Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Hedeflerimiz


İslam’a Davette İlk Adım | Sayı 70

Yazar Tarih: Mar 3, 2017 Bölüm Hedeflerimiz, Önce En Yakın Akrabanı Uyar (Sayı 70) | 0 yorum

ALPARSLAN KUYTUL HOCAEFENDİ’DEN DAVETÇİLERE NOTLAR İSLAM’A DAVETTE İLK ADIM: AİLE EFRADINA DAVET AKRABALARINIZLA İLGİLENİN Kİ, DAVANIN İÇİNDE YER ALSINLAR… Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadroyu meydana getirirken önce ailesinden başladı. Hz. Hatice annemiz Efendimize ilk iman eden insan olma şerefine nail oldu. Daha sonra Efendimizin kızları, en yakınları ve daha sonra uzak akrabaları iman ettiler. Peygamberimiz tedrici bir yöntem izleyerek kadrosunu evvela bunlardan oluşturmaya çalıştı. Kaç kişi olursa olsun fark etmez, bir an önce başlamalısınız. Çünkü ailesini ıslah etmemiş bir davetçinin, âlemi ıslah etmeye kalkışması onu gülünç duruma düşürür. İnsanlar; “Evvela eşini, çocuklarını, kardeşlerini ıslah et.” der. Bu şekilde bakıldığı zaman, İslam davetçisinin tesiri kırılır. En azından bunu yapmaya çalışsa; “Ben aileme karşı da yapmam gerekeni yapıyorum. Ama ne yapayım şimdilik anlamıyorlar.” diyebilir. Ama ailesiyle hiç ilgilenmemişse bunu da söyleyemez. AKRABALARINIZI KAZANMANIZ DÜRÜSTLÜĞÜNÜZE DELİL OLUR Akrabalarınızdan birkaç tanesini kazanmanız,...

Devamını Oku

Davete Esastan Başlamak: TEVHİD ‘La İlahe İllallah’ | Sayı 69

Yazar Tarih: Şub 6, 2017 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz, Akan Kan ve Mes'uliyetimiz (Sayı 69) | 0 yorum

Tüm Peygamberler Davete ‘Tevhidle’ Başladı, Sen De Kalplere Tevhid Tohumunu Ek… Bir davetçi olarak davete en önemli mesele ile başlamalısın, o da Tevhid’dir. Davanın öncüleri olan peygamberler, Tevhid’den başka bir davayı öne sürmediler. Onların da toplumlarında her türlü günah vardı; fakirler eziliyor, ırkçılık yapılıyordu. İçki, kumar, faiz, zina, yayılmıştı. Allah isteseydi, peygamberlerini farklı davalarla ortaya çıkarabilirdi. Davaları; fakir-fukara davası, ırk davası, ahlak davası olabilirdi. Ama hiçbir peygamber bu haklarla ortaya çıkmadı, çünkü en büyük hak, Allah’ın hakkıdır. O halde O’nun adına ortaya çıkılmalıdır. Sen de toplumundaki her türlü günaha karşı, ilk olarak ‘La ilahe illallah’ı anlatacaksın. Bu şekilde, sahte ilahlar yok olup, kalpler hakiki ilaha teslim olacaktır. Allah’ın hâkim olduğu bir toplumda da günahlar yerini, medeni hayatlara bırakacaktır. En Büyük Hastalığı Tedavi Etmek İçin Davet Et ‘La ilahe illallah’ diyerek başlamalısın çünkü mühim olan ‘kanseri’ tedavi etmektir. Kanser gibi...

Devamını Oku

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Davetçilere Notlar | Sayı 66

Yazar Tarih: Kas 3, 2016 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz, İlgilenme Senesi (Sayı 66) | 0 yorum

