Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Hadis


“Ey Akrabalık Bağı! Seni Gözeteni Gözetirim” | Sayı 70

Yazar Tarih: Şub 24, 2017 Bölüm Anasayfa, Hadis, Önce En Yakın Akrabanı Uyar (Sayı 70) | 0 yorum

Müslüman olmanın bir gereği de akrabalar ile ilgiyi devam ettirmek ve onlara iyilikte bulunmaktır. İslam’da akrabalık bağı, korunup gözetilmesi ve asla ihmâl edilmemesi gereken pek önemli bir vazifedir. Akrabalarla ilgiyi koparmak ve onlara kötü davranmak büyük bir günahtır.  Ebû Hureyre Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ varlıkları yaratma işini tamamlayınca, akrabalık bağı (rahim) ayağa kalkarak: – (Huzurunda) bu duruş, akrabalık bağını koparan kimseden sana sığınanın duruşudur, dedi. Allah Teâlâ: – Pekâlâ, seni koruyup gözeteni gözetmeme, seninle ilgisini kesenden rahmetimi kesmeme razı değil misin? diye sordu. Akrabalık bağı: – Evet, razıyım, dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ: – Sana bu hak verilmiştir, buyurdu.” Bunları anlattıktan sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: – İsterseniz (bunu doğrulayan) şu ayeti okuyunuz, buyurdu ve Muhammed Suresi’nin 22 ve 23. ayetlerini okudu: “Ey münâfıklar! Siz iş başına geçecek...

Devamını Oku

Hicret Yoluyla Korunma | Sayı 70

Yazar Tarih: Şub 24, 2017 Bölüm Anasayfa, Hadis, Önce En Yakın Akrabanı Uyar (Sayı 70) | 0 yorum

Cahiliyeden temizlenmiş kalpler imanla sapasağlam olmuştu. Fakat bedenler kalbe giren bu imanın yükünü zulümle ödüyordu. Ashap İslam’ın ilk kahramanları olmuş ve mücadeleleri ile destan yazmışlardı. Onların fedakârlıkları da büyüktü. Artan zulüm ve imanlarının gereğini yapmaktan alıkonulmaları onları hicrete götürüyordu. Bu yepyeni bir başlangıçtı, bilmedikleri diyarlara İslam’ı götürmekti…  İslam’da ilk hicret Kıymetli okurlarımız size bu sayımızda da Münir Muhammed Gadban’ın ‘Nebevi Hareket Metodu’ kitabından bölümler sunmaya devam ediyoruz. Geçen sayımızda iman etmeleriyle Allah yolunda baskı ve eziyetlere maruz kalan ashabın durumunu örneklerle aktarmıştık. Bu sayımızda ise artan zulümlerden uzaklaşma ve imanlarını muhafaza etme amaçlı ashabın Habeşistan’a olan hicretlerini ele alacağız. Şirkin pençeleri arasında kalmak ve böylece şirkin Müslümanları yok etmesine sebep olmak, ahmakça bir uygulamadır. Tabi ki Allah erinin sabırlı olması, musibetleri gönül rahatlığıyla karşılaması ve bütün zorluklara rağmen dinine bağlı kalması gereklidir. Yöneticilerin ana vazifesi yönetilenleri tehlikelerden korumaktır ama...

Devamını Oku

İtaatle Yükseliş | Sayı 67

Yazar Tarih: Kas 23, 2016 Bölüm Anasayfa, Hadis, Dava Yolunda Dökülenler (Sayı 67) | 0 yorum

Dinimizde; yaratması ve Rab olması nedeniyle Allah’a itaat, O’nun görevlendirmesi ve yetkilendirmesi sebebiyle de Allah Rasülü’ne itaat istenmiş ve şart kılınmıştır. Allah ve Rasülü’nden sonra itaat edilmesi gereken bir yetkili daha vardır ki o da Ul’ul Emr’dir. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz “Ey iman edenler! Allah’a, Rasülüne ve sizden olan Emir sahiplerine itaat edin”1 buyurarak bu üç yetkiye dikkat çekmiştir. Allah Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem de birden fazla Müslüman bir araya gelip bir iş yapacaklarsa içlerinden birini imam seçmelerini ve ona itaat etmelerini emretmiştir. Hadiste “Üç kişilik bir grup halinde yolculukta olduğunuzda aranızdan birini emir yapın”2 buyrulur. Bu şekilde yolculuktan cemaate bütün toplu yapılan işlerde Emir seçmek ve ona itaat önemle bildirilmiştir. Allah Rasulü kendisi hayatta iken de gönderdiği her seriyye ve yaptıracağı her önemli işte bir Emir muhakkak tayin etmiş ve onun yetkili olduğunu ashabına iyice öğretmiştir. Bu konuyla...

