Anasayfa Bölümler Öncü Neslin Gündemi Furkan Hareketi Bu Yıl Da Bayramını Kurban Etti | Sayı 77

Furkan Hareketi Bu Yıl Da Bayramını Kurban Etti | Sayı 77

13 dakika ortalama okuma süresi
0
0

“Hiç kimse rahat ederek cenneti kazanamaz; cenneti kazanmanın yolu yorulmaktır.”

Alparslan Kuytul Hocaefendi

1994 yılından itibaren faaliyetlerini aralıksız sürdüren Furkan Eğitim Ve Hizmet Vakfı, ümmetin yeniden ihyası için bu yıl da kurban faaliyetini gerçekleştirdi. Dünyanın her tarafında Müslümanların kanının aktığı şu günlerde mesuliyetinin bilincinde olan Furkan Hareketi’nin Erleri İslami Hareketin büyümesi için bayramını kurban ederken, Öncü Neslin inşası ve ihtiyaç sahibi ailelerin yüzünün gülmesi için başlatılan hayır kampanyası, birçok hayırseverin desteğiyle gerçekleşti. 1994 yılından itibaren faaliyetlerini aralıksız sürdüren Furkan Eğitim Ve Hizmet Vakfı, ümmetin yeniden ihyası için bu yıl da kurban faaliyetini gerçekleştirdi. Dünyanın her tarafında Müslümanların kanının aktığı şu günlerde mesuliyetinin bilincinde olan Furkan Hareketi’nin Erleri İslami Hareketin büyümesi için bayramını kurban ederken, Öncü Neslin inşası ve ihtiyaç sahibi ailelerin yüzünün gülmesi için başlatılan hayır kampanyası, birçok hayırseverin desteğiyle gerçekleşti. 

Cemaatlere düşmanlığın had safhada olduğu bu zamanda bütün olumsuzluklara ve engellere rağmen yaşanan gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki, Allah’ın desteklediği bir hareketi hiçbir şekilde engelleyemezler… Allah’a şükürler olsun, yapılan kurban çalışmalarının sonuçları geçtiğimiz yıllara oranla daha da iyiye gitti. Allah için yola çıkan ve yine Allah için Kurban Bayramını kurban eden kardeşlerimizin gayret ve çabaları sonucu Allah’ın rahmetiyle gerçekleşen bu artış Furkan Hareketinin erlerine moral oldu. 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da halka açık olarak düzenlenen bayramlaşma programıyla bir araya gelen Furkan Hareketi mensupları bayramlaşma coşkusunu gerçekleştirdi. Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı merkez binasında 3 Eylül’de Semra Kuytul Hoca Hanımın katılımıyla bayanlara, 4 Eylül’de ise Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin katılımıyla beylere yönelik bayramlaşma programı tertiplendi. Yoğun çalışmaların ardından kardeşleri ile de buluşmanın sevincini yaşayan Furkan hareketinin erleri yaşadıklarını programa katılan ve internet üzerinden takip eden kişilerle paylaştılar.

ÖNCÜ NESİL’DEN FEDAKÂRLIK ÖRNEKLERİ…

İslam’ın şanlı tarihi, Peygamberlerin, ashabın, âlim ve evliyaların dinimiz uğrunda yaptıkları fedakârlıklarla doludur. Geçmiş asırlar bu olaylara şahitlik yaparken, içinde bulunduğumuz bu asır da fedakârlık ve mücadeleyle dolu nice olaylara şahitlik yapmaktadır. “21. Yüzyılın Fedakârları”  olarak tarihe geçecek öncülerden bazı örnekler…

