Anasayfa Bölümler Ahlak Köşesi İsraf Olmamalıydı… (Sayı 35)

İsraf Olmamalıydı… (Sayı 35)

11 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İsraf deyince çoğumuzun bildiği şeylerin aksine benim aklıma önce kazanıp sonra ziyaret etmediğimiz için israf olan dostluklarımız, paylaşmadığımız için kaybettiğimiz, israf ettiğimiz dayanışmalar gelir.

Ziyaret geri dönüşümü olan bir kazançtır! Gerek çocukluk gerekse gençlik yıllarımda ziyaret etmeyi hep sevdim. Öyle ki hayatımın her anında; tanıdığım arkadaşlarımın evlerini bilmem gerekir gibi bir düşüncem olduğu için elimden geldiği kadar ziyaret ederdim. Bana göre insanlara verdiğim değerin bir ifadesi olarak gücümün yettiği kadarı ile herkesle aramdaki bağı pekiştirmeli ve onları yakından tanımalıydım.

Normalde talebeler hocalarının evlerine ziyarete giderken; biz talebelerimizin evine giderdik. Böylelikle çoğu kez tabiri caizse Nasrettin Hoca gibi tencere verdiğimiz yerden kazan geldiğine şahit olurduk. Asıl olan şey, sevgimiz israf olmamalıydı! Olmadı da… Nitekim bu ziyaretler vesilesi ile nice insanlar dava kardeşlerimiz oldu, birlikte yol aldık.

Ziyaret içten gelmeli! İçten yaparsanız içten karşılanır ve mutlu olursunuz. Yaptığımız ziyaretimizle başkası mutlu olurken, asıl mutluluğu yaşayan biz oluyoruz. Diyebilirim ki ziyaret anında iki taraf için de salgılanan mutluluk hormonu, insanın bütün hücrelerine nüfuz ediyor. Depresyon geçiren bir insan için ziyaret en iyi antidepresandır! Mümkün olsa da günde bir tane alsak… Çünkü bu, geri dönüşümü olan manevi kazanımlarımızdan biridir.

Ziyaret öncesi bir kişi bile sizin değilken, arkası gelen ziyaretler sonrası o kişinin annesi – babası, çoluğu-çocuğu sizin oluyor. Bu çok kârlı bir kazanımdır. Bir insanı kazanmak istiyorsanız, mutlaka onun anne – babasının gönlünü kazanmalısınız! Bugün birçok kardeşimizin yanımızda olmasının en başında ziyaret ve paylaşmak geldiğini iddia edebilirim.

İnsanların dostluğunu ve yakınlığını elde etmek kolay değil. İstediğiniz bir şeyi marketlerden veya herhangi bir yerden kolaylıkla temin edebilirsiniz ancak bir dost edinmek böyle değildir. Çünkü dost, gönül alınarak kazanılır o da yakınlıkla elde edilir.

Biz bugün görev olarak yapılan şeyleri yıllar önce paylaşmak için yapardık. Eğer A mahallesinde bir işimiz varsa bu fırsatın israf olmaması adına, o çevrede yakınlarımızdan kimlerin oturduğunu tespit eder, o aileleri ziyaret eder ve sonrada işimizin olduğu eve giderdik. Böylece bir taşla birkaç kuş vurmuş olurduk.

Hatta bir defasında hastanede olan randevum öğleden sonraya kalmıştı. Dolayısı ile araya bir saatlik öğle arası girmişti ve bu zaman dilimi asla israf olmamalıydı! Bunun için hemen bir plan yaparak, öncelikle o çevrede evi olan eski iki komşuma ziyarete gittim akabinde ise bir arkadaşımızın nişan merasimine kısa da olsa katılarak öğle aramı değerlendirmiş oldum.

Hiç unutmam! Ailece iki günlük kaplıcaya gitmeye kararlaştırmıştık ama o zamanlarda henüz çocuğumuz da olmayınca bu seyahat sadece eşim ve benim katılımımla gerçekleşecekti. Üstelik arabamızın arka koltukları da israf olacaktı. Derken Allah aklımıza bir arkadaşımızı getirdi. Çocuklarının hastalığı sebebiyle aralarına gurbet giren arkadaşımızı moral olsun diye eşi ile birlikte yanımıza alarak yola düştük. Kaplıcada kiraladığımız evi de paylaşarak derin bir muhabbetin hâsıl olmasına vesile olduk elhamdülillah. Dönüş için yola koyulduğumuzda, yol üzerinde bu arkadaşımın tanıdığı birine ziyaret için uğradık. Yaptığımız ziyaret sayesinde bugün içimizde önemli yeri olan bir hocahanımı kazanmıştık Allah’ın izni ile. Çünkü biz aynı duyguları taşıyorduk. O kadar yol geliyoruz ve bu yollar israf olmamalıydı, çok şükür olmadı da… Bu arkadaşımızın hâlâ bizimle birlikte olmasının altında yine ziyaret yatar. Yaptığımız yolculuk öyle güzel neticeler verdi ki, o yol arkadaşımla önce kalplerimizi sonra da evlerimizi yakınlaştırdık ve daha çok görüşmeye başladık. Ziyaret karşı taraftakilerden siz bir şey istediğinizde yok demeye yüzü tutmamak gibi bir kazanıma da vesile oluyor. Artık gelmese, biz onlara gitmesek de onun için orada sen varsındır.

Ziyaretler aynı zamanda iyi bir ağrı kesicidir. Birçok ziyaretimizde bu böyle olmuştur. Şiddetli baş ağrıma rağmen ziyaret yapar ve evime dönerken o ağrıların tamamen dindiğine şahit olurdum.Kur’an kursunda hocalık yaparken, evim kursa ters bir yerde olduğu için ya bir saat yürümeli ya da 2 vasıtaya binmeliydim. Ama iki vasıtaya binmek israf olur diye, birinden iner ve kalan mesafeyi yürürken o civardaki arkadaşları ziyaret ederdim. Bazen beyi ile beyimi tanıştırmak istediğim kişilere de akşam ziyaretleri yapardık. Bu şekilde akşamımızı da bereketlendirmek için yarım saat veya bir saatlik ziyaretler tertiplerdik.

21 yıllık evliliğimizin en büyük hizmeti belkide bu ziyaretler olmuştur diyebilirim. Bazıları bu nimetten ya işlerinin yoğunluğunu bahane ettiklerinde ya da ziyaretin önemini tam manası ile kavrayamadıklarından ihmal ederler Onlar bu sebeplerle yerlerinde dururken aslında çook şeyler kaybettiler…

“Ağızdan çıkan söz kulağı aşmaz, kalpten çıkan kalbe kadar gider” Arap atasözünü çok severim. Bence tüm kardeşlerimiz bugün arta kalan zamanlarını haftada bir kez de olsa böyle geçirirlerse çok kazanımlarımız olacağına inanıyorum… Bol kazançlar dilerim.

Daha Fazla
  • Ramazanı Tutmak Mı Kaçırmak Mı? (Sayı 39)

    Hep ‘nerede o eski Ramazanlar’ der dururuz. Nedir eski Ramazanlar? Oysa bugün bizim neslin…
Yazardan Daha Fazla: Sümeyra Yılmaz
Kategoriden Daha Fazla: Ahlak Köşesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Ramazanı Tutmak Mı Kaçırmak Mı? (Sayı 39)

Hep ‘nerede o eski Ramazanlar’ der dururuz. Nedir eski Ramazanlar? Oysa bugün bizim neslin…