Anasayfa Bölümler Sayılar İslam'da Muhalefet (Sayı 55) Hocaefendi’den Sorulara Cevaplar

Hocaefendi’den Sorulara Cevaplar

15 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Siyasi partilerin metodlarının doğru olmadığını söylüyor ve “Peygamberlerin metodu bu değil” diyorsunuz. Ancak 15 yıl önce mi böyle bir metodun uygulanması daha kolaydı, şimdi mi? Siyasetten uzak durulsa böyle bir özgürlüğe kavuşabilir miydik? 

http://www.tvfurkan.com/parti-metodu-ile-muslumanlar-15-yil-oncesine-gore-daha-rahat-degiller-mi_c7084c9bd.html

Bu soru bana çok kez soruldu, yani “Müslümanlar başa gelmezse başkaları gelir” meselesi. Bununla bizi çok uzun yıllardır kandırıyorlar. Yaşı müsait olanlar hatırlarlar; zamanında Sovyetler Birliği varken bizi Nato’ya ve Kapitalist Blok’a dâhil etmek için Sovyetlerle tehdit ediyorlar ve Komünist rejim gelir diyorlardı. Böylelikle Amerika’ya yaklaşın diyorlardı. Aynı yöntem devam ediyor. Biz meseleye prensip açısından bakıyoruz, menfaat açısından değil!
Hiçbir Peygamber taviz vermedi, haramlara imza atmadı, La İlahe İllallah’ın dışında başka bir söylemle ortaya çıkmadı. Menfaatçilik yanlış bir bakış açısıdır. Doğru olan Peygamberlere teslimiyet ve onların izinden gitmektir.
Müslümanlar sistemin içine çekiliyor ve sistemin dışına çıkmadan çözüm aramaları isteniyor. Her renkte, her tonda 60 tane parti var ve hepsi sistemin içinde. Bize birini seçin diyorlar. Böylece sistemin içinde kalmamızı sağlıyorlar. Hangisini seçerseniz seçin sonuçta sistemi kabul etmiş oluyorsunuz. Sistemin içinde çözüm aradığınızı ilan etmiş oluyorsunuz. Hâlbuki sistemin içinde çözüm yok, çünkü sorunun kaynağı sistemin kendisi.
Bize gelen seçmen kâğıdında insanları seçiyoruz, sistemi değil. İslam mı gelsin, Demokrasi mi gelsin, Kapitalizm mi, Komünizm mi gelsin diye bir soru yok. Böyle bir seçim yok. Ahmet mi olsun, Mehmet mi olsun diyorlar. Gerçek seçim yaptırmıyorlar. Bunu sorsunlar, sabahın sekizinde seçim sandığının başında olurum.
Gelin önce insanı değiştirelim, toplumu değiştirelim. Allah Azze ve Celle bu işin kanununu açıklıyor ve Rad Suresi’nde şöyle buyuruyor: “Allah, bir topluluk kendini değiştirene kadar o toplumda olanı değiştirmez.” (Ra’d 11) Toplum değişecek, yani öncelikle nefislerini değiştirecekler, hakiki imana ulaşacaklar, Allah için mücadele edecekler işte o zaman Allah Azze ve Celle, o toplumun durumunu değiştirecek. Yani Rabbimiz, Belediye Başkanı’nı, Başbakanı ya da Cumhurbaşkanı’nı değiştirince değil, toplumu değiştirince diyor. Ama böyle bir çalışma yok ki! Herkes dört yılda bir oyunu veriyor, bununla da İslam gelsin istiyor.
Türkiye’de bir oyun oynanıyor. Bütün toplumu sistemin içine alabilmek için partiler kurduruluyor. Bazen solcusu, bazen sağcısı, bazen müslümanı iktidara getiriliyor. Herkes birkaç yıl böyle rahatlatılıyor ama bir şey değişmiyor. 60 yıldır bu kadar hükümet geldi geçti ne değişti? Hangi haram kalktı? Biz her seferinde İslam adına ‘inşallah bu hükümet daha iyi olacak’ diye ümit ediyoruz. Ama maalesef bir şey değişmiyor. Meseleye bir yönden bakmayalım. Birçok açıdan bakalım. Hepsinden önemlisi akıl yürütmeden evvel Kur’an ve Sünnet’e teslimiyeti öğrenelim. Teslimiyeti öğrenirsek Allah bize yardım edecektir.

AKP sayesinde her yerde rahat bir şekilde konferans ve ders yaptığınız halde neden onu desteklemiyorsunuz? 

http://www.tvfurkan.com/akp-sayesinde-rahat-rahat-heryerde-konferans-ve-ders-yaptiginiz-halde-neden-onu-desteklemiyorsunuz_75883d79c.html

