Anasayfa Anasayfa Bu Sene Hedefimiz: Manevi Gelişim | Sayı 78

Bu Sene Hedefimiz: Manevi Gelişim | Sayı 78

12 dakika ortalama okuma süresi
0
0

İslam Medeniyetini kurmak ve beklenen Öncü Nesil’i yetiştirmek adına çilesine talip olduğumuz bu yolda ilerlerken, her yönümüzle kendimizi geliştirme çabasında olmalı ve davet çalışmaları yaparken karşılaşacağımız zorluklara karşı kendimizi hazırlamalıyız. Her sene belirlenen hedefler ile ilgili yaptığımız çalışmalarla bir yönümüzü daha güçlendiriyor ve geleceğe Allah’ın izniyle daha sağlam adım atmayı amaçlıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da senenin hedefine yönelik özel olarak hazırlanan ve düzenli olarak dergimizin sayfalarında yer alacak olan “Yılın Hedefi” bölümümüzde hedef konusunu farklı açılardan ele alarak sizlerle paylaşacağız.

2017-2018 yılının hedefini “Manevî Gelişim” olarak ilan eden Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi hedefimizin ehemmiyetine dair düşüncelerini bizlerle paylaştı. Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi:

“Bu seneyi manevî gelişim senesi ilan ettik. Çünkü maneviyat benzin gibidir, kullanıldıkça azalır hatta biter. Azaldıkça benzin almak gerekir. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Elbisenizin eskimesi gibi imanınız da eskir, onu tazeleyiniz” buyurduğunda sahabeden bazıları “Nasıl tazeleyelim ya Rasulallah” diye sordular. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “La ilahe İllallahı çok tekrarlayınız” cevabını verdi. Demek ki imanın tazelenmesinin yollarından biri de Allah’ı zikretmektir.

Maneviyatımızı güçlendirmemiz ve Allah’a yakınlaşmamız şarttır. Bizler uzun ve yokuş olan bir yolda ilerliyoruz. O halde sürekli benzin almak zorundayız. Nefislerimizi terbiye etmeli, birer ibadet insanına dönüşmeliyiz. Rabbini zikreden, Kur’an okuyan, nafile oruç tutan, teheccüd kılan, adım attığında, arabaya bindiğinde, eve girip çıktığında… Her zaman Allah’ı zikreden insanlara dönüşmeliyiz. Böyle olmayanlar ama bugün ama yarın dökülecektir. Önümüzde zorluklar, engeller var, uçurumlar, dikenler var. Yolumuz uzun ve zor bir yoldur. Rabbimizle diyaloğumuz zayıf olursa bu engellere ve zorluklara nasıl dayanabiliriz!

İlk ayetlerdeki emirler sahabilerin maneviyatını geliştirici ve Allah Azze ve Celle ile olan bağlarını kuvvetlendirici yöndeydi. Rabbimiz Müzzemmil Suresi’nde geceleyin kalkıp namaz kılmayı emredince kimileri altı-yedi saat kimileri dayanabildiği kadar namaz kılıyordu. Bu kadar uzun olması ise maneviyatı kuvvetlendirmek için bir müddet yoğun ibadet yapmak gereğinden kaynaklanıyordu. Allah Rasulü’nün talebeleri bu eğitimle sağlamlaştı. Ebu Bekirler, Aliler böyle yetiştiler…

Rabbiyle Diyaloğu Zayıf Olanın Nefesi Kısa Olur

Allah Azze ve Celle ile irtibatı kuvvetli olmayan, maneviyatını güçlendirici ibadetler yapmayan kişilerin maneviyatı zayıf olacaktır. Maneviyat zayıf olunca arzu ve istekler insana galip gelir. Mineral azlığından ağaçların yaprakları sararır ve sararan yapraklar dökülür. Tıpkı bunun gibi Müslümanlar da gerekli manevi vitaminleri almadıklarında manen sararır ve sonunda İslam’dan uzaklaşırlar. Manevî sararmayı önlemek maneviyatı güçlendirmekle mümkündür. Vitamin almazlarsa dal bile olsalar kururlar. Dal kurursa rüzgâr estiği zaman kırılır. Kırılan dal artık odundur, odun ise yakılır. Dal, ağacına bağlı oldukça meyve verir, meyve verdikçe kıymetlidir. Ağacından ayrıldığı zaman oduna dönüşür.

