Anasayfa Bölümler Sayılar İslam'da Muhalefet (Sayı 55) İslam’ın Avrupa’da Önlenemeyen Yükselişi (Sayı 55)

İslam’ın Avrupa’da Önlenemeyen Yükselişi (Sayı 55)

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İslam son ilahi din olarak dünya dini olduğunu yeniden ispatlıyor. İslam’ın eşsiz nizamı, kendisinde hiçbir çelişkinin bulunmaması büyük hayranlık uyandırıyor. Dinlerindeki çelişki ve nizamlarındaki yanlışlığı fark edenler kirlenmiş zihinlerini İslam’la aydınlatıyorlar. Avrupa bir arayış içinde ve bütün kapılar İslam’a açılıyor. İslam dünyada büyük bir hızla yayılıyor. Avrupalı uzmanlar bunun karşısında aciz durumda kaldılar. İslam’ın bu yükselişi, bu kıtada yer alan devletleri son derece rahatsız etmekte ve yaşlanan nüfuslarının yerini Müslüman genç nüfusun alacak olması her geçen gün büyük bir sorun olarak kendilerini tedirgin etmektedir.
Bu oranları yakından incelediğimizde;
 İngiltere’de, yılda 50.000 kişi İslam’a giriyor. Hıristiyanlıkta yer alan çelişkili ve hurafeye dayalı akide yapısı yüzünden özellikle genç kesimin aradığı huzuru İslam’da bulduğu ve dinimize karşı yoğun ilgi gösterdiği bilinmektedir.
Avrupa’da İslam’ın hızlı yayılması konusunda bazı ilginç gözlemlerde bulunan Britanya İçişleri Bakanı Jackoi Smith’e göre; 50.000 civarında Britanyalı, her yıl İslam’ı seçiyor ve 2001’den beri de 400.000 Britanyalı İslam’ı seçti. İslam’ın Batı’daki yayılma hızı ve yoğunluğu; politikayı belirleyenler, din bilginleri, araştırmacılar ve medyayı hayrete düşürdü. Özellikle, 11 Eylül’den sonra, İslam’a dönüş, hayal edilemez bir hız kazandı. Çoğu araştırmacı, dinin hızlı erozyonun ve Batı toplumlarındaki kültürel değerlerin; daha kapsamlı, sistematik değerlere sahip ve sosyal bir aile yapısı sunan İslam dinine, insanların ilgi duyduğuna inanmaktadır.
6.000.000 Müslüman nüfusuyla Fransa’nın önümüzdeki 15 yıl süresince, Müslüman nüfusun 8.000.000’a kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor.
 İtalya, 1.000.000’luk bir Müslüman nüfusa sahip. Ünlü İtalyan dergisi The Journal’e göre, gelecek 200 yıl içinde, Avrupa toplumunun hemen hemen tamamı, bir tek din olarak İslam’ı kabul edecek.
 Almanya, 4.000.000’luk bir Müslüman nüfusa sahip. Almanya’daki Müslüman nüfusun oranı, yaklaşık % 4.
 Kanada’da İslam’ı seçme oranı 1991- 2001 yılları arasında neredeyse % 130.
 İsviçre’de, 11 Eylül’den sonra 6000 Hıristiyan İslam’a geçti.
 Müslüman gençliğin (Müslümanların % 45-50), Avrupa Birliği’ndeki gençliğe oranı % 16-20 arasındadır. Diğer bir deyişle, birkaç yılda Müslümanlar, Avrupa’daki iş gücünün % 16-20’sını oluşturacaklar ve onun için politikayı ve karar alma mekanizmasını da etkileyecekler.
 Asya ile Avrupa’nın kesişme noktasında bulunan Türkiye dışında, Arnavutluk, tüm Avrupa’nın orantılı olarak en büyük Müslüman nüfuslu ülkesidir. En son ki nüfus sayımı sonuçlarına göre; Arnavutluk’un hesaplanan Müslüman nüfusu 2,2 milyon yani ülkenin tüm nüfusunun % 70’ini oluşturmaktadır.
 Bosnalıların % 40’ı, yani 1,5 milyon kişi İslam’a göre yaşamaktadır ve Arnavutluk’u müteakiben Bosna Hersek, Avrupa’daki ikinci en büyük Müslüman nüfusa sahiptir. Batı Avrupa’da, Fransa’yı müteakiben Hollanda, nüfusunun % 5’ine denk gelen 945.000’den fazla Müslüman nüfusu barındırmaktadır.1
 Danimarka’da da durum bunlardan farksız değil; İslamiyet’in, Danimarka’da yükselen trend olduğu ortaya çıktı. Kopenhag Üniversitesi’nden Tina G. Jensen ve Kate Östergaard, İslamiyet’i kabul eden 300 genç arasında bir araştırma yaptı. Araştırma sonucu, ülkede, haftada 5 – 10 gencin Müslüman olduğu, son birkaç yılda Müslüman olan Danimarkalı sayısının da 5 bini bulduğu anlaşıldı. “Danimarka’nın Geleceği: Her İki Kişiden Biri Müslüman” haberleri ile bu yükseliş Danimarka basını tarafından da ele alınmıştır.