Sorunun baş kısmında çok büyük bir hata var; “AKP sayesinde her yerde konferanslar yapıyorsunuz” denilmiş. Bakın kıymetli kardeşlerim bu söz:
1) Allah’ın hakkını inkârdır. Bütün gelişmeleri AKP’ye bağlamak Allah’ın hakkını inkârdır. Kalpleri değiştiren Allah’tır Başbakan değil.
2) Bu şehitlerin hakkını inkârdır, 1900’lerden beri milyonlarca şehit verdik.
3) Allah için para vermiş milyonlarca insanın hakkını inkârdır.
4) Bu uğurda hizmet yapmış, koşturmuş, yorulmuş milyonlarca hizmet ehli insanın hakkını inkârdır.
5) On binlerce hocanın hakkını inkârdır.
6) Ayrıca bu cehalettir, dünyayı bilmemektir. Tek Türkiye’de mi gelişme var? Dünyanın her tarafında İslami gelişmeler, uyanışlar var. Orda da mı AKP var?
7) Bu yine cehalettir, böyle konuşanlar tarihi de bilmiyorlar. Sen 9-10 yıldır mı bu faaliyetler var zannediyorsun?
Eğer bugün bu kadar hizmetler olmasaydı, bu kadar hocalar, cemaatler hizmet vermeseydi, İslami bir çalışma olmasaydı; Amerika ılımlı laikliğe razı olmazdı ve ılımlı İslam’ı desteklemezdi. Bu çalışmaları görünce, İslam Medeniyeti’nin kurulacağını anladı ve buna razı oldu, ılımlıları desteklemeye başladı. Bu çalışmalar Amerika’yı, bazı siyasileri desteklemeye mecbur etti. Biz bir partiden değiliz, biz sadece İslam’ı anlatıyoruz. Asıl bizim İslam’ı anlatmamız ve meydana getirdiğimiz atmosfer AKP’ye yaramıştır.
Peki, AKP’nin hiç mi faydası olmamıştır? Mutlaka olmuştur. Nankör olmak kötü bir şey.
Kıymetli Kardeşlerim! Faydacı bir mantıkla bakmak Müslümanca bir bakış değildir. Böyle bir yaklaşım menfaatçiliktir. İçkinin de faydası var ama onda faydaya bakılmaz. Yapılanlar doğru mu değil mi ona bakmak lazım. Peygamberler böyle bir yolla çalıştı mı çalışmadı mı buna bakmak lazım. Bu kolay yollar; şatafatlı, şanlı şöhretli, makamlı, paralı yollar yüzünden insanlar gerçek bir İslamî harekete katılmıyorlar. Bu, İslamî hareketin önünde engeldir, bu da bir zarardır.
Kıymetli Kardeşlerim; biz bütün Müslümanları seviyoruz ancak peygamberlerin metoduyla hareket edelim diyoruz. Hiçbir peygamber yalan söylemedi, harama imza atmadı, taviz vermedi, onlardan gibi görünmedi, önce zirveye çıkayım sonra halk tabanına doğru faaliyet yaparım demedi. Bütün peygamberler halkın arasında faaliyet yaptılar ve aşağıdan yukarı doğru çıktılar. İnsanlar hiçbir peygambere ‘Sen bizi aldattın’ diyemediler. Biz Peygamberî bir hareket modeliyle çalışalım diyoruz.
Söyler misiniz; o koltukta oturduğunuz sürece harama imza atmanız gerekmiyor mu? Başbakan veya yardımcıları faizli bankalara imza atmayacak mı? İncirlik’ten Amerikan askerlerine yüz binlerce ton mühimmat yardım gitti. (Amerika’nın resmi açıklaması) Başbakan bunları imzalamadı mı? Soruyorum; Peygamberimiz olsa onu imzalar mıydı? Benim dediğim bu. Peygamberim yapmazsa ben de yapmam.

Müslümanlar 13 yıldır iktidarda oldukları halde, neden hiçbir haram kaldırılamadı? 

http://www.tvfurkan.com/muslumanlar-13-yildir-iktidarda-olduklari-halde-neden-hicbir-haram-kaldirilamadigi-gibi-azaltilamadi-ve-neden-tevhidi-hoca-ve-cemaatlere-baski-basladi_5270996d1.html

Her zaman söylediğim gibi haramların azalmadığı bir gerçek. Belki daha zamanı gelmedi gibi düşünüyor olabilirler. Ama herhangi bir başlangıç da görmüyoruz. Elbette birtakım hayırlı hizmetler var ama haramların kaldırılması için bir mücadele görmüyoruz. Mesela; sarayla ilgili bunca insanın itirazı var, insanların itirazına göğüs geriliyor ve yapılması gerekiyor deniliyor, yapılıyor. Aynı şekilde iç güvenlik yasa tasarısı ile ilgili milyonların hatta hükümetle aynı düşünen, aynı partiden olanların bile itirazları var. Bütün bu itirazlara göğüs geriliyor, illa da bu yasa tasarısı kanunlaşacak deniyor. Demek ki bazı meselelerde toplumun büyük bir ekseriyetine rağmen bunların hepsi göğüslenebiliyor ve yapılmak istenilen yapılıyor.
Şu memlekette birtakım haramların yasaklanmasına Müslüman milletimizin birçoğu ‘evet’ der. Bazı şeyler için riski göz alıyorsunuz, karşı koyuyorsunuz her şeye rağmen yapacağız diyorsunuz, o halde haramlarla da biraz mücadele edin. Parlamentoda yasa tasarısı için birbirinize giriyor, kavga ediyorsunuz, bir de Allah için kavga edin, iki tane haramı yasaklayın da millet sizi alkışlasın. Başörtüsü sorununu hallettiniz, kötü mü oldu? Bakın bir şey de yapamadılar. Eğer gerçekten bir şeyler yapılacaksa bu iş mücadelesiz olmaz. Şimdiye kadar hükümetten böyle bir şey görmedik, inşallah bundan sonra bir takım şeyleri göze alırlar da biraz daha hayırlı adımlar atılır.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: İslam'da Muhalefet (Sayı 55)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

وَقْفُ الفُرْقَانِ لِلتَعْلِيْمِ وَالْعَمَلِ الْإِسْلَامِيِّ

تَأسَّسَ وَقْفُ الفُرْقَانِ بِتَارِيْخِ 22 / 11 / 1994 م ، وَاعْتِبَارَاً مِنْ تَأْسِيْسِه…