Bir kardeşimiz Kurban Bayramı günü yaşadığı olayı şöyle anlatıyor;“Kesim yerlerini dolaşırken birisinden Allah rızası için kurban derisini istediğimizde o kişi kabul etti. Fakat kasap kestikten sonra deriyi alıp kenara koydu. Kurban sahibi gittikten sonra kasap, “Birazdan vereceğim, işim var” dedi. Tekrar isteyince kasap söylenmeye başladı, benimle ters bir şekilde konuşup, beni azarlamaya başladı. Oradan gitmemi istercesine konuşunca ben de, “O deri bizim hakkımız, sahibi bize söz verdi. Deriyi senden istiyorum” dediğimde, deriyi alıp üzerime doğru geldi, “Al git, bir daha buraya gelme” dedi. Ben de “Kendimiz için değil, Allah rızası için istiyoruz. Senin yaptığın ayıptır, sen bize dilenci muamelesi yapıyorsun. Deriyi de almayacağım” dedim.  Bunun üzerine daha da sinirlenip elindeki bıçağı masaya vurarak üzerime doğru geldi. Diğer kasaplar araya girip beni uzaklaştırırken o da arkamdan hakaretler etti. Oradan uzaklaşırken bir kardeşimiz aradı. O anki sinirle olayı anlatınca arkadaşlarla beraber yanıma geldiler. Arkadaşların niyeti deriyi almak değil, yapılan kötü muamelenin sebebini sormak idi. Kasap konuyu kapatmak için buradan uzaklaşın dercesine deriyi bize uzattı. Ama arkadaşlar meselenin sadece deri olmadığını söyleyerek deriyi almadılar. Kasap ile konuşmaya ve bizlere karşı neden böyle tavır takındığını anlamaya çalıştılar. Kasaba deriyi İslami faaliyetlerde kullanmak üzere topladığımızı, şahsımız için toplamadığımızı anlattı. Kasap o anda anlamasa da arkadaşlarımız anlatacaklarını anlattıktan sonra oradan ayrıldılar. Bizim bu konuşmalarımızı duyan ve orada olaya şahit olan bir aile kasabın bize muamelesini görünce bağışta bulunmak istedi ve bize kendi kurbanının derisini verdi. Bu olayı gören başka bir kasap da bizim için deri toplayacağını söyledi. İlerideki başka bir kasap da kendi topladığı koyun ve keçi derilerinden sadece keçi derilerini almamızı söyledikten sonra koyun derilerini de bize verdi. 

İkindiden sonra işimiz bittiği için başka bir yerde kurban faaliyetlerine devam ederken o bulunduğumuz yer ile irtibat halinde olan tanımadığımız bir bayandan bir telefon geldi. Telefondaki kişi “Filan yerde birisi bekliyor, 40 tane deri var alır mısınız” dedi. Orada üç kişiydik, derileri almaya gidecek olan araca nedense ben binmek istedim. Arabayla telefon açılan yere yaklaşınca tarif edilen yerin tartışmanın olduğu yer olduğunu fark ettim. Tartıştığımız kasap ise arkası dönük bir şekilde otururken, onun akrabası olan ve deriler için telefon açan kişi de bizi ayakta bekliyordu. Bizi görünce kasap telefon açan bayana bizim o tartıştığı kimseler olduğumuzu söyledi, telefon açan bayan kasabın tartıştığı kişilerin bizler olduğunu anlayınca, “Kusura bakmayın gündüz bir tartışma olmuş. Bu adam sizden helallik istiyor” dedi. Ben de, “helal olsun” deyince kasap kalkıp bana doğru geldi. Hatasını anlayıp çok mahcup olmuştu, “Kardeş kusura bakma. Buraya gelenlerden hocanız hakkında olumsuz şeyler duyunca çok sinirlendim, sinirimi de senden çıkardım. Yoksa ben böyle biri değilim” dedi. Topladığı 40 tane deriyi verdi ve bize de daha sonra deri taşırken yardımcı oldu. Demek ki Allah, onunla helalleşmemizi ve hocamıza atılan iftiraları cevaplandırmamızı istemişti. Yoksa başka bir arkadaş da benim yerime gidebilirdi. Bu olay bizim için güzel bir hatıra oldu. O kasabın da bize karşı kalbi ısındı, hocamız hakkında söylenenlerin de iftira olduğunu anlamış oldu.” 

Bir kardeşimiz de Arefe günü gördüğü rüyasını anlatıyor; “Kâbe’de Furkan Hareketi’nin bütün erlerinin hepsi toplanmış bir vaziyetteydi ve bir melek figürü Kâbe’nin üstünde semada oturuyor şeklindeydi. Kurbanların vekâlet listesini sayıyordu, isimleri alfabetik sıraya göre okuyordu. Büyük bir listeydi. Önce Hocamız Alparslan Kuytul’un adını söyledi ve herkes heyecanlı bir şekilde izliyordu. Sırayla okuduktan sonra, bir ses “Kurbanlarınız ve hizmetleriniz kabul edildi” dedi ve Hocamız da “Allah’ım kabul etmiş” diye Kâbe’de bütün herkesle beraber şükür secdesine kapandı.”

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Öncü Neslin Gündemi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

İslami Davette Sabır ve Devamlılık | Sayı 77

İslami davet, pes etmeyi, umutsuzluğu kabul etmeyen, sabırsızlığın yakışmadığı, gayretin v…