Devamını Oku

Ömre Bedel Bİr Amel… (Sayı 54)

Yazar Tarih: Eki 28, 2015 Bölüm Hadis | 0 yorum

Yeryüzünde Allah’ın hükmünü hâkim kılmak için vazifelendirilen insanoğlu, bu görevi ifa etmek için tüm insanlığa İslam’ın eşsiz mesajını ulaştırmak için gayret etmek zorundadır. Kur’an-ı Kerim’de yer alan birçok ayet ve Efendimiz’den gelen birçok rivayet gösteriyor ki; insanlığın hidayete ulaşması için çaba sarf etmek, bunun için her türlü zorluğu göğüslemek, hem dünyada hem de ahirette yüksek dereceye nail olmaktır. Dünya ve içindekilerden daha kıymetli bir kazanca vesile olan bu hayırlı ameli, Rasulullah’ın ağzından bir kez daha duymak, tüm Müslümanlara görevlerini ve alacakları ecrin büyüklüğünü hatırlatmak açısından iyi olacaktır. İşte Rasulullah’ın o büyük ecri haber verdiği Hadis-i Şerifi: Ebu’l-Abbâs Sehl İbn Sa’d es-Sâidî Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre, Hayber Gazvesi gününde Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:“Yarın sancağı, Allah’ın kendisinin eliyle fethi nasip edeceği, Allah’ı ve Rasulü’nü seven, Allah’ın ve Rasulü’nün de kendisini sevdiği bir kişiye vereceğim.”Gazveye iştirak edenler, sancağın...

Devamını Oku

Yarın Değil Şimdi! (Sayı 52)

Yazar Tarih: Ağu 24, 2015 Bölüm Hadis, Suruç Katliamı ve Çözüm Sürecinin Bitirilmesi | Sayı 52 | 0 yorum

Dünya hayatında sınırlı bir zamanın mahkûmudur insan… Oysa yapmak istediği çok işleri ve ulaşmaya çalıştığı çok hayalleri vardır. İnsanın dünya hayatına gönderiliş gayesini ve vazifelerini, mesuliyetlerini de göz önüne alırsak zamanın daha da kısaldığını fark ederiz. Ahiretin tarlası olan şu dünya hayatında ahirette yüksek mertebeleri elde edebilmek için yapılması gereken ameller, Allah’a yakın bir kul olmak için gösterilmesi gereken çabalar, hayatı Müslümanca ve dosdoğru yaşamak için öğrenilmesi gereken ilim, insanlığın kurtuluşu için verilmesi gereken mücadele, İslamî bir düzen için yapılması gereken çalışmalar… Ayrıca bir insan olarak sosyal hayatın ve aile hayatının sorumlulukları… Bunların hepsi önemli, ihmal edilmemesi gereken aslî işlerdendir. İnsanın bunca işi sınırlı ve kısa olan ömründe gerçekleştirebilmesinin yolu; öncelikle zamanını önemli işlere öncelik tanıyarak geçirmesidir. Çünkü hayat hem önemli işlere hem önemsiz işlere zaman ayıracak kadar uzun değildir. “Hayat iman ve cihaddır” diyerek hayatın anlamını ve önemlilerini...

Devamını Oku

Hz. Peygamberin Vefatından Sonra Hadis Yazımı (Sayı 39)

Yazar Tarih: Eki 1, 2014 Bölüm Hadis, Oruç Size Farz Kılındı (Sayı 39) | 0 yorum

Hz. Peygamber, Hakk’ın rahmetine kavuşur kavuşmaz sahabeden hadis yazanların sayısı artmaya başladı. Daha sonra Tâbiun’dan da yazanlar olmuş ve hadis yazımını sahabeden de ileriye götürmüşlerdir. Abdurrahman b. Ebiz’Zenâd babasından şu rivayette bulunmuştur: “Biz helali ve haramı bildiren hadisleri yazardık, İbn-i Şihab ez-Zuhrî ise her duyduğunu yazardı. Ona ihtiyaç duyulduğu zaman, kendisinin ne kadar âlim biri olduğunu anladım.” Hz. Ömer Radıyallahu Anh hadisleri bir araya toplayarak yazıya dökmek istemiş ve bunun için sahabe ile istişare etmiştir. Sahabe yazması yönünde görüş beyan edince bir müddet bu konuda istihareye yatmış ancak Allah ona bir şey göstermemiştir. Beyhaki Medhal’inde Urve b. Zübeyr’den şu rivayette bulunur: “Hattab oğlu Ömer Radıyallahu Anh, sünnetleri yazmak istedi ve bunun için sahabe ile istişare etti. Ancak sahabe görüş belirttikten sonra bir ay bu konuda istihareye yattı. Bir sabah Allah ona bir yol gösterdi ve şöyle dedi: “Ben sünnetleri...

