Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Kapak


Nerede Hata Yaptık? | Sayı 71

Yazar Tarih: Mar 21, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Toplumsal Değişimin Yasaları (Sayı 71) | 0 yorum

Âlemlerin Rabbi olan ve Hadî sıfatıyla kullarına dosdoğru yolu gösteren Yüce Allah’a hamd, Onun emirlerini kendi hayatında dosdoğru yaşayan ve bizlere en güzel örneklikle ileten Rasulüne salât ve selam olsun. Yüce Rabbimizin selamı Kur’an-ı Kerimi Hayat Düsturu bilen tüm kardeşlerimizin üzerine olsun. “Elif, Lam, Mim. İşte O kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur, muttakiler için yol göstericidir.”1 Bu kitap; Kur’an-ı Kerim; peygamberimiz döneminde tek kişi ile başlayan bir hareket, tek noktadan başlayan bir dalgalanmayla halka halka büyüyen ve kısa zamanda önce Medine’ye sonra Mekke’ye sonra da sırasıyla birçok beldeye hâkim olan bir medeniyet ortaya çıkardı. Nefesinin değdiği her mekâna adalet, emniyet ve huzur getirdi. Efendimizden sonraki çağlarda da aynı şekilde kendisine yönelen her nesle; esaretten kurtulmamanın, sağlam bir düzen kurmanın, adaleti tesis etmenin ve yükselişe geçmenin yollarını açmaya devam etti. Bu kitaba; Kur’an-ı Kerime tabi olanlar onunla; toplumlarını arındırdılar, yükselttiler,...

Devamını Oku

Sünnetullaha Uymanın Sonuçları | Sayı 71

Yazar Tarih: Mar 20, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Toplumsal Değişimin Yasaları (Sayı 71) | 0 yorum

Toplumun doğuşuyla birlikte var olan önemli bir hakikat, o toplumun yükselmesi ve alçalmasıdır. Bunun kanunları Kur’an ve Sünnet’de belirtilmiştir. Sünnetullaha göre, Allah’ın yardımının gelmesi nasıl ki belli şartlara bağlıysa, aynı şekilde aykırı davranmanın da sonuçları toplumlarda yaşanılmış ve halen de yaşanılmaktadır. İslam Medeniyeti’nin yeniden inşası için Müslüman toplumların yaşanılan bu örneklerden ders çıkarması ve sünnetullaha uyulmadığı zaman nelerin olacağını bilmesi gerekir. Kâinatta her şeyin belli bir ölçüde ve dengede oluşu, herşeyin Allah Celle Celaluhu’nun koymuş olduğu kanunlar çerçevesinde hareket ettiğinin delilidir. Canlı-cansız, küçük-büyük, basit-kompleks ne kadar varlık varsa hepsi bu kanunlara tâbidir. “Şüphesiz biz herşeyi belli bir kadere (ölçüye, düzene ve plana) göre yarattık”1 Toplumsal Gelişimler Kur’an, Allah Azze ve Celle’nin koymuş olduğu bu yasalara sünnetullah demektedir. Sünnet, kelime olarak “yüzün görünen ön kısmı, tabiat, huy, sîret, yol, gidişat, davranış, durum, şeriat” anlamlarına gelmektedir.2 ‘Sünnetullah’ kavramı, sünnet kavramındaki söz...

Devamını Oku

Toplumsal Dönüşümde Akrabayı Davetin Önemi | Sayı 70

Yazar Tarih: Şub 24, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Önce En Yakın Akrabanı Uyar (Sayı 70) | 0 yorum

