Anasayfa Bölümler Sayılar Kurban ve Teslimiyet (Sayı 8) KILIK KIYAFET KANUNU (3 ARALIK 1934) (Sayı 8)

KILIK KIYAFET KANUNU (3 ARALIK 1934) (Sayı 8)

6 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İslam Medeniyetini anlamamış ve medeniyetine dönmek için çalışmayan Müslümanların ortaya çıkışı öncelikle kılık kıyafetin, ahlâkî değerlerin ve inancın değişmesiyle gerçekleşmiştir. Medenî olmayı modern olmakla karıştıran sözde aydınlarımız!, çağdaş uygar milletler seviyesini âdeta asr-ı saadetten üstün tutmuş, bu seviyeye ulaşabilmenin ise batılılaşarak gerçekleşebileceğini iddia etmişlerdir. Batılılaşabilmek için de sadece kurum ve kanunların değil, insanın, aile yapısının, dindeki inanç esaslarının hatta batıdaki bütün değerlerin özümsenmesi gerektiğini iddia etmiş ve halkı buna inandırabilmek için ellerinden geleni yapmış, buna karşı çıkanları gerici, yobaz gibi yakıştırmalarla yaftalamışlardır.

Şapka Kanunu’nun çıktığı 28 Kasım 1925 tarihinden sonra yıllarca İslam’ın hâkim olduğu Osmanlı topraklarındaki Müslüman halka uygulanan batılılaştırma politikaları, “Kılık Kıyafet İnkılâbı” ile devam ediyordu. Şapka kanunun tesirini ise Türkiye’nin ilk marif vekili (eğitim bakanı) Dr. Rıza Nur’dan öğreniyoruz.

“Halkta büyük bir inkisar oldu. Maneviyatı kırıldı. Gâvur olduk zannettiler. Hükümete diş biliyorlar. Bir gün harb olsa, bu millet gayretle harb etmez. Hem iktisadî müthiş bir zarar. Milyonlarca lira harice aktı, gitti. Bundan da Yahudiler istifade ettiler. İtalya ve Fransa’da mevcut yeni ve eski şapkaları milyonla memlekete soktular. İki-üç frank kıymeti olan bu şapkalar, en aşağı on liraya (120 Franka) satıldı. Bunların çoğu zımpara kağıdı ile temizlenmiş şapkalardı.”1 Hâlâ yürürlükte olan ve hiçbir memurun uygulamadığı devlet memurlarına şapka giyme zorunluluğu getiren bakanlar kurulu kararnamesinin çıktığı 2 Eylül 1925 günü çıkarılan kanunla, din adamı dışındaki kişilerin cübbe ve sarık giymeleri yasaklanmıştı. Buna aykırı davranışlar, en az bir yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. 1934 yılında ise din adamlarının dinî kıyafetlerini sadece ibadet yerlerinde giymelerine dair bir yasa çıkarıldı. Hükümetin meclise sunduğu yasa önerisinin gerekçesi şöyleydi:

“Din ile devletin ayrılığını ve dinî değerlerin devlet hayatı dışında sırf vicdanî bir nitelikte kalıp memleketin devlet hayatında dinin hiçbir etkisi olmamasını, yani laiklik esasını devrimin ve rejimin ana ilkesi tanımış olan Cumhuriyet hükümeti bu yolda attığı adımların doğal bir sonucu ve gereği olarak, ruhanîlerin dinî kıyafetlerini ancak âyinler sırasında taşıyıp, âyinler dışında herhangi bir bireyin taşıyabileceği kıyafetlerde bulunması konusunu gerekli görmüştür.”2

Bu kanun 1982 anayasasının 174. maddesine göre değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilmeyecek “İnkılap Kanunları” arasında yerini aldı.

1. ‘Hayat ve Hatıratım’ Müellif: Dr. Rıza Nur (Türkiye’nin ilk maarif vekili (eğitim bakanı) – cild 4, sahife 1315

2. Özdemir İnce, Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun, Hürriyet Gazetesi, 3.12.2010

Daha Fazla
  • Muhacir’e Ensar Olabilmek (Sayı 34)

    Tarih birçok toplumun doğup büyüdüğü toprakları terk ederek başka yurtlarda yaşamasına vey…
  • Tarihte Bu Ay (Sayı 18)

    17 Ekim 1912 – Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devlet…
  • Tarihte Bu Ay (Sayı 17)

    06 Eylül 1566- Kanuni Sultan Süleyman’ın Vefatı Osmanlı Sultanlarının onuncusu ve İslam ha…
  • Tarihte Bu Ay (Sayı 16)

    3 Ağustos 1914 – I. Dünya Savaşı Başladı 20. yüzyılda dünya çapında yapılan iki sava…
  • Tarihte Bu Ay (Sayı15)

    5 Temmuz 1993 – Başbağlar Katliamı 5 Temmuz 1993 günü, akşam karanlığında Erzincan’ı…
  • Osmanlı İslam Medeniyetinden İktibaslar (Sayı 13)

    Osmanlı’da Ticaret ve Esnaflık Kuruluşu Abbasiler dönemine rastlayan, Osmanlı İslam medeni…
Yazardan Daha Fazla: İzzet Daş
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (Sayı 8)

    Anne karnındaki bebeğin organlarının oluşumu hakkındaki çok yakın bir dönemde edinilen bil…
  • İslam’ın Esasları (Sayı 8)

    İbn Ömer (r. a. ), Rasulullah (s. a. v) den şöyle rivayet etmiştir: “İslâm, beş şey üzerin…
  • Ailenin Önemine Dair… (Sayı 8)

    Aile meselesine öncelikle Kur’an ve sünnet doğrultusunda bakmalıyız. Bir medeniyet kitabı …
  • Kalk Yiğidim (Sayı 8)

    Kalk yiğidim, yine dağ başını duman aldı… Parçalandı bir kıtanın toprakları, Aslan p…
  • Icaz’ul Kur’an (Sayı 8)

    “Şu İşaratü’l-İcaz adlı eserden maksadımız; Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine ait ic…
  • Kur’an Bilim Putuna Cevap Veriyor (Sayı 8)

    Sünnetullah gereği yüce Rabbimiz her peygamberine o dönemin putlarını yıkacak mucizeler ve…
Kategoriden Daha Fazla: Kurban ve Teslimiyet (Sayı 8)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Muhacir’e Ensar Olabilmek (Sayı 34)

Tarih birçok toplumun doğup büyüdüğü toprakları terk ederek başka yurtlarda yaşamasına vey…