YOLA DEVAM Sevgili okurlarımız;İnsanlarla ilgilenirken başınıza gelecek her türlü sıkıntıya karşı adeta psikolojik destek olacak bu sayfamızla belki de çözümsüz sandığınız birçok sorunuza cevap bulacaksınız.Davetçi olarak yaşadığınız sorunları öncesinde yaşayan ve onlara çözümler bularak yola devam eden birileri var… İşte; engel tanımayarak her daim ‘yola devam’ diyen Alparslan Kuytul Hocaefendi’den sizler için hazırladığımız yılımızın hedefine dönük bazı tavsiyeler: Nasıl Dayanmış? “Dava yolunda başınıza bir musibet geldiğinde Peygamberimiz bundan çok daha beterlerine “Nasıl dayanmış?” deyin ve yola devam edin…” Müslümanlar peygamberlerini örnek alacaklar. Madem Ümmet-i Muhammed’iz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i örnek alacağız. Efendimize yapılan baskı bize yapılmadı. O’nun moralini bozan olaylar bizim başımıza gelmedi. O bu yolda bizden çok daha ağırlarını çekti. Biz her sıkıntı çektiğimizde peygamberimizi hatırlamalıyız, “Nasıl dayanmış?” demeliyiz. Yükün Ağır Olacak “Yükün ağır, yolun uzun olacak. O yüzden azığını iyi topla ve yola devam et…”...

Devamını Oku

Allah’ın Kulları ile İlgilenmek | Sayı 59

Yazar Tarih: Mar 18, 2016 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz, İslam'da İnsanın Değeri (Sayı 59) | 0 yorum

Ebu Hureyre Radıyallahu Anh anlatıyor: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: “Allah Teâlâ kıyamet gününde şöyle buyuracak: ‘Ey Âdemoğlu, hastalandım da beni ziyaret etmedin.’ Kul: ‘Ben seni nasıl ziyaret edebilirdim ki, sen âlemlerin Rabbisin’ diyecek. Allah Teâlâ: ‘Filân kulum hastalandı da sen onu ziyaret etmedin. Onu ziyaret etseydin beni onun yanında bulurdun’ buyurur. ‘Ey Âdemoğlu, acıktım da beni doyurmadın’ buyuracak. Âdemoğlu diyecek ki: ‘Ben seni nasıl doyurabilirdim ki, sen âlemlerin Rabbisin.’ Allah Teâlâ: ‘Bilesin ki, kulum senden yiyecek istedi de vermedin. Eğer ona yiyecek vereydin onu benim yanımda bulurdun’ buyuracak. ‘Ey kulum, senden su istedim de vermedin.’ “Sana nasıl verebilirdim ki? Sen âlemlerin Rabbisin.’ Allah Teâlâ buyuracak ki: ‘Filân kulum senden su istedi de vermedin. Bilesin ki, eğer ona verseydin onu yanımda bulurdun.”1 Bu hadiste çok önemli ve İslam toplumunun yapı taşını teşkil eden, Allah’ın kullarının birbiri ile...

Devamını Oku

AİLE VE AKRABALARLA İLGİLENME (Sayı 57)

Yazar Tarih: Şub 3, 2016 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz, Türkiye Suriye Olma Yolunda mı? (Sayı 57) | 0 yorum

Medeniyet kurulabilmesi Müslümanların ümmet olmasına bağlıdır. Ümmetin küçüğü cemaat, cemaatin küçüğü ise ailedir. İslam dini de bir medeniyet kurmak için geldiğine göre aileyi kuvvetlendirmek zorundadır. Bir ailede bile İslam Medeniyeti’ni kuramayanların ümmet olarak medeniyet kurabilmeleri mümkün değildir. İslam Medeniyeti’ni ailesinde tesis edemeyenler, âlemde mi tesis edecekler?Bir fert cahiliye cemiyetine karşı duramaz, alternatif olamaz, cemiyetle boy ölçüşemez. Cahiliye cemiyetine alternatif olabilmemiz ona cemiyet olarak karşı durmamıza bağlıdır. Alternatif olamadığımızda başarıya ulaşamayız. Cemiyetin küçüğü aile olduğuna göre cahiliyeye karşı duruş ailede başlamalıdır. Öncelikle ailede sağlam bir inanç meydana getirilmelidir.Sağlam inanç ve aile huzuru yalnızca kendi huzurumuz için değil, yeni bir nesil meydana getirebilmek, aydın-âlimler yetiştirebilmek, çocukların İslam’a hizmet eden birer fert olmaya özenmesi için de şarttır. Çünkü çocuk İslam’ı ailesinde tanır ve aile yaşantısıyla kıyaslar. Ailesinde huzur görmeyen çocuk, anne ve babası İslam’ı yaşayan kişiler ise huzursuzluğu İslam’ın suçu zanneder, onlar...