Devamını Oku

Yardım Olunan Tâife ve Özellikleri (Sayı 37)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Hadis, 21.yüzyılda Furkan Olmak (Sayı 37) | 0 yorum

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in birçok sözleri var ki; günümüze ışık tutmuş ve ümmetin halini gözler önüne sermiştir. Nübüvvet penceresinden bakarak gelecekte meydana gelecek olayları söylemiş, her bir olay, zamanı geldiğinde tam da söylediği gibi gerçekleşmiştir. Bu sayımızda inşallah bu hadislerden birisi üzerinde duracağız. Muğire Radıyallahu Anh’tan gelen bir rivayette Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Ümmetimden bir tâife, kendilerine Allah’ın emri gelinceye (yani kıyamet kopuncaya) kadar hak üzerinde birbirine yardımcı olmaya devam edecek ve bunlar (muhalefet edenlere) daima galip olacaklardır.”1 Hadisin başka varyantlarında bazı ziyadeler vardır: “Ümmetimden bir taife, kıyamet kopuncaya kadar Allah’ın yardımına mazhar olmaya devam edecek, onları mahrum bırakanlar, onlara zarar veremeyecektir.”2 İmam Buhârî Rahimehullah hadiste bahsedilenler için; “Bunlar ilim sahipleridir” demiştir. Ahmed b. Hanbel’in ise; “Bunlar muhaddisler değilse başka kim olabilirler, ben bilmiyorum” dediği rivayet edilmiştir. İmam Nevevî ise; “Hadiste icmanın delil gücü olduğu...

Devamını Oku

Şüpheli Şeylerden Kaçınmak (Sayı 35)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Hadis, Ziyaretleşme (Sayı 35) | 0 yorum

Hadislere Uymanın Önemi “De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun; Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”1 Öyle ise Allah ve Rasulüne bağlılık, laftan öteye gitmeyen bir iddia ve insanın vicdanına hapsolmuş bir olgu değildir. Allah’ın Rasulüne bağlılık bizim hayatımızda, onun gösterdiği yolda yürüme ve hayatı onu örnek alarak biçimlendirme olarak tezahür etmelidir. İman için söylenen sözler sloganik ifadeler değil, ameller ise sadece sembolik eylemler değildir. İman, Allah’a ve peygamberine bağlılık ve hayatın ta kendisidir. İmam İbn Kesir “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun” ayetinin tefsirinde şöyle der: “Bu ayet, Allah’ı sevdiğini iddia ettiği halde Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e tâbi olmayanlara kesin bir hüküm ve uyarıdır. Böyle bir iddiası olan kişinin, tüm sözlerinde ve eylemlerinde Muhammedî yaşayışı ve onun tebliğ ettiği dini izlemediği sürece, yalancı olduğuna hükmedilir.” Allah’a imanımızı ve sevgimizi ispatlamak manasında olan Peygambere itaat...

Devamını Oku

Bir Hadis (Sayı 27)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Hadis, Ramazanla Arınmak (Sayı 27) | 0 yorum

Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı Ramazan Ayı, nice güzelliklere ve nice rahmetlere vesiledir. Kılavuzumuz olan Kitabımız madem ki bu ayda nazil oldu, öyleyse har aydan daha fazla bu ayda onunla haşır neşir olmak icap eder. Hem şifadır o…Hem dünyevî hem uhrevi tüm dertlerin devasıdır o…Hem Allah’ın yasasıdır o… İşte sahabi anlatımıyla Kur’an’ın insanı muhafazası… Büyük sahabilerden olan Abbdullah b. Mes’ud Radıyallahu Anh şöyle rivayet etmiştir: “İnsan kabre konulduğunda sorgu sual melekleri ilk önce ona ayakları tarafından gelmek isterler. O zaman ayaklar; ‘Siz bu kişiye bizim tarafımızdan yaklaşamazsınız. Çünkü o hayatta iken Mülk Suresi’ni okurdu’ derler. Melekler bu kez ona karnı ya da göğsü tarafından yaklaşmak isterler. O da; ‘Siz bu kişiye benim bulunduğum taraftan yaklaşamazsınız. Çünkü o hayatta iken Mülk Suresi’ni okurdu’ der. Melekler baş tarafından yaklaşmak istediklerinde o da aynı şeyleri söyler. Böylece Mülk Suresi meleklerin yaklaşmasına engel olarak...

Devamını Oku

Ömrünü Feda Eden Kurtulur (Sayı 26)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Hadis, Ümmetin Kurtuluşu için Beklenen Gençlik (Sayı 26) | 0 yorum

Ebu Berze Nadle İbni Ubeyd el-Eslemî Radıyallahu Anh’dan rivayet edildiğine göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Hiçbir kul kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nerede kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz.”1 Hadisteki ifadeler ahiret için hazırlığa dikkatimizi çekmekte, o gün gelmeden hesabımızın kolay olması için yapmamız gerekenleri ve dikkat etmemiz gereken hususları bize hatırlatmaktadır. O gün için yürekler titremekte, takva ehlinin uykuları kaçmakta, iman edenler ise endişelenmektedir. Takva ehlinin gözleri o güne dikilmiş bir vaziyette amel işlerken yine de endişelenmekten kendisini alamamaktadır. Çünkü bu ve benzer hadislerde hayatın tümünü, amellerin genelini kapsayan ifadeler vardır ve karşısında durulacak olan makamın kudreti karşı konulmazdır. Hadisteki ‘Kıyamet Günü’ ifadesi bazı ayeti kerimelerde olduğu gibi mahşeri ifade etmektedir. O gün, hesabın görüleceği gündür. O gün, din günüdür. O gün, “Biz kıyamet günü...

Devamını Oku