İslam Medeniyeti hedefiyle yola çıkan her bir davetçinin, Allah’a davete en yakınları olan akrabalarından başlaması hem Rabbimizin ilahi emri hem de Peygamberimizin Nebevi Hareket Metodu’nun gereğidir. O yüzden tevhidi şuura sahip Müslümanlar olarak, ilahi mesajı akrabalarımıza ulaştırmakla vazifeli olduğumuzu yeniden hatırlamalıyız. Efendimizin akrabaları konusundaki hassasiyeti bizi teşvik ederken, bu ilgi sonucunda akrabalarının O’na olan desteği de ümitlendirmelidir. YAŞLI-GENÇ, KADIN-ERKEK, ZENGİN-FAKİR, TÜRK-KÜRT… Toplumsal dönüşümü başaramayan bir hareketin sonuca ulaşması mümkün değildir. Halkı arkasına alamayan bir hareketin ise bunu başarması mümkün olamayacaktır. Bugün gerek dünyada gerekse de ülkemizde, İslami hareketin sonuca ulaşamamasında bu eksiğin etkisi büyüktür. Halk ile bağını koparan bir hareketin halkı değiştirmeye, toplumu İslamlaştırmaya ve sonunda İslam Medeniyeti’ni kurmaya talip olması gerçekçi bir talep olamayacaktır. Esasında hareket metodunun da bir merhalesidir kitleselleşme… Şümullülük esasımız bunu anlatan bir esastır. Yaşlı-genç, kadın-erkek, zengin-fakir, makamlı-makamsız, Türk-Kürt toplumun tüm kesimlerine hitap etmek ve...

Devamını Oku

Modernizmin Pençesinde Yalnızlaşan İnsanlık | Sayı 70

Yazar Tarih: Şub 23, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Önce En Yakın Akrabanı Uyar (Sayı 70) | 0 yorum

İnsanlığın dini değerlerden uzaklaşıp, modernizmi bir kurtuluş olarak görmesiyle bir benlik kaybı başladı. Batı dünyası modernizmin ışığında ne kadar ihtişamlı ve parıltılı görünse de aslında arkasında koca bir ‘yığın’ bulunduruyor. Sadece kendini düşünen, nefsinin istekleri doğrultusunda gününü gün eden, kendinden başka kimseyi umursamayan insanlar; bu yığını gitgide büyütüyor ve maalesef bu yaşam şekli yavaş yavaş Müslümanları da içine çekiyor… Ne acıdır ki, elinde tüm insanlığın kurtuluş reçetesini bulunduran İslam Âlemi, kendi kurtuluşunu dahi gerçekleştirmekten uzak bir görüntü içerisindedir. 21. yüzyılın insanlarına bakıldığında haram-helal sınırını tanımayan fütursuz bir gençlik, onlara karışmayan ve hatta özgür bırakan ebeveynler, insanlığın gidişatını, manevi buhranlarını önemsemeyen bir toplum göze çarpmaktadır. Böyle bir toplumda adalet, fazilet ve erdem kaybolmaya yüz tutmuş, onun yerini ahlâksızlık, anarşi, kin ve düşmanlık almıştır. Bu durum aslında geçmişten gelen sorumsuzluğun ve belki iki-üç asırlık bir anlayışın sonucudur. Her ne kadar bunun...

Devamını Oku

Ümmetimizin Hali ve Kanayan Coğrafya ‘ORTADOĞU’ | Sayı 69

Yazar Tarih: Oca 30, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Akan Kan ve Mes'uliyetimiz (Sayı 69) | 0 yorum

Ümmetin kanayan yarası Ortadoğu…  Savaşın, zulmün, kan ve gözyaşının sebebi çoğu zaman maddi çıkarlar olarak gösterilse de altta yatan asıl sebep bu bölge insanlarının dini kimliğinin “İslam” oluşudur. Yani hak ve batıl savaşı olanca şiddetiyle devam etmektedir. Ama biz biliyoruz ki; gün gelecek Müslümanlar yeniden sahip oldukları İslam kimliğinin şerefiyle, hakkı batılın tepesine indirecektir. Ortadoğu, en geniş anlamda Batı’da Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Somali, Etiyopya, Sudan ve Mısır’dan başlayarak, Doğu’da Umman Körfezi’ne kadar uzanan, Irak, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ı da içine alan, Kuzey’de Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan, ayrıca İran, Afganistan ve Pakistan’ın da dâhil edildiği, Güney’de de Suudi Arabistan’dan Yemen’e kadar uzanan Arap yarımadasını kuşatan ve ortada Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail ve Filistin’in bulunduğu bir coğrafyadır. Bu bölgenin dinsel anlamda Müslümanlar, etnik anlamda da Türk, Arap ve Farsların çoğunluğu oluşturduğu bir...

