Anasayfa Bölümler İlmihal Kurbanla Yakınlaşmak (Sayı 18)

Kurbanla Yakınlaşmak (Sayı 18)

11 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Kurban; kelime anlamı ile yakınlaşma demektir. Kurban kesmek; Allah’a yakınlaşma gayesiyle, O’nun verdiği mallardan, kurban edilmesi mümkün olan birini, yine O’nun rızası için boğazlamak demektir.

Rabbimiz Yüce Kitabında: “Biz, her ümmete (Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah’ın adını ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık ”1 buyurarak bu emrin yerine getirilmesini farz kılmıştır. İmam-ı Âzam’a göre; kurban bayramında ibadet niyetiyle kurban kesmek, hür, mukim, Müslim ve zengin kimselere vaciptir, diğer mezhep imamlarına göre ise sünneti müekkededir. İmam-ı Âzam’a göre akıl ve buluğ şart değildir, böylece zengin olan bir çocuğun veya bir delinin kurbanını onun malından alarak velisi kesebilir.

Kurban Nasıl Kesilir?

Kurbanı kişinin kendisinin kesmesi daha faziletlidir. Ancak; kendisi kesemiyorsa başkasına kestirmesinde de sakınca yoktur. Kurban sol yanı üzerine kıbleye doğru yatırılır. Üç defa Besmele çekilerek “Allahu Ekber, Allahu Ekber, Leileheillallahu Vallahu Ekber, Allahu Ekber ve Lillahi’l Hamd” denilir ve ardından kurbanı kesecek kişi:“Bismillahi Allahu Ekber” (Allah’ım, bu Sendendir ve Senin içindir, bunu benden kabul et!) diyerek kurbanı keser. Usulüne göre kesim yapmış olmak için; hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının kesilmesi gerekir. Kurbanı kör bıçakla kesmek, kesileceği yere sürüyerek götürmek, keserken hayvanın can damarını koparmak, başını koparmak ve canı çıkmadan derisini yüzmek mekruhtur.

Kesilen Kurban Nasıl Değerlendirilir?

Kurbanın derisinin veya etinin kesim ücreti olarak kasaba verilmesi caiz değildir. Bununla ilgili olarak Hz. Ali (r.a.): “Peygamberimiz (s.a.v.) bana kurban etinden bir parça ya da derisini kesim ücreti olarak kasaba vermemi yasakladı” buyurmuştur. Kurban derisi fakirlere, öğrencilere, İslamî faaliyet yapan kurum ve kuruluşlara verilir. Kurban ve derisinin gayr-i İslamî kurum ve kuruluşlara verilmesi caiz değildir.

Teşrik Tekbirleri Nedir?

Arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç vakit farz namazın arkasından bir defa teşrik tekbirleri getirilir. Fıkıh âlimlerinin çoğuna göre hükmü vaciptir. Sünnet diyen âlimler de vardır. Bu hususta kadın- erkek, misafir- mukim, cemaatle kılan – münferit kılan eşittir. İmam-ı Âzam’a göre ise, bu tekbirlerin vacip olması için mukim olmak, hür olmak, erkek olmak ve namazın müstehap şekilde cemaatle kılınan bir farz olması şarttır. Buna göre, misafirlere, kölelere, kadınlara ve tek başına namaz kılan kimselere bu tekbirler vacip değildir.

Mübarek Kurban Bayramınızı Tebrik Eder, Halkımız Ve Tüm Müslümanlar İçin Hayırlara Vesile Olmasını Yüce Allah (c.c.)’tan Niyaz Ederiz.

“Kabul Edilmiş Bir Haccın Karşılığı Cennettir”

-Peygamber Efendimiz (S.A.V.)-

(Malî olarak) gücü yeten, uygun vakti olan ve akıl- baliğ olmuş olarak mükellef her müslümana farz olan hac ibadeti vesilesiyle kişi, bu dinin başladığı ilk merkezi ziyaret eder. Peygamber (s.a.v.)’inin yürüdüğü yollardan yürür, çektiği sıkıntıları tefekkür eder, elini koyduğu Haceru’l Esved’e el sürerek bey’at eder, Allah Rasulü ve ashabına yapılan zulümleri hatırlayarak şirk ve şirk düzenlerinden yeniden nefret eder. Şeytanı ve şeytanî sistemleri taşlayarak ve ümmetle tek yürek, tek vücut olur.

Bunun yanısıra hac ve diğer ibadetlerin bir maksadı da insanı bir şekle büründürmek, Allah(c.c.)’ın seveceği bir modele girdirmektir. Bu sebeple ibadetlerin kendilerine has şekilleri vardır. Şartları ve yasakları ile sınırları çizilmiş ve bunların dışına çıkılmak sureti ile şeklinin bozulmasına izin verilmemiştir. Çünkü her bir rükun bir maksada mebnidir.

Hac ibadeti incelendiğinde onda, Allah (c.c.)’ın görmek istediği ümmet modelini görmemiz mümkündür. Kalpleri ve fiilleri aynı hedefe dönmüş, başkanı, işçisi, fakiri, zengini, kadını, erkeği hiç birisi kendini farklı veya üstün görmeyerek hepsi kul makamında, sadece Allah (c.c.)’ın önünde eğilerek diğer bütün otoriteleri reddediyorlar. Beraberce şeytana ve şeytanın uşaklarına savaş açmışlar. Ve her gün defalarca

Rableriyle bey’atlaşıyorlar. Ölümüne kadar yolundan ayrılmayıp düşmanları ile savaşacaklarına söz veriyorlar. Allah (c.c.)’ın emirlerine karşı son derece hassas ve bağlı, O’ndan gayrı her şeyden yüz çevirmiş olarak, O’nun rahmetini dünyadan ve içindeki her şeyden daha çok istiyorlar. Ve o rahmete ulaşabilmek için mübahlardan bile yüz çevirmişler. O Allah (c.c.) ile hemhâl olabilmek için secde ederken, dua ederken, gözyaşı dökerken kimseden çekinmeyecek bir ihlâsa ermişler ve ümmet olmuş daima hareket halinde sel gibi akmaktadırlar.

Bu haliyle her bir fert, Rabbiyle ve müslümanlarla tam bir bütünlük arz eder. Ve topluca gerçekleştirilen bu ibadetin her bir parçası bu muhteşem görüntüyü tamamlıyor.

Allah’ım! Haccımı makbul haclardan, Senin yolundaki gayretlerimi şükre değer gayretlerden, günahlarımı affedilmiş günahlardan, işlerimi kabul gören iyi işlerden ve ticaretimi daimi kazançlı ticaretlerden eyle. Sen büyüksün, mağfiret sahibisin.

Allah’ım! Sen kullarını evine davet ettin. Rahmetini ve rızanı isteyerek Sana geldim. Buraya gelmemi bana Sen bahşettin. Günahlarımı affet. Muhakkak Senin her şeye gücün yeter.

Allah’ım! Sana ibadet için yönelinen şu Kâbe Senin Beytin’dir. Saygı gösterilmesini buyurduğun bu kutsal belde Harem’indir. Buradaki emniyet ve güven Senin sağladığın emniyettir. Burası cehennem ateşinden Sana sığınanların makamıdır. Cehenneme götürecek her türlü kötü amelden bizleri muhafaza eyle!

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: İlmihal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Gündeme Dair Analizler | Sayı 88

Ekonomideki dengelerin sarsıldığı şu günlerde Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin 2016 ve 2017…