Anasayfa Bölümler Sayılar Gençlik ve Eğitim (Sayı 3) Gençliğin İçler Acısı Durumu (Sayı 3)

Gençliğin İçler Acısı Durumu (Sayı 3)

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Dünya insanlığı, batı medeniyetinin etkisine girmesiyle beraber içinden çıkılmaz bir bunalım ve yozlaşmayla karşı karşıya kaldı. Bundan en ciddi şekilde etkilenen genç nüfus, nefsinin esiri olarak bir girdabın içinde bocalamaktadır.

Gençlerin içler acısı halini bu sayfamızda anket, istatistikler ve bazı haberler ile gözler önüne sermeye çalışacağız.

İşte o gençlerden 17 yaşındaki birisinin kendi ağzından sözleri:

“Annem, babam bana maddî olarak her şeyi sağladılar. Hatta babamın arabasıyla istediğim zaman çıkma hakkım bile var ama bu yeterli değil. Alabildiğine bağımsız yaşamak istiyorum. Hayatta hiçbir şey bana mutluluk vermiyor. Dünyadaki her şey çok maddî ve adi, hayatta hiç zevkim kalmadı. Arabayla hızlı gitmek bana haz veriyor. Gelecek için hiç ümitli değilim. Hayat bana ne verecek? Zaten bence hayat otuz yaşında biter. Ancak büyük maddî imkânlar bana mutluluk verebilir. Hiç kanaatkâr değilim. Şimdilik tek amacım çok lüks bir arabam olması. Arkadaşlarla değişik şekillerde vakit geçiriyoruz. Tabii, içki de var. Kendimi bir boşlukta hissediyorum. Sıkıldığım zamanlar sırf kendimi aldatmak için arkadaşlarla birlikte oluyoruz. Babamdan ve annemden aldığım para yetersiz kalırsa ya da para çalamazsam, çaldıklarımı satamazsam, hem para bulmak, hem de serüven yaşamak için kalabalık mağazalarda, süpermarketlerde alış veriş yapanların çantasından cüzdan yürütüyoruz…”

Ülkemizde suçların yaklaşık olarak yarısını, 25 yaşın altındaki çocuklar ve gençler işlemekte. İleri yaşlarda suç işleyenlerin de yüzde doksanının çocukluk ve gençlik çağında suç işledikleri saptanmış bir gerçek.

Türkiye genelinde UPSAM tarafından liseli gençlere yapılan bir anket ten çıkan sonuçlar şöyle:

Lise çağındaki gençlerin %22’sinin anne ve babası ayrı yaşıyor

Gençlerin %26’sından fazlası bir çeteye üye

Liseye giden kızlarda dahil her üç gençten birisi günde 1 paket ve daha fazla sigara içiyor

%66’sı hayatında bir kez de olsa alkol kullanmış.

Uyuşturucu kullananların oranı %26

%11’i intihar etmeyi denemiş

%80’i uzun zamandır hiç kitap okumamış.

Türkiye’de durum böyleyken dünya daha vahim bir durumda. İşte bazı örnekler:

Amerikalı 21 yaşında bir genç 77 yaşındaki ninesiyle evlendi ve nikâhları Los Angeles yakınlarındaki bir kilisede kıyıldı.

ABD’nin Kaliforniya’da bulunan Los Angeles üniversitesinin her iki cins üzerinde, sadece üniversitede yaptığı istatistikte cinsel hastalık oranı %84 olarak ortaya çıktı.

1940’larda Amerika’da gençlerden zührevi hastalıklara yakalananların oranı, %90’dır. Ayrıca %60 kadarı da bel soğukluğuna yakalanmıştır.

1962 yılında Kennedy şöyle bir açıklama yaptı: Bu gün askere çağrılanların %87,5’ini oluşturan gençler askerliğe elverişli değil. Çünkü içine düştükleri şehvet çukuru onların tıbbi ve ruhsal açıdan askerliğe elverişli olmadıklarını göstermektedir.

1940’lı yıllarda Amerika’da alkol kullananların oranı %42 idi, bugünkü araştırmalarda ise bu rakam %50,9. Yani Amerika’da 150 Milyondan fazla kişi çok miktarda alkol tüketiyor.

Uyuşturucu kullananların sayısı Amerika’da 1948’de %49’a varmaktadır. Bugün nüfus büyük oranda artmasına rağmen Uyuşturucu kullananların sayısı neredeyse aynı orandadır ve bu, nüfusa oranla yaklaşık 150 milyon kişinin hayatında bir kez olsun uyuşturucu kullandığını göstermektedir.