Devamını Oku

Ne Yapmalıyız? | Sayı 69

Yazar Tarih: Oca 30, 2017 Bölüm Anasayfa, Kapak, Akan Kan ve Mes'uliyetimiz (Sayı 69) | 0 yorum

Kullarını zor durumdan kurtaracak yegâne Kurtarıcı, şerri hayra tebdil edecek yegâne Kudret olan yüce Rabbimize hamd olsun. Nice zorlu imtihanlara sabrederek ümmetine örnek olan o yüce Rasule salât ve selam olsun. En zor zamanda bile ümidini kaybetmeyip Efendimizin yanından ayrılmayan güzide ashabına ve bugün ümitle mücadeleye devam eden tüm Müslümanlara selam olsun. Derdimiz büyük; acımız her daim taze, kanımız akıyor, şehirlerimiz harabe, neslimiz tüketilmek isteniyor. Allah’ın hâkimiyetine savaş açmış devletlerin karşısında mazlum İslam Ümmeti! Başımızdaki musibet sadece savaş ve terör değil. Müslümanlara karşı tüm dünya birleşmiş, her türlü karalama kampanyası yapılarak insanlar, İslam ve Müslüman düşmanı olmaya itiliyor ve İslam’dan nefret etmeleri için her türlü kirli oyun tezgâhlanıyor. Derdimiz çok, çok olmasına ama maalesef bu kadar da değil. Bütün bunlara rağmen İslam âleminin suskunluğu, gayretsizliği, dertsizliği, ümitsizliği ve gafleti ayrı bir dert! Öyle kötü bir hal içine düşmüşüz ki;...

Devamını Oku

İslam’da Sebat Kavramı | Sayı 68

Yazar Tarih: Ara 21, 2016 Bölüm Anasayfa, Kapak, Hak Yolda Sebat (Sayı 68) | 0 yorum

Bizi davada sebat ettirecek, bu yolda uzun soluklu olmamızı sağlayacak etkenler vardır. Davanın haklılığına inanmak, Kur’an’a yönelmek, sebat için dua etmek, mücadelenin içinde olmak, davayı hakkıyla yüklenmek, cemaatin ortasında olmak gibi hasletler de bu etkenlerdendir ve bunlar kişinin sebat edebilmesinde önemli rol oynamaktadır. Günümüzde hak davanın temsilcileri çok az, buna karşın batıl davaların temsilcileri ise çok daha fazladır. Hatta bugün hak davanın temsilcileri batıl davaların temsilcilerine göre sadece sayı olarak az değil, kalite anlamında da azdır. Bu durum davanın tabiatı gereği olsa da bunun sebepleri üzerinde durmak, geçmişte dava adamlarını bu yolda tutan etkenlere, kavramlara dikkatlerimizi çekmek durumundayız. Yolun uzunluğu, engellerin çokluğu, düşmanların tehditleri bu yolda sabretmeyi zorlaştırmakta, yolda uzun soluklu kalabilmeyi engellemektedir. Biz bu sayımızda sebat kavramı ve sebata götüren etkenler üzerinde duracağız. Sebat; kelime anlamı olarak sözünden ve kararlarından dönmemeyi ifade eder. Bir işte sabit durmak, başlanan...

Devamını Oku

Dava Yolunda Kalbi Hastalıkların Teşhisi | Sayı 67

Yazar Tarih: Kas 15, 2016 Bölüm Genel, Anasayfa, Kapak, Dava Yolunda Dökülenler (Sayı 67) | 0 yorum

