Anasayfa Bölümler Bilim ve Tefekkür Gelin Tefekkür Edelim (Sayı 23)

Gelin Tefekkür Edelim (Sayı 23)

11 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Bazı insanlar yıllarca ibadet etmelerine rağmen kalplerine Allah sevgisi bir türlü girememektedir. Çünkü bunlar Allah’ın sanatını görmek için kâinata hikmet nazarıyla hiç bakmamaktadırlar. Rabbimiz yaratmış olduğu varlıklarda varlığını ve yüceliğini o kadar açık göstermiştir ki; âdeta bir tek zatını gizlemiştir. Yaratılmış olan her şey Rabbimizi işaret etmektedir. Hayvanlar ve insanlar âleminde bizleri tefekküre sürükleyen, Rabbimizin yüceliğini gösteren oldukça ilginç durumlar vardır.

İnsana Sabrı Gösteren Bitki: Bambu

Bambu; büyümesi enteresan bir bitkidir: Önce tohum ekilir sonra bu tohum sulanıp gübrelenir. Birinci yıl, tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu tohumu ikinci yılda da filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda da bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum yine filiz vermez. Bu konuda tecrübe sahibi olan Çinliler, büyük bir sabırla beşinci yılda da tohuma su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu tohumu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede bambunun boyu yaklaşık 27 metreye ulaşır.

Acaba bambu 27 metre boya altı haftada mı, yoksa beş yılda mı ulaştı? Bu sorunun cevabı tabi ki beş yıldır. Büyük bir sabır ve ısrarla tohum beş yıl boyunca sulanıp gübrelenmeseydi, bitkinin gelişmesinden söz edilebilir miydi? Edilemezdi.

İnsan yetiştirmekle uğraşanlar ve uzun yıllar emek verdiği halde bir sonuç elde edemediğini düşünenler, sabrı ve tahammülü bambu ağacından öğrenmelidirler.

Vücudu Donmayan (Antifrizli) Hayvanlar

Antifrizli hayvanlar sadece balıklarla sınırlı değildir. Böcekler âleminden buzul yay kuyruklusu ve kar piresi çok düşük sıcaklıklarda bile hayatta kalabilen canlılardandır. Donma noktasının altındaki (0 °C) sıcaklık derecede birçok hayvan hareketsizleşir yahut ölür. Ancak buzul yay kuyruklusu, bu soğuklarda rahatlıkla hareket edebilir ve sıçrayabilir. Bu dayanıklılıklarının biyolojik sebebi, vücutlarındaki antifriz sistemidir. Hatta bazıları bir buzulun içerisinde hiçbir zarar görmeden üç yıl boyunca yaşayabilirler.

100 Derecelik Suya Dayanan Bombardıman Böceği

Allah-u Teâlâ her canlıya kendisini savunması için bir savunma mekanizması vermiştir. Bombardıman böceğinin savunma yöntemi diğer hayvanların savunmasına hiç benzememektedir. Hayvan, düşman saldırısına uğradığı anda, vücudunun alt tarafında birbirinden ayrı iki bölmede depolanan iki kimyasal maddeyi (hidrojen peroksit ve hidrokinon) ‘yakma odası’ olarak adlandırılan özel bir bölmede birleştirir. Aynı anda bu ‘yakma odası’nın duvarlarından salgılanan özel bir katalizör maddenin hızlandırıcı etkisiyle, karışım 100 °C’lik korkunç bir kimyasal silaha dönüşür. Basınçla fışkırtılan bu çok sıcak kimyasal maddeyle haşlanan düşman ise, paniğe kapılarak hazırlandığı avdan vazgeçer.

Hem vücudu donmayan hayvanları hem de savunma için 100 derecelik kaynar suya sahip canlıları yaratan Rabbimiz, insana her türlü varlığı yaratabileceğini göstermektedir. Bunlar Allah’ın sonsuz ve akıl almayan yaratma sanatını ortaya koymaktadır.

Özel Donanımlara Sahip Olan Hayvan: Deve

Rabbimiz o kadar çeşitli ve değişik özelliklere sahip hayvanlar yaratmıştır ki, insan bunlara baktığı zaman ‘Subhanallah’ demekten kendisini alıkoyamıyor. Yüce Rabbimiz Gaşiye suresinde: “Bakmıyorlar mı o develere nasıl yaratılmış?”1 buyurarak, develerin çok farklı özelliklere sahip olarak yaratıldıklarına dikkat çekmektedir.

Deve Hörgücü: Yaygın inanışın aksine, develerin hörgüçlerinde su depolanmaz. Hörgüçler yağ ile doludur ve devenin besine ihtiyaç duymadan bir ay yolculuk yapabilmesine imkân sağlar. Hörgüçler boşaldıkları zaman küçülür ve devenin yanına sarkarlar. Bir yağ yığıntısı şeklindeki hörgüç, devenin kıtlık anında periyodik olarak beslenmesini sağlar. Hayvan bu sayede 3 hafta su içmeden yaşayabilir. Bu sırada vücut ağırlığının %33’ünü kaybeder fakat bir şey olmaz. Aynı koşullar altında insan, vücut ağırlığının sadece %8’ini kaybeder ve 36 saat içinde vücut suyunu tamamen yitirerek ölür.

Vücut Sıcaklığı: Dışarısının sıcaklığı daha fazla olduğunda, çoğu memeli hayvanlar soğumak için terlerler. Fakat develer terlemezler. Bunun yerine vücut sıcaklıklarını, normal vücut sıcaklıklarının 11 derece üstüne kadar artırırlar. Bu sebeple vücutlarındaki suyu daha uzun süre muhafaza edebilirler.

Çöl develeri 70°C’lik sıcaklıktan etkilenmezken, çift hörgüçlü develer sıfırın altında 52 derecelik soğuklarda yaşayabilmektedirler. Bu tip develer, 4.000 metrelik yüksek yaylalarda bile hayatlarını sürdürebilmektedirler.

Develer 10 dakikada ağırlıklarının üçte biri oranında su içerler. Bu miktar kimi zaman 130 litreyi bulabilmektedir. Bunun yanısıra deve, insana oranla 100 kat daha geniş alanı kaplayan bir burun mukozasına sahiptir. Hayvan, çok büyük ve kıvrımlı burun mukozası sayesinde havadaki nemin %66’sını tutabilmektedir.

Allah deveye açlık ve susuzluğa dayanacak olağanüstü dayanma yeteneği vermiştir. Deve, 50°C sıcaklıkta 8 gün aç-susuz kalabilir. Bu süre içinde toplam ağırlığının %22’sini kaybeder. İnsan vücudunda bulunan suyun %12’sini kaybettiğinde ölürken deve, vücudundaki suyun %40’ını kaybettiği halde ölmez.

İnsan bunları düşündüğü zaman; Rabbinin ne kadar harika, ne kadar değişik ve ne kadar çeşitli yarattığını tefekkür ederek Yaratıcısına hayran oluyor…Rabbim hepimize hakkıyla tefekkür edebilmeyi nasip eylesin. Allah’a emanet olun…

1-Gaşiye, 17

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Tefekkür Bölümü
Kategoriden Daha Fazla: Bilim ve Tefekkür

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Bozulan Dünya Dengesi ve Küresel Isınma (Sayı 29)

Önce arzı (atmosferi ile beraber) yaratıp sonra bizleri bu dünyaya gönderen Rabbimiz hem a…