Anasayfa Bölümler Bilim ve Tefekkür Eklemler Yüce Allah’ı Hatırlatıyor (Sayı 38)

Eklemler Yüce Allah’ı Hatırlatıyor (Sayı 38)

16 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Atılmış bir damla sudan yaratılan insan vücudu harika ölçülerle inşaa edilmiştir. Vücudumuzda bulunan organlarda, dokularda, hücrelerde, kısaca her zerrede yaratanın yüceliğine işaret eden birçok delil mevcuttur. Allah’ın mükemmel yaratışına, ilminin sınırsızlığına ve rahmetine bir misalde eklemlerdir. Eklemler; kemiklerin birbirine bağlandığı yerlerdir. Kemikler tek başlarına eğilip bükülmezler, hareket edemezler. Kemiklerin hareket etmesi için eklemlere, eklem boşluğuna ve eklem sıvısına ihtiyaç vardır. Kapıların pencerelerin hareket edebilmesi için nasıl menteşelere ihtiyaç varsa kemiklerinde hareketi ancak eklemlerle mümkündür.
Eklemler olmasaydı vücudumuz sabit duran hareketsiz bir kemik yığınına dönüşürdü. Eklemler olmasaydı el parmaklarını kullanamaz, kalem tutamaz, eşyaları kavrayamazdık, sırtımızda bulunan omurgalarımız sabit olur eğilemezdik, kollarımızı bükemez ellerimizle başımızı dahi kaşıyamazdık. Ayak ve diz eklemleri olmasaydı adım atamazdık, yürüyemezdik ve koşamazdık. Eklemler olmasaydı başımızı sağa sola çeviremezdik, eklemler olmasaydı ömür boyu ya ayakta dimdik kalmak veya yere düz bir şekilde uzanmak zorunda kalırdık…
Eklemlerin hepsi aynı türden değildir. Eklemler özelliklerine göre ‘oynar eklemler’, ‘yarı oynar eklemler’ ve ‘oynamaz eklemler’ olarak üçe ayrılır.
Oynar eklemler kollar, bacaklar, bilekler, omuzlar, gibi vücudun en çok hareket ettirilen kısımlarında bulunur. Çok yönlü hareket ederler. Eklemlerde iki kemik arasında bağlantının tam olması için kemiklerden birinin ucu tümsek diğerinin ucu ise çukurdur, kemik uçları sürtünmesin ve kırılmasın diye kaygan ve yumuşak bir maddeyle örtülüdür, ayrıca eklem sıvısı dediğimiz özel bir sıvıyla koruma altına alınmıştır. Eklemlerde her iki kemik eklem bağlarıyla birbirine bağlanarak birbirinden ayrılması engellenmiştir. Bütün bunlar bizlere Rabbimizin, “insanı en güzel surette yarattık” ayetini görüntülerle tefekkür imkânı sunmaktadır.
Yarı oynar eklemler ise tam oynamayan, yarı oynar durumda olan eklemlerdir. Bel, sırt ve boyun bölgesinde bulunurlar. Omurgamızdaki eklemler yarı oynar eklemlerdir, omurga omur adı verilen 33 kısa kemiğin üst üste dizilmesiyle oluşur. Omurgadaki (sakrum hariç) bu eklemlerin tam oynamaması haşa bir yaratılış hatası değil, yaratanın harika bir ölçü ile kulunu korumak istemesindendir. Eğer bel sırt ve boyun bölgesi tam oynar olsaydı, vücut dik duramaz omurgada bulunan sinirler her harekette zarar görür insan daha bebekken felç kalabilirdi. Eğer omurgamız yarı oynar değilde oynamaz olsaydı vücudumuz esnekliğini kaybeder bel bölgemiz beton gibi olur eğilemezdik ve ağır birşey kaldırdığımızda belimiz esnek olmadığı için kırılabilirdi.
Oynamaz eklemler ise hiç oynamaz, hareket etmezler. Çünkü bu kemikler cok sıkı bir sekilde birbirine bağlanmıs, testere dişi gibi birbirine girmiş sağlam kemiklerdir. Özellikle kafatasında, kalça kemiğinde ve leğen kemiğinde bulunur. Oynamaz eklemler Rabbimizin yüce sanatını bir kez daha ispat etmektedir. Çünkü kafatası oynar veya yarı oynar eklem olsaydı vücudun komutanı olan beyin için çok tehlikeli olurdu. Oynamaz eklem olması beyni dış tehlikelere karşı korumada mükemmel bir yaratılış harikasıdır. Ayrıca yenidoğan bebeklerde sütür(bıngıldak) dediğimiz bu eklem yerlerinin açık olması yine Allah’ın rahmetindendir. Yenidoğan bebeğin beyni büyüdüğü için bebeklik döneminde kafatasının büyümeyi engellemeyecek şekilde yaratılması Rabbimize şükretmemiz gereken ayrı bir nimettir.
Rahman Sûresi: O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
EKLEM SIVISI