Devamını Oku

İNSANLARLA İLGİLENİRKEN DİKKAT EDİLECEK GENEL HUSUSLAR (Sayı 56)

Yazar Tarih: Şub 3, 2016 Bölüm Hedeflerimiz, Kurtlar Sofrasında Bir Ülke; Suriye (Sayı 56) | 0 yorum

Cemaati Oluşturan Fertlerin Birbirlerine Karşı Görevleri: Müslüman bir cemaatin kendi içerisindeki iletişimi ve fertlerin birbirine karşı olan ilgisi çok önemlidir. Bu sadece cemaatlerde değil bütün kurumlarda böyledir. Bütün personellerin, birimlerin, gençlerin hatta çocukların birbiriyle olan iletişimi; onların bulunduğu ortama olan sevgisini artırır. Güzel bir kardeşliğin olması, aynı dava etrafında toplanan kişileri kendini güvenli bir ortamda hissetmesini sağlayacaktır. Cemaat fertlerinin arasındaki bu samimiyet, çalışmalarındaki şevki de artırır. Kurumsal çalışanların kendi içerisindeki bağlarını güçlendirmesi en büyük başarıdır ve arkasından güzel başarılar getirir. İyi bir iletişim olmadan fertler ve birimler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak mümkün değildir. Fertler arasında birbirine bağımlılık düzeyi arttıkça, işlerin ikinci defa yapılma problemi de ortadan kalkar. Çünkü o topluluğu oluşturan şahıslar daha özveri ve güvenle çalışır. İletişimin İşlevleri İletişimin işlevlerinden birisi de; bireylerin hislerini ve duygularını ifade etmesine izin vermektir. Bu his ve duygular genel ve özel...

Devamını Oku

İlgiyle Kazandığımız CENNET SERMAYELERİMİZ (Sayı 55)

Yazar Tarih: Kas 20, 2015 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz | 0 yorum

Davetçinin görevi insanlara sadece dini anlatmak değildir. Ya da sadece nasihat ve vaazda bulunmak değildir. Davetçi Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yaptığı gibi insanlarla birlikte olmalıdır. İnsanlarla ilgilenmeli, kaynaşmalı, onların ziyaretine gitmeli, yeri geldiğinde onlara yardımcı olmalıdır. Ayrıca insanlara hediye vermeyi de unutmamalıdır. Nitekim Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, hidayetine vesile olabilmek için bir kişiye tam yüz deve hediye etmişti. Davetçi insanlarla kurduğu bu tür ilişkileri, onları İslam’a davet etmek için bir fırsat olarak görmelidir. İnsan, diğer insanlara ihtiyaç duyan bir varlıktır. Kendisiyle ilgilenilmesini ve alâka kurulmasını sever. Öyleyse davetçi insanlarla ilgilenmeyi iyi bilmelidir. Çünkü ilgi sevgiyi, sevgi ise örnek almayı doğurur. İnsanlar, sevdiklerinin dini üzeredirler. Bu incelikleri unutmamak gerekir. Davetçinin, insanların kalplerini kazanmaya sebep olacak fırsatları iyi değerlendirmesi gerekir. Mesela; maddi imkânsızlıklardan dolayı evlenemeyen fakir bir gencin evlenmesine yardımcı olmak ya da işsiz birine sahip çıkarak ona iş...

Devamını Oku

DAVETİN GERÇEKÇİ YOLU: İLGİ (Sayı 54)

Yazar Tarih: Eki 28, 2015 Bölüm Anasayfa, Hedeflerimiz, İslami Davette İlginin Önemi (Sayı 54) | 0 yorum

