Anasayfa Bölümler Öncü Şahsiyetler Kur’an’a Göre Müslüman Modeli-1 Sayı 32

Kur’an’a Göre Müslüman Modeli-1 Sayı 32

13 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Kur’an ve Sünnet’in tasvir ettiği müslüman olabilmek, öngörülen şahsiyete bürünmekle mümkündür. İnsanı olması gereken en güzel surette yaratan, mühim bir vazife yükleyerek onu değerli kılan ve vazifesini ifa ederken kendisine rehber olacak elçiler gönderen Allah Azze ve Celle, kullarının Kur’an ahlâkı ile ahlâklanmalarını ister. Zira insan sahip olduğu değerleri ancak bu şekilde muhafaza edebilir. Ayrıca kulluk görevini ancak bu doğrultuda yerine getirebilir.

İnsanın insanca yaşabilmesi ve Allah’ın ona bu hayatta verdiği bu büyük görevi yerine getirebilmesi için hidayet, terbiye ve ahlâka olan ihtiyacı büyüktür. Zira hidayet olmasaydı insanın sırat-ı mustakîm üzere olması mümkün olmayacak ve bazı nefsi ihtirasların peşinde iz sürerek kin, nefret, zulüm gibi kötü haslet ve ahlaksızlıkların pençesinden kurtulamayacaktı.

Din insanı yükseltmek için gelmiştir. İnsan ise zafiyetleri nedeni ile yükselmekten ziyade düşmeye ve gerilemeye meyillidir. Her ne kadar yaptığı hatalarından, yapmadığı vazifelerinden dolayı kınayan bir nefse sahip olsa da yine de gerilemekten kendisini alamaz. İşte bu noktada insanı firenleyecek, güçlendirecek, iradesini sağlam kılacak bir etkene ihtiyaç duyulur ki; bu Allah Azze ve Celle’nin koyduğu emir ve yasaklardan başkası değildir. Aksi halde insanın daha önce hiç tanımadığı, tecrübe etmediği bir diyarda (dünyada), aşağı çeken onlarca etkene rağmen herhangi bir yanlış yola sapmadan devam edebilmesi ve imtihanını kazanabilmesi imkânsız olurdu. Rahmet etti de bize doğru yolu gösterdi Rabbü’l Âlemin…

Rabbimiz bize “Müslüman” ismini vermiştir. O halde müslümanca yaşamalı, müslümanca düşünmeli ve özel hayatımızdan ictimai hayatımıza kadar her safhada müslümanca bir kimliğe bürünmeliyiz.

Allah Rasulü’nün ahlâkı Kur’an ahlâkı idi ve onun sahabesi de aynı ahlâka sahipti. Onlar Kur’an kaynağından beslenerek ve davetçi ruhuna sahip olarak dünyanın dört bir yanına dağılarak İlay-ı Kelimetullah’ın hâkimiyeti için gayret gösterdiler. Bugün tıpkı onlar gibi, müslüman şahsiyetine sahip, davasının hamisi ve fedakârlıkta sınır tanımayan Müslümanlara her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Peki, Kur’an’ın övdüğü, Allah Rasulü’nün bizzat şahsında bulundurduğu müslüman şahsiyetinin özellikleri nelerdir ve nasıl kazanılır? Yazımızda ve devam eden yazı serimizde bu konulara değinerek payımıza düşenleri almayı temenni ediyor ve istediğimize bizi ulaştırmasını Rabbimizden temenni ediyoruz.

Değineceğimiz maddeler içerisinde şüphesiz ilk sırayı Rabbimize karşı görev ve sorumluluğumuz, O’nunla olan irtibatımız alıyor. Çünkü Allah’ın razı olacağı kimliğe bürünmek evleviyetle kendisi ile başlamayı gerekli kılar.

A- ALLAH’ A KARŞI GÖREV VE SORUMLULUKLARIMIZ

Kur’an, insanın yaratılmasındaki temel amacın, Allah’ın varlığını tanımak, O’na inanmak ve yalnızca O’na kulluk etmek olarak belirlemiştir.1 Çünkü Allah Azze ve Celle’ye duyulan derin saygı, Allah- insan ilişkisini sağlamlaştırır ve insanı yüceltir. Bununla birlikte Allah’ın koyduğu sınırları muhafaza eden kendisini koruma altına alır.

Rabbimiz bu gerçeği şu ayeti kerime ile ifade eder: “Eğer onlar iman edip Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi.”2

Şüphesiz Allah Azze ve Celle sonsuz rahmet ve mağfiret sahibidir. Rahmeti azabını geçmiştir ancak sonsuz surette kullarına nimet veren, çeşitli âyinelerle kendi ilahlığını ilan eden ve kullarına hidayet yolunu gösterecek rehberler gönderen bir Rabbe, şirk koşmak elbette sonsuz azabı gerektirmektedir.

“Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.”3

“O, sizin için yeryüzünü bir döşek, gökyüzünü bir bina kıldı. Ve gökten yağmur indirerek bununla sizin için (çeşitli) ürünlerden rızık çıkardı. Öyleyse (bütün bunları) bile bile Allah’a eşler koşmayın.”4

2-Yalnızca Allah’a Kulluk Etmek

İnsanın yoktan var eden, var ettikten sonra da başıboş bırakmayan, ona her türlü ihtiyacını henüz kulun kendisi dahi farkında olmadan eksiksiz veren Allah Azze ve Celle, elbette ki ibadet edilecek, boyun eğilecek tek mercidir. Aksi halde Allah’tan gayrı boyun eğilen tüm merciler insanı zelil etmektedir.

“Ey iman eden kullarım, şüphesiz benim arzım geniştir; artık yalnızca bana ibadet edin.”5

“De ki: “Size yarara da zarara da güç yetirmeyen Allah’tan başka şeylere mi tapıyorsunuz. Oysa Allah, işitendir, bilendir.”6

“De ki: ‘Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim.’ Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız.”7

3-Allah’tan Başka İlah Tanımamak

“Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O’ndan başka ilah yoktur. O’nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.8 (Kasas Suresi, 88)

“Allah ile beraber başka ilahlar edinme, yoksa kınanmış ve kendi başına (yapayalnız ve yardımcısız) bırakılmış olursun.”9

“Bunlar, Rabbinin sana hikmet olarak vahyettiği şeylerdir. Rabbin ile beraber başka ilahlar kılma, yoksa yerilmiş, kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.”10

4-Yalnızca Allah’tan Korkmak

“Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.”11

5-Yalnızca Allah’ı Peygamberi Ve Müminleri Dost Ve Yardımcı Edinmek

“Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah’ın taraftarlarıdır.”12

“Allah, sizin düşmanlarınızı daha iyi bilendir; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter.”13

1- Zâriyât,56

2- Bakara, 103

3- NisaSuresi, 48

4- BakaraSuresi, 22

5- Ankebut, 56

6- MaideSuresi, 76

7- Âl-i İmran, 64

8- İsra, 22

9- İsra, 39

10- Nisa,1

11- Maide, 56

12- Nisa, 45

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Gülhan Kaynarpınar
Kategoriden Daha Fazla: Öncü Şahsiyetler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Değişmeyen Çizgisiyle Furkan Nesli| Sayı 61

Mayıs 2011’de “Bismillah” diyerek yayın hayatına başlayan Furkan Nesli Dergisi, misyon ve …