Anasayfa Bölümler Bilim ve Tefekkür Kâinat Sergisini Gezdiniz Mi? (Sayı 10)

Kâinat Sergisini Gezdiniz Mi? (Sayı 10)

11 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İnsan olarak aslında o kadar çok hamd etmemiz gereken şey vardır ki! Muhteşem ve inceliklerle dolu tablolar çizen bir sanatkâr, bizleri binlerce çeşit canlı içinden seçerek sergisine davet ediyor. Gezenleri, görenleri hayran bırakan, inceledikçe mükemmelliği ortaya çıkan, insanları hayrete düşüren milyarlarca sanat eseri olan bir sergi…

Evet, bu sanat eserleri kâinatta sergileniyor, sergileyen ise gösterdiği sanat eserleriyle ne kadar yüce olduğunu, her şeyde kendi mührünün bulunduğunu ve ilminin sınırsızlığını gözler önüne sermektedir. O yüce sanatkâr Allah’tır, O Alîm’dir, O Hâlık’tır, O Vâsi’dir… Öyleyse aynı zamanda O Rab’dır ve Melik’tir…

“De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kâdirdir.”1 Yaratan Allah’ın yarattıklarına bakarak mükemmel sanatını görmek ve anlamak, O’nun Rab’liğine teslim olmak için geldik dünyaya, O’nun hükümlerine boyun eğmek, her işimizde O’na uymak için geldik.

Her yerde O’nun varlığının ve yüceliğinin delili mevcut. Gökteki galaksilerden tutun da yerdeki bir mikroorganizmaya kadar her şey O’nu gösteriyor. Ağaçtaki bir yaprak rengiyle deseniyle izleyenin içini ferahlatırken, içimizi asıl ferahlatan şeyin derinliklerindeki milimetrik alanda milimetrik hesaplarla kurulu fabrikadan üretilen oksijen olduğunu ancak uzun incelemeler sonucu az da olsa öğrenmiş bulunuyoruz.

Buna Kur’ân-ı Kerim yüzyıllar önce “Nefes alan sabaha yemin ederim” diye dikkat çekmişti. Yüzyıllar sonra bilim adamları adını koydu: FOTOSENTEZ. Geceleyin solunum yapan bitkilerin sabahın erken saatlerinde güneş ışığının etkisiyle oksijen üretmeye başlaması yüce Allah tarafından mecaz olarak ‘nefes alan sabah’ diye tarif edilmişti. Fotosentezin en verimli olduğu zaman, oksijenin en fazla üretildiği zamandır. Bu da güneş ışığının en yoğun olduğu sabah saatlerinde gerçekleşmektedir.

Basit görülen bir yaprak hayatımız için olmazsa olmaz olan oksijenimizi içindeki mükemmel fabrikada üretmektedir. Üretirken kullandığı CO2 ise bizim solunumla attığımız zararlı gazdır. Yaratan ne güzel düzenlemiştir ki; bir ot parçası zehiri almakta ve sana hayat sunmaktadır. CO2 ve suyu kullanarak güneş ışınlarıyla hem doğaya hayat sunmakta hem de kendi besinini oluşturmaktadır. Bu bir taşla iki kuş vurmak değil, birçok iş başarmaktır.

XVII. yüzyılda yaşamış Belçikalı bir fizikçi bilimsel deneylerinden birinde bir ağacın büyümesini gözlemliyor ve çeşitli ölçümler yaparak, ağacı önce tartıyor, ardından 5 yıl sonra ikinci kez tekrar tartıyor ve ağırlığını 75 kg. artmış olarak buluyor. Bitkinin içinde büyüdüğü kaptaki toprağı tarttığındaysa, bu 5 yıllık zaman içinde sadece birkaç gram azaldığını görüyor. Fizikçi, bu deneyinde ağacın büyüme sebebinin sadece saksıdaki toprak olmadığını ortaya çıkarmıştı. Bitki, büyümek için toprağın çok az bir kısmını kullandığına göre başka yerlerden besin alıyor olmalıydı, bu ise CO2 dediğimiz zararlı atık, su ve önemini pek anlayamadığımız güneş ışınlarıyla sağlanıyordu. Bu nasıl bir sanatkârdır ki bu kadar ince hesaplar yapmakta, zehiri incecik bir yaprakla hayatımızın vazgeçilmezi kılmaktadır. Ve acaba hayatımızı düzenlemek için gönderdiği kitabını inceleyip ona uysaydık kim bilir daha ne kadar mükemmellikler keşfedip, nasıl hayretler içinde kalacaktık?

“Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.”2

Sanat eserleri gezmekle bitmiyor… Şimdi çevir gözünü bak kendine. Cildinin her santimetrekaresinde yaklaşık 32 milyon bakteri barındıran Rabbini tanı. Ve sonra gözünü çevir gözlerine bak, her şeyi ilmiyle yaratan Rabbine sonsuz hamdet. Ağzına lokmayı alırken ellerindeki milyonlarca bakteriyi düşün, ve iyi ki görmüyorsun bu bakterileri ey gözüm de! Göz pınarlarını da unutma, göz camını, göz kapağını ve alt göz kapağının iç kısmındaki gözyaşının burun içine aktığı kanalı… O kanal olmasaydı ömrünü, gözlerinden akan yaşlarla bir ömür boyu ağlamakla ve o yaşların yüzünde oluşturduğu olukla geçirecektin. Her neye bakarsak bakalım yaratanı gösteriyor, her şeyin tek yaratıcısını, ALLAH’ı işaret ediyor.

“Allah, her şeyin yaratıcısıdır.”3

Kâinattaki tablolar izleyenlerini hayran bırakmaya devam ediyor. Şimdi de zerrelere büyüklüğünü nakşeden Rabbini anlamak için her tarafı beyaza boyayan kar tanelerine bir bak. Gökyüzünden düşen kar tanelerinin her birinin birbirinden farklı olduğu hâlâ çoğu insan tarafından bilinmeyen bir konudur. Oysa kar kristallerinin hepsinin altı köşeli olup, milyarlarca kar tanesinin her deseninin birbirinden farklı olması çok büyük bir mucizedir. Üstelik Yüce Allah bu sanatı, 0.1 milimetre olan bir mekanın içerisine yerleştirmiştir. Bu desenlere baktığımızda hepsi bir fabrikanın kalıbından çıkacakmışçasına tasarlanmış fakat yüce Rabbimiz her birini ayrı bir kalıp ile yaratmış. Her biri özel bir proje ya da bir kuyumcunun, benzeri olmayan özel bir tasarımı gibi. Hepsini tek tek mi yaratıyorsun Ya Rabbi! Bu nasıl bir incelik ve nasıl bir kudrettir! Sana hayran olmamak mümkün değil.

1-Ankebut suresi, 20

2- Secde suresi,5

3- Zümer suresi, 62

4- Nahl suresi,17

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Hikmet Bozyel
Kategoriden Daha Fazla: Bilim ve Tefekkür

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Somon Balıkları | Sayı 66

Yeryüzünü ve gökyüzünü harikulade sanat eserleriyle süsleyen Allah Celle Celaluhu, Kur’an-…