Muhterem Alparslan Kuytul Hocamız; ‘İlgi şifadır’ diyerek yılın hedefini açıkladı. İnsanın bünyesinde manevi hastalıkların alabildiğince yayıldığı şu asırda, insan her çeşit şifaya muhtaçtır. Kur’an şifadır, dua şifadır, ders şifadır ama eğer bu şifa kaynaklarını hastalara ulaştıracak kaygılı, ilgili şifacılar olmazsa, tüm bunlar derman olma fonksiyonunu yerine getirememektedir. Manası, içeriği, özü itibarıyla çok sade bir kavram ‘ilgi’ kavramı… Ve belkide biraz bu yönüyle çok da insanî, insana ait bir kavram… Anlatmanın ötesi… Davetin devamı… İnsana verilen değerin ispatı… ‘Davetçi’ vasfını hak edebilmenin gerçekçi yolu: iİgi… Belki de davetçinin Rabbine sunacağı en geçerli mazeret: ‘Ben ilgilendim’ sözü… Bazen arkadaşımızdan, bazen komşumuzdan, bazen bir hocamızdan, bazen de doktorumuzdan şikayetleniriz ‘benimle ilgilenmedi’ diyerek… Bu serzenişlerde bulunurken, aslında hiç de zor olmayan bir şeyi bizden esirgediklerini düşünürüz. Ve aynı zamanda insanın asli vazifelerinden olan ilginin olmayışına şaşkınlığımızı da dile getirmiş oluruz. Oysa Allah Azze...

Devamını Oku

Her Dava Adamının Edinmesi Gereken 60 Prensip (Sayı 42)

Yazar Tarih: Eki 21, 2014 Bölüm Hedeflerimiz, Tanıtım ve İlgi Senesi (Sayı 42) | 0 yorum

Her kardeşimiz; 1. Bilmelidir ki bütün mü’minler kardeştirler. 2. Hizmette yarışmalı ve hayırlı işlerde birbirine yardımcı olmalıdır. 3. Yapılan her hizmeti küçük büyük demeden takdir etmeli ve hizmet eden kardeşini kutlamalıdır. Aksi halde hizmette gevşeme meydana gelir. 4. İstişare ve istihare yapmadan karar vermemeli ve istişare sonunda alınan karara güzelce uymalıdır. 5. Gördüğü hatayı en güzel şekilde düzeltmeye çalışmalı bunu yaparken kırıcı olmayıp, saygılı olmalıdır. 6. Haftada en az birkaç arkadaşını ziyaret etmeli, bunu kesinlikle aksatmamalıdır. Bilmelidir ki Allah’ın yardımı ancak birbirini ziyaret edenlerin, birbirine ikrâmda bulunanların ve birbirine itimat edip dost olanların üzerinedir. 7. Bir insanın hidayetine vesile olmanın dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olduğunu buna hesap günü büyük mükâfat verileceğini iyi bilmeli ve sürekli olarak ilgilendiği kişiler olmalıdır. Bilinmelidir ki yenileri olmayan çalışmanın eskileri olmaz. 8. Ahlâkını güzelleştirmeye çalışmalı ve güzel ahlâkın en büyük silahımız olduğunu unutmamalıdır....

Devamını Oku

Tevhidi Bütünleşme (Sayı 40)

Yazar Tarih: Eki 15, 2014 Bölüm Hedeflerimiz, Yahudi Yahudi Hayberi Hatırla Muhammed Ordusu Dönecek Yakında (Sayı 40) | 0 yorum

Tevhid, yeryüzünü Allah’ın boyasına boyamanın ve adî, çirkin şirk boyasını kaldırmanın adıdır. Allah Azze ve Celle, tüm Nebi ve Rasulleri adeta yeryüzünde yaşayan tüm insanlığı tek bir çatıda toplamak ve tek bir renge boyamak üzere göndermiştir. Tevhid toplumu, vahdet toplumudur. Gerçek vahdet ancak tevhidle gerçekleşir. Ortak inanç, ortak yaşam, ortak ihtiyaç, ortak karar, ortak tavır ve ortak mirasın sahibidir tevhid toplumu. Tabii oldukları ilah ve lider tektir. Tevhidle birlik, şirkle ayrılık gelir. Günahlar ayrılık getirir. Nefislerin arzuları çoktur ve çeşitlidir. Takva ve tevhid ise birlik getirir. Çünkü Tevhid, sadece Allah’ın istediğini istemektir. Aynı şeyi isteyen ve aynı dava için çalışanlar bütünleşebilirler. Tevhid, arzu ve istekleri Allah’ta sonlandırmaktır. Tevhidî toplum bilincine ulaşanlar, birbirlerinin isteklerini ve dertlerini daha iyi anlarlar ve bu toplumda ayrışmaya yer yoktur. İslam toplumu, hem inanç hayatında, hem de sosyal hayatta küfre çekilmiş bir kılıç gibidir. Kendisini...

Devamını Oku