Anasayfa Bölümler Alıntı Yazılar Erdoğan Sayesinde Kendimi Çok İyi Hissediyorum (Sayı 6)

Erdoğan Sayesinde Kendimi Çok İyi Hissediyorum (Sayı 6)

4 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet rejimi fena halde tıkanmıştı. Düzen inançlı insanlara nasıl yaklaşması gerektiğini bilemiyordu ve bilemediği için de inançlı insanları düşman olarak görebiliyordu.

Cumhuriyet rejiminin laikliği yeniden tanımlamasına ve inançlı insanlarla uyumlu yaşamaya başlamasına ihtiyacı vardı.

Dünyanın da böyle bir dönüşümü görmesi zamanı gelmişti ve eğer Türkiye bunu kendi içinde başarabilirse dünyada lider ülke olabilirdi.

Türkiye’nin çok ihtiyacı olduğu bu dönüşüm yapılmadığı takdirde artık tıkanmış olan cumhuriyet rejimi kesin çökecekti. Bir “Türk baharı” da yaşanabilirdi.

Rejimin savunucusu olduklarını sanan bazı Ergenekon zihniyetliler ve CHP bu sistemin artık kendilerini de sürükleyerek çökmekte olduğunu göremiyorlardı. Tehlikenin farkında değildiler.

Sistemin kendisini inançlı insanlara acilen açma ihtiyacı vardı ama buna rağmen sistem hâlâ daha inançlı insanları düşman olarak görüp başı örtülü kadınlarla mücadele ediyordu. Sistemi koruduğunu sananlar yüzünden sistemin çöküşü hızlanıyordu. Sistem bir anlamda intihar etmekteydi.

AKP, Cumhuriyeti Kurtardı

Eğer AKP iktidara gelmeseydi Türkiye’de büyük bir çöküş yaşanacaktı. Düşmanları tarafından cumhuriyet düşmanı olarak damgalanan AKP aslında cumhuriyetin tek kurtarıcısıydı çünkü AKP sayesinde sistem kesin çöküşten kurtulmuş yeniden hayatiyet kazanmıştı. Sistemi inançlı insanlarla barıştıran AKP büyük bir devrim gerçekleştirmişti.

Laikliğin de yeniden tanımlanması gerekiyordu. Aslında o tanımın cumhuriyetin ilk yıllarında yapılması lazımdı ama bu başarılamadı. İnsanların inançlarını nasıl yaşayacaklarını emreden laik sistemden çıkılıp bireyin inancı ile devlet işini kesin ayıran ve her inancın yaşanış biçimini serbest bırakan ve her türlü ibadeti koruyup kollayan laik devlet anlayışına geçilecekti. Bu, Atatürk’ün kurduğu ve artık tıkanmış olan sistemin de restore edilmesi anlamına geliyordu.

Bütün bunları başaran ve kendi sistemini düzelten bir Türkiye, dünyada lider ülke olabilirdi. Çünkü bütün dünya bu dönüşümü başaracak bir ülkeyi model olarak beklemekteydi.(Habertürk 19 Eylül 2011)-Serdar TURGUT

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
  • Zalimlerin Sonu | Sayı 86

    İnsanoğlu, “en güzel surette” yaratılmış olan mahlûk... Gözleri, yüzün ön kısmına mütenasi…
  • Yönetimde İslam Adaleti | Sayı 86

    İslam adaleti öyle bir adalettir ki dünya üzerinde hiçbir yasa ya da devlet bu denli yüce,…
  • Kuran’ın Gölgesinde İmtihan | Sayı 83

    “İnsanlar sırf ‘inandık’ demekle; hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi…
  • Onlar İçin Biz Yoktuk | Sayı 81

    Batı medeniyetini medeniyet zannedenler, demokrasi yalanlarıyla büyüyenler, Müslüman karde…
  • Şahsiyet Nedir? | Sayı 75

    Şahsiyet yani kişilik kavramını bir tek tanım ile ortaya koymak pek mümkün değildir. Çünkü…
  • İktisadi Kuşatma Ve İlişkilerin Kesilmesi | Sayı 73

    Peygamberimizin en büyük destekçisi olan Ebu Talip, O’nu yolundan ve davasından döndürmek …
Kategoriden Daha Fazla: Alıntı Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

الأدلةُ على أنّ القرآنَ كلامُ اللهِ | Sayı 86

الحمدُ للهِ المرسلِ لكتابِه المليءِ بالمعجزات ، الدالِ على طريقِ الهدايةِ ، المقويِّ لإيما…