Dökülmenin sebeplerine baktığımızda nefsi ve ahlaki sebepler, korku, aşırılık-ılımlılık gibi etkenleri görürüz. Dava yolunda dökülmemek için öncelikle davetçileri davadan uzaklaştıran sebepleri iyice bilmek ve bu hastalıkları önceden tedavi etmek gerekmektedir.  İslam davası, türedi bir dava olmayıp başlangıcı Hz. Âdem Aleyhisselam’a kadar uzanan köklü bir davadır. Yeryüzündeki hak-batıl mücadelesinde Hakk’ın yanında saf tutanlar o günlerden bu günlere bu davanın savunucusu olageldiler. Dava yükünün ağır, yolunun uzun olması, tabiatıyla bu yolda birçok dökülmenin yaşanmasına yol açmıştır. Bu dökülmeler İslamî Hareket mensuplarının, İslam davetçilerinin üzerinde çokça durması, sebeplerini ve sonuçlarını iyi analiz etmesi gereken bir durumdur. Dökülmenin sebeplerine baktığımızda, bazen hareketin kendisiyle, bazen fertlerin kendisiyle bazen de dış güçlerin tesiriyle oluştuğunu görürüz. Her biri ayrı ayrı değerlendirmeye değer olsa da biz burada fertlerin dökülme sebepleri üzerinde duracağız. Nefsi ve Ahlaki Sebepler Bu sebepler daha çok kişilerin bünyesiyle, maneviyatıyla, yetiştiği ailenin ve çevrenin...

Devamını Oku

Dökülmeyelim… | Sayı 67

Yazar Tarih: Kas 15, 2016 Bölüm Anasayfa, Kapak, Dava Yolunda Dökülenler (Sayı 67) | 0 yorum

Bundan 23 yıl önce okudum, Fethi Yeken’in ‘Davet Yolunda Dökülenler’ kitabını. Bazı kitapların isimleri, içeriğini okumasak da çok şey anlatır. Bu kitap da adıyla çok şey anlatan kitaplardan… Yıllar önce bu kitabın adını ilk duyduğumda, ‘dökülme’ kavramını da ilk kez duymuş oldum. O günden bugüne geçen yıllar içerisinde, bu dava için yola çıkan birçok insanın, bazen daha yolun başında, bazen ortasında, bazen de ömrün son demi sayılabilecek yolun sonunda döküldüğünü gördüm. Bu insanları gördükçe, kendi kendime ‘Ne olursa olsun dökülmemeliyim’ ve her kardeşimize de ‘Ne olursa olsun dökülmeyelim’ demek istedim. Ne olursa olsun dökülmeyelim ne demek? İşte öyle demek… Yani ne olduğunun veya ne olmadığının önemli olmadığını, önemli olanın ‘dökülmemek’ olduğunu unutmamak… İnsanlar hayatlarının çeşitli safhalarında, bu dönemleri bahane ederek veya hayatın içerisinde yaşanılan çeşitli imtihanları bahane ederek davayı bırakmaktadırlar. Bekârken, anne babasını mazeret edip dökülenler… Evlenince eşini bahane...

Devamını Oku

Her Davetçi; Etrafındakiler İçin Bir Rahmettir | Sayı 66

Yazar Tarih: Eki 17, 2016 Bölüm Anasayfa, Kapak, İlgilenme Senesi (Sayı 66) | 0 yorum

Örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa’dır, her konuda yolumuza ışık tutmak için gönderilmiş en güzel örnek: Usvetu’n Hasene! Ama bu yazımızda değineceğimiz konunun Allah Rasulü’nün hayatında öyle bir ayrıcalığı vardır ki; DAVETÇİLİK O’NUN MESLEĞİDİR, ayrılmaz vasfı ve hatta hayat gayesi! İnsanlığın kurtuluşu için vazifelendirilmiş ve ömrünü Allah’a davete adamış bir peygamberin ümmetiyiz.  Hamd; merhamet ederek insanlığa hidayet rehberi gönderen ve hidayeti ile gönüllerimizi aydınlatan Allah’a, Salât ve Selam da; ümmetinin kurtuluşu için gece-gündüz davet eden ve mücadele eden örneğimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in üzerine olsun. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e gelen vahiyde, Alak Sûresi’nin ilk ayetlerinde verilen ‘oku’ emrinin ardından gelen ayetler O’na vazifesini bildiriyordu. O, insanları müjdelemek ve korkutmak için gönderilmiş bir elçiydi.1 Efendimiz dünyevi ve uhrevi kurtuluşun yollarını göstermeye gelen bir rehberdi. Efendimiz; önce en yakınlarından başlayarak dalga dalga büyüyen bir davet halkası ile Allah’tan gelen rahmeti...

Devamını Oku