İslamî bir hareketin mensupları yalnız farz ibadetleri yapar; nafile namaz kılmaz, nafile oruç tutmaz, Kur’an okumaz, Allah’ı zikretmez, kâinat kitabına bakıp tefekkür etmezlerse maneviyatları her gün zayıflayacaktır. Böyleleri bir gün Allah yolunda bir musibete uğradıklarında ‘Eyvah! Nerden girdim bu işlerin içerisine’ diyecek ve pişmanlık duyacaklardır. ‘Eyvah’ dediklerinde ise tüm amelleri ziyan olacaktır.

Maneviyatı zayıf olanların davadaki ömürleri kısadır. Rabbiyle diyaloğu zayıf olanların nefesi de kısa olur. Maneviyat âleminden uzak yaşayanlar tembelleşirler. Aslında tembelliğin, görevden kaçmanın, cimriliğin, cesaretsizliğin perde arkasında maneviyat zayıflığı yatar. Maneviyat zayıf olunca nefis güçlenir. Maneviyatı zayıf olanlar kibirlenirler. Aslında şehvetleri azdıran ve maneviyatı zayıflatan laik düzenler içerisinde insanların maneviyatlarının zayıf olması normal bir durumdur. Maneviyatı güçlendirici önlemler alınmadıkça bu durum devam edecektir.

Maneviyat Yoğun İbadet ve Yoğun Hizmet Etmekle Elde Edilebilir

Yılımızın hedefini “manevî gelişim” olarak belirledik. Fakat manevî gelişimden kastımız; tamamen uzlete çekilip, diğer görevlerimizi ihmal etmek demek değildir. Bir taraftan faaliyetlerimize devam ederken diğer taraftan da maneviyatı kuvvetlendirici faaliyet ve ibadetlere ağırlık vermektir. Hizmetin içerisinde gerçekleşen manevî yükselme gerçekçi bir yükselmedir. Ruhbanlık ise yapaydır. Kenara çekilerek maneviyatlarını yükselttiğini zannedenler gündelik hayatın içinde eski hallerine dönerler. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ‘Benim ümmetimin ruhbanlığı cihaddır’ buyurarak cihad (Allah yolunda mücadele ve İslam’a hizmet) ederek ruhbanlardan daha fazla maneviyat kazanacağımızı ifade etmektedir. Adına hizmet dediğimiz faaliyetler aslında fiilî, kavlî, malî ya da ilmî cihaddır. Maneviyatımızı arttırmamız ve kilometre kilometre yükselmemiz cihad ile mümkündür. Sahabe cihad ederek yıldızlaştı.

Maneviyat Nasıl Arttırılır?

İnsan nefsi, sessizce köşelere çekilerek terbiye olamaz. Gerçek nefis terbiyesi cemaat içerisinde çalışarak, yorularak, uykusuz kalarak, malından vererek, korkulu anlar yaşayarak gerçekleşir. Cemaat halinde ibadetlere önem vererek gerçekleşir. İslam gerçek hayatın içinde mücadele ile nefisleri terbiye eder. İslam hayatın dışına çıkmadan hayatın içerisinde kalmak suretiyle takva olabileceğimizi bize öğretir. İslam mağaraya çekilmeyi yasaklar, camide halkın içinde itikâfı tavsiye eder.

Bizler de nafile ibadetler yaparak, Nebevî hareket metodu ile mücadele ederek, sahabilerin ve âlimlerin hayatlarını örnek alarak maneviyatımızı arttırabiliriz. Yeni hedefe doğru ilerlerken geçen yıllardaki hedeflerimizi unutmamalıyız. Mesela bir taraftan kendi maneviyatımızı geliştirirken diğer taraftan akraba ve arkadaşlarımızla ilgilenmeye ve ders yapmaya devam etmeliyiz.
Manevî gelişim senemizi Allah’ın yardımını daha çok celbetmek ve daha çok büyümek için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Unutmayalım ki maneviyatımız geliştikçe davamız ve cemaatimiz de gelişecek, maneviyatımız geriledikçe davamız ve cemaatimiz de gerileyecektir.”

Biz de Furkan Nesli Dergisi olarak ‘Manevî Gelişim’ senesinin hayırlı ve bereketli geçmesini, mazlum İslam ümmetinin kurtuluşu yolunda bir adım olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Anasayfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Characteristics Of The Leading Generation -1

Praise to Allah who created humanity and educated his servants with his rules. Peace be up…