Anasayfa Bölümler Alıntı Yazılar Hangi Ara Böyle Olduk!

Hangi Ara Böyle Olduk!

5 dakika ortalama okuma süresi
0
0

“Seyahat edin ki, sıhhat bulasınız” şeklinde halk arasında da sıkça kullanılan bir hadis vardır.1 Şimdilerde bu hadisin Müslümanların hayatına yansıması epey farklı şekillerde oluyor:

-Seyahat et ki, fotoğrafını çekesin!

-Seyahat et ki, Facebook’tan konum güncellemesi yapasın!

-Seyahat et ki, Instagram’da resim paylaşasın!

-Seyahat et ki, yediğin içtiğin sofranı WhatsApp gruplarına atasın!

-Seyahat et ki, en abartılı duygu ve hislerini duyurasın!

Ve daha neler neler… Allah aşkına söyler misiniz, hangi ara bu kadar gösteriş meraklısı olduk? Hangi ara, kendimizden başkasını düşünmez olduk? Hangi ara, kendimizi insanların gözüne gözüne sokmak için uğraşır, didinir olduk? Bundan 50 yıl önce bir adam yediğini içtiğini anlatacak, resimlerini paylaşıp gösterecek olsa, milletin maskarası olur, dillere düşerdi. Ne görmemişliği kalırdı ne had bilmezliği, ne düşüncesizliği ne de patavatsızlığı… Hepimiz aynı olduğumuz için bu rezilliğimiz göze batmıyor, farkında mısınız? Göre göre alıştık artık. Önceleri garipserken, az biraz tuhaf gelirken, şimdi kendimizi aynı şeyleri yaparken bulduk.. Beğenildikçe de doğru istikamette olduğumuzu sandık. Merak ediyorum, paylaştığı fotoğrafın onca arkadaşı veya takipçisi tarafından nasıl bir hisle görüleceğini düşünüyor mu o kişi? Çocuklarının birbirinden tatlı hallerini paylaşırken, yıllardır çocuğu olmayanları, çocuğu engelli olanları, daha 2 yıl önce yavrusunu kaybeden o anneyi düşünüyor mu? Yediğini, içtiğini, gezdiğini, dolaştığını paylaşırken, maddi imkânsızlıkları yüzünden onları yapamayan veya gurbette olan kardeşlerini düşünüyor mu? Etmeyelim, eylemeyelim arkadaşlar. Bizim yüzümüzden bir garibin, bir imkânsızın gönlüne bir iştah düşse, kalbine bir hasret çökse, hayıflansa, yakınsa, halinden şikâyetçi olsa, bize bakıp da hayatından mutsuz olsa, eşini yetersiz bulsa, çocuğunu ötelese nasıl hesabını veririz bütün bunların? Rabbimiz “…Onların yaptıkları her işi ve bıraktıkları her izi/tesiri yazarız”2 buyuruyor. Anlattıklarımızın, paylaştıklarımızın ve gösterdiklerimizin, sosyal medyadaki etkileşimlerinden daha çok kalplerde bıraktığı izleri ve tesirleri düşünmek zorundayız. Yoksa işimiz zor! Güllük gülistanlık bir dünya mı burası? Etrafımızda onca savaş mağduru var görmüyoruz, peki gözümüzün önündeki kardeşlerimizi de görmeyecek kadar kör müyüz?

1- İmam Ahmed bin Hanbel ve başka birkaç imamın daha rivayet ettiği bu hadis, muhaddisler tarafından “zayıf” bulunmuştur. 2- Yasin, 12

http://www.furkanhaber.net/sosyal-medya-utancimiz/3760/

Ummu Reyhane 1] İmam Ahmed bin Hanbel ve başka birkaç imamın daha rivayet ettiği bu hadis, muhaddisler tarafından “zayıf” bulunmuştur. Musumananneler.net

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Alıntı Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

İslami Davette Sabır ve Devamlılık | Sayı 77

İslami davet, pes etmeyi, umutsuzluğu kabul etmeyen, sabırsızlığın yakışmadığı, gayretin v…