ABD’de akıl hastalarının sayısı 750.000 idi. Bu sayı tüm hastaların %55’ini tutmakta idi. Bugün resmi rakamlara göre Amerikan halkının %25’inde çeşitli akıl hastalıkları mevcut. Amerikan nüfusuna oranla bu, 75 Milyon kişinin bir şekilde akıl hastalığına tutulmuş durumda olduğunu gösteriyor.

Bu oran İsveç’te akıl hastaları, sinirsel hastalıklar ve ruh hastalıkları olarak %25’e varmaktadır. Devlet her yıl, bunların tedavisi için bütçenin %30’unu harcamaktadır. Akıl hastalarının oranı Avustralya’da ise nüfusun %45’ini kapsıyor.

Londra mahkemelerinin sadece birinde, bir veya bir buçuk dakika gibi kısa bir zaman içinde verilmiş yüz on beş boşanma kararının hepsi, çocuk yapmayan karı – kocalar hakkındadır.

Gerçek şudur ki; boşanmak isteyen karı kocaların üçte ikisini hiç çocuk yapmayanlar, beşte birini de birden fazla çocuk yapmayanlar teşkil etmektedir.

1914 yılında İngiltere’de 826 boşanma olayı görülmüştür. Bu rakam hızla artarak 1947 yılında 60.754’e çıkmıştır. Bu rakam 2000 yılında 140.000’e ulaşmıştır. Aynı hızlı artış Kanada ve Avustralya için de geçerlidir.

Bugün Amerika’da evlenenlerin yarısı boşanmıştır yani yapılan her iki evlilikten birisi boşanmayla sonuçlanmaktadır.

Türkiye’de boşanma rakamı 2001 yılında 91.994 iken 2009 yılında bu rakam 114.162’ye çıkmıştır. Bu rakam o yıl evlenenlerin %19,3’üne denk gelmektedir.

Türkiye’de boşanmaların %42,6’sı evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmektedir.

Şu anda dünyada eşcinsel evliliklerin gerçekleştiği ya da escinsel birlikteliğin serbest olduğu ülkeler şöyle: Belçika, Portekiz, İzlanda, Hollanda, Norveç, İsveç, İspanya, Kanada, Amerika yani kısacası batı medeniyeti.

İşte gençliğin halini gösteren bazı haber örnekleri:

“Taksici sevgilisiyle birlikte öldürdüğü annesinin cesedini tiner döküp yakan 16 yaşındaki genç kızın ifadesi tüyler ürpetti. Genç kız, annesinin sevgilisinin kendisine tecavüz ettiğini, buna ses çıkarmadığı için de annesini öldürdüğünü söyledi.”

“ABD’de bir piknik alanında 10 genç, bir kıza tecavüz etti. İki buçuk saat süren olayda çevreden geçen 25 kişiden hiçbiri yardım etmedi, hatta bazıları fotoğraf çekti ve failleri teşvik etti”

“ABD’de Frayser Lisesi’nde, eğitim gören, yaşları 13 ile 17 arasında değişen kız öğrencilerden yüzde 26’sının hamile olduğu yada bu eğitim yılı içinde doğum yapmış oldukları belirtildi. Bu Lisede, her dört kız öğrenciden birisi hamile yada anne”

“Reşit olmayan yaşta hamilelik, dünyada en çok ABD’de yaşanıyor. ABD’de her üç genç kızdan biri, 20 yaşına varmadan hamile kalıyor. Ülkede, bir yılda yaşları 13 ile 19 arasında değişen 750 bin genç kız hamile kalıyor. Bu hamileliklerden yüzde 80’inin istenmeyen, yüzde 81’inin de evlilik dışı ilişkilerden kaynaklanan hamilelikler olduğu belirtiliyor.”

“Adana’da Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) girmesini istemeyen annesini uyurken tabancayla öldüren 11 yaşındaki kız çocuğu cinayetin işlendiği gün, polis tarafından SBS sınavına götürüldü.”

İçinde bulunduğumuz bu kötü halden kurtulmanın tek çaresi bu bozuk medeniyetin peşini bırakmak ve kendi medeniyetimize dönmektir.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Gençlik ve Eğitim (Sayı 3)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Nefislere Nasihat | Sayı 79

Tamahkâr, aç gözlü olma, kalbin katı ve kara olur. Çok mal artırmak için kendini küçük düş…