İslam’ın yanlışlarını(!) ararken Müslüman oldu

Papaz asistanı Alman Haşim Jeansen, doğruyu bulma sürecini şu sözlerle anlattı: “Kız kardeşim bir Türkle evlendi ve Müslüman oldu. Kendisine İslam’ın doğru olmadığını söyledim. Bir kitapçıya gittim ve Almanca bir Kur’an aldım. Kur’an’ı okuyup kardeşime onun yanlışlarını göstermek istedim. Fakat daha 3 sayfa okumuşken Kur’an’ı çok sevdim. Sonra çok daha fazla okumaya başladım. İkilem içine düştüm. ‘Hıristiyan olarak mı kalmalıyım yoksa Müslüman mı olmalıyım?’ diye düşündüm. Bir süre sonra Papaz’a hangi dini seçmem gerektiğini sordum. ‘Tanrıya dua et, O sana cevabı verecektir’ dedi. Eve gidip dua ettim. Çok ağladım. Kur’an’dan bir sayfa açtım. Maide suresi geldi. “Papaz, öğretmen, din adamları, Kur’an’ı duydukları zaman, onu okudukları zaman kalplerinde kibir yoksa ağlayacaklardır ve bileceklerdir ki bu Allah’ın sözleri.” Bu benim için bir sinyaldi. O anda Müslüman olmaya karar verdim.”2
Bilim adamları İslam’ı tercih ediyorlar;

7 Japon Bilim Adamı Müslüman Oldu!

Japon Bilim adamları “İncir ve Zeytin” Kur’an’da belli bir sayıda geçiyor diye Müslüman oldu. Japonyalı bir araştırma grubu, kendilerinin şu anda elde ettikleri araştırmaların sonucunu Kur’an-ı Kerim’in önceden beyan ettiğini öğrenince Müslüman oldular.

Japonyalı bu grup bitkiler arasında, yaşlılık nedenlerini azaltan incir ve zeytinde bulunan madde hakkında araştırma yapmaya başladılar ve bu maddeyi Kur’an’ı Kerim’in “et-Tin ve ez-Zeytun” olarak adlandırdığı incir ve zeytinde buldular.
Araştırmalar sonucunda incir veya zeytinin yalnız başına insan sağlığı için yeterli olmadığı, doğru olanın ikisinin karıştırılması olduğu ortaya çıktı. Bu Japon bilim adamlarına göre en faydalı yöntem 1 incirle 7 zeytinin tüketilmesiydi.

Daha sonra Arabistanlı Taha İbrahim adındaki bir doktor, Kur’an’ı Kerim’de zeytin kelimesinin 6 defa sarih bir şekilde ve bir defada Mü’minun suresinde zımni olarak geçtiğini (yani toplam olarak 7 defa oluyor) incir kelimesinin ise 1 defa zikredildiğini anlayınca Kur’an’ı Kerim’den topladığı bütün bilgileri toplayıp Japonyalı araştırmacı gruba gönderdi. Bu bilim adamları bu bilgilerden emin olduktan sonra İslam dinine müşerref oldular.3

Bu araştırma sonuçlarına göre, Avrupa’da adına İslamofobi dedikleri olgunun niçin artış gösterdiği anlaşılmaktadır. Onlar İslamofobi ile İslam’ın Avrupa’daki hızını engellemek istediler ama “Onlar tuzak kuruyorlar Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.”4 ilahî düsturuyla planları aleyhlerine işleyerek toplumlarını İslam’a yönelttiler. Günden güne artan İslamî yöneliş karşısında panikleyen Avrupa ülkelerinin, bu realite karşısında çözüm üretememeleri ve eriyip gitmeleri kendilerini saldırgan bir yapıya dönüştürmektedir. İslam’ı araştıranlar çoğalıyor, Kur’an Avrupa’da müslüman ülkelerden daha fazla satılıyor. Beklenen oluyor; Avrupa kendi kendini imha ediyor. Avrupa zaten bir gün bitecekti. İşte o gün geliyor…

 

1-http://www.bendeyazarim.com/Yazar/News/16263/Islam-in-Avrupa-da-Onlenemeyen-Yukselisi-Serdar-USMAN
2-http://www.furkanhaber.net/islam-in-yanlislarini-ararken-musluman-oldu/4238/
3-http://www.furkanhaber.net/7-japon-bilim-adami-musluman-oldu/4576/
4- Enfal,30

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: İslam'da Muhalefet (Sayı 55)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

وَقْفُ الفُرْقَانِ لِلتَعْلِيْمِ وَالْعَمَلِ الْإِسْلَامِيِّ

تَأسَّسَ وَقْفُ الفُرْقَانِ بِتَارِيْخِ 22 / 11 / 1994 م ، وَاعْتِبَارَاً مِنْ تَأْسِيْسِه…