Eklem sıvısı eklemlerde bulunan ve kemiklerin birbirine sürtünmesini önleyen bir sıvıdır. Basit bir kapı bile gıcırdamasın diye menteşeler belli aralıklarla yağlanır, arabaların ve birçok mekanik aletin aşınmaması için düzenli olarak yağlanması gerekir. Yağlanmazsa parçalar arası sürtünme olur ve kısa sürede kullanılmaz hale gelirler. Ama yaklaşık 70-80 sene hayat süren insanoğlu dışardan bakıma ve yağlanmaya ihtiyaç duymadan Allah’ın yarattığı mucizevî bir sıvıyla eklemleri aşınmadan ömür boyu yaşamını sürdürür. Eklem sıvısı kaygan bir sıvı olduğu için kıkırdakların ve kemiklerin aşınmasını engeller. Eklem sıvısı azalan veya sağlığına dikkat etmeyen bazı insanlarda eklem sıvısının azlığından kemiklerin birbirine sürtünmesi sonucu şiddetli ağrılar oluşur, ayrıca kireçlenme dediğimiz hareket kısıtlılığı eklem yerinde şişlik kızarıklık gibi durumlar ortaya çıkarabilir. Allah Celle Celâlühu eklem sıvısının içinde besleyici maddeler de yaratmıştır, bu şekilde kan dolaşımının olmadığı kıkırdakların beslenmesi sağlanır.
İbrahim Sûresi, 34: O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah’ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.
EKLEMLERDE ÇITLAMA SESLERİ NASIL MEYDANA GELİR? PARMAKLARI ÇITLATMAK DOĞRU MUDUR ?
Eklemlerimizde bazen çıtlama sesleri duyarız, bazende rahatlamak için parmaklarımızı kendimiz çıtlatırız. Eklem bölgesi gerildiği zaman ve eklem yerleri düzleştiğinde, eklem kapsülü gerilmekte ve içinde olan sıvının basıncı azalmaktadır, daha sonra sıvıda bulunan gaz kabarcıkları patlamaya başlar, bu sıvının içinde erimiş halde Oksijen, Nitrojen ve Karbondioksit gazları bulunur. İşte parmak çıtlaması olarak duyulan bu ses, gaz kabarcıklarının patlama sesidir. Bir defa çıtlatılan parmak aynı anda ikinci defa çıtlatılamaz, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içinde yeniden oluşması biraz zaman alır. Parmak çıtlatma her ne kadar insanı rahatlatıcı olsada ileri yaşlarda zararları olabilmektedir. Yaş ilerledikçe parmak çıtlatanlarda elle kavrama gücünün azaldığı görülmüştür. Aşırı ve zorlamayla çıtlatma durumunda eklem yerlerinde aşınma, gevşeme olabilmektedir. Bunlar dışında parmak çıtlatmanın ciddi bir zararı tespit edilememiştir.
Bir ömür sıhhatli yaşamak için eklemleri korumamız gerekmektedir. Eklemleri korumak için aşırı kilo almaktan kaçınmalıyız. Kilolu insanlarda dize binen yük artmakta ve eklemlere zarar vermektedir. Ayrıca ağır egzersizler, yüksekten atlama, ağrıya rağmen eklemlere yüklenme, kasların zayıflığı ve ağır yük kaldırma eklemlerde hasara neden olmaktadır. Kemik ve eklem sağlığı için özellikle 20’li yaşlara kadar bol bol yoğurt, süt, peynir tüketilmeli ve yeterli düzeyde D vitamini alınmış olmalıdır.
EKLEMLERDEN TEFEKKÜR TABLOLARI
Eklemlerden çene eklemi Allah’ın sanatının inceliğini görmemiz açısından incelenmesi gereken ayrı bir eklemdir. Kulağın ön kısmında bulunan bu eklem sayesinde yaptıklarımız hayret vericidir. İnsanın konuşabilmesi için bu eklem şarttır. Ayrıca yemek yemek, çiğnemek, çiğnediklerimizi yutmak ve kulak içi basıncı dengelemek gibi çene ekleminin birçok görevi vardır. İnsanoğlu hergün konuşmasında ve yemek esnasında sürekli bu eklemi kullandığı halde çene ekleminde bir sorunun olmaması; bakıma, yağlanmaya ihtiyaç duyulmaması Allah’ın mükemmel yarattığına, ilminin sınırsızlığına, ibadete layık olduğuna, en iyi bilenin O olduğuna ve dünyada da O’nun dediklerinin olması gerektiğine delildir.
Kolumuzu ise omuz eklemi sayesinde yukarı uzatma, geriye götürme, sırtımızı kaşıma yüzme vs. birçok harekette kullanırız. Boyunda bulunan eklemler sayesinde kafamızı sağa sola çevirme, omurgada bulunan eklemler sayesinde eğilme, kalça eklemi ve diz eklemi sayesinde oturma, el bileği ve parmak eklemleri sayesinde tutma, kavrama ve yazı yazma gibi çok önemli işlevler yaparız. Eklemsiz bir hayat çok zor olurdu. İnsan eklemsiz olsaydı ömrünü sabit bir yerde durarak geçiren bir ağaçtan farksız olurdu. Rabbim kendisini tanımayı, sanatını anlamayı, verdiği nimetlere şükretmeyi ve tefekkür ederek imanımızı arttırmayı hepimize nasip etsin. Allah’a emanet olun.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Hikmet Bozyel
Kategoriden Daha Fazla: Bilim ve Tefekkür

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Somon Balıkları | Sayı 66

Yeryüzünü ve gökyüzünü harikulade sanat eserleriyle süsleyen Allah Celle Celaluhu, Kur’an-…