi” ve “Dünyada Müslümanlara Geçit Yok” başlıklı yazılarından derlemedir.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Mü'minler Ancak Kardeştir (Sayı 28)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Nefislere Nasihat | Sayı 79

Tamahkâr, aç gözlü olma, kalbin katı ve kara olur. Çok mal artırmak için kendini küçük düş…