Anasayfa Anasayfa BABANIN ÇOCUĞUNA DUASININ ÖNEMİ (Sayı 54)

BABANIN ÇOCUĞUNA DUASININ ÖNEMİ (Sayı 54)

6 dakika ortalama okuma süresi
1
0

Müslüman açısından dua; hayatımızı maddi ve manevi olarak, ahiretimizi ebedlere kadar şekillendiren çok önemli bir unsurdur. Babanın çocuklarına yaptığı duaları Allah reddetmez. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem; “Ben, babam İbrahim’in duasıyım1” buyuruyor. Hz. İbrahim ve oğlu İsmail, Kâbe’nin inşasını tamamladıktan sonra ellerini Dergâh-ı İlâhîye açarak yalvarıyor ve şöyle dua ediyorlardı: “Ey Rabbimiz! Neslimizden gelen Müslüman ümmet içinden bir Peygamber gönder. Ki o, onlara ayetlerini okusun, Kitabı ve hükümlerini öğretsin. Onları günahlardan temizlesin!2” Cenâb-ı Hak, yapılan bu samimi duayı cevapsız bırakmadı ve Hz. İsmail’in neslinden peygamberlerin reisi Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i gönderdi.

“Babanın çocuğuna duası, Peygamber’in ümmetine olan duası gibidir3” buyuran Efendimiz’in mübarek sözü ne kadar dikkat çekicidir. Efendimiz bir başka hadisinde ise şöyle buyurmaktadır: “Kabul olunacağından şüphe bulunmayan üç dua vardır: Babanın çocuğuna duası, misafirin duası, mazlumun duası.4” Bu üç sınıf kimselerin herhangi birine iyilik ve yardım edildiği zaman, bunların karşılık olarak edecekleri hayır dua Allah katında makbul olduğu gibi, bunlara yapılacak eziyet ve fenalık karşılığında edecekleri beddua da makbuldür. Allah, lehte ve aleyhte edecekleri duaları kabul buyurur. Çünkü bunların duaları duygulu bir kalbin ilticası ile olur. Diğer bir hadisi şerifte; “Babanın duası kabul makamına ulaşır5” buyrulmuştur. Ayet ve hadisler, anne babayı evlâtları için dua yapmaya özendiriyor, teşvik ediyor. Anne babanın evlâtları için dualarını, makbul duaların ilk sıralarına koyuyor. Başka bir hadiste Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem; “Kelime-i şehadet ve anne babanın evlâdına yaptığı dua hariç, her şey ile Allah arasında bir perde vardır6” buyurur.

Peygamberler de evlatlarına dualarda bulunmuştur. Kur’an buna çeşitli örnekler verir: Hazreti Lut Aleyhisselam’ın çocukları için şu duayı yapmıştır: “Rabbim, beni ve çoluk çocuğumu onların yapa geldikleri kötülüğün şerrinden koru!7” Hazreti İbrahim Aleyhisselam ise çocukları için şöyle dua etmiştir: “Ey Rabbim! Beni ve çocuklarımı namazı dosdoğru, gereği gibi kılan kimseler eyle!8” “Rabbimiz! Bizi ve çocuğumuzu Sana her şeyimizle teslim olmuş kullar eyle! Neslimizden Sana itaatkâr bir ümmet yarat.9” Hazreti Zekeriyya’nın çocukları için yaptığı dua:“Ey Rabbim, bana Kendi tarafından temiz bir soy bağışla, hiç kuşkusuz sen şu duayı işitensin.10” Bazı büyük zatlar da babanın duasını daha makbul görmüşler. Nitekim rivayete göre bir kişi büyük bir zata gelip kendisine dua etmesini istediğinde, Evliya; “Babanın duasını al, o sana yeter” tavsiyesinde bulunmuştur. Rabbim bizi ve ailemizi Salihlerden eylesin, üzerimizde emeği ve hakkı olan anne babalarımızın hayır dualarından mahrum etmesin. (Âmin) 1. Ahmed b. Hanbel 2. Bakara, 129 3. Süyûtî, II, 12/4199 4. Tirmizi 5. Tirmizi 6. İbn-ün Neccar 7. Şuara, 169 8. İbrahim,40 90. Bakara, 128 10. Âl-i İmran, 38

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Anasayfa

1 Yorum

  1. nafi

    4 Temmuz 2017 12:08

    ÖMER NASUHİ BİLMEN AMERİKALILARI ŞOK ETTİ! 3
    TARİH: 15 AĞUSTOS 2016 17461 İLİM
    1940’lı yıllarda Amerika’da yaşanan bir olay sonrasında İslam’ın konuyla ilgili görüşünü öğrenmek üzere Ömer Nasuhi Bilmen’in kapısını çalan Amerikalı bilim adamları, çıkan sonuç karşısında şok geçirirler.

    1940’ların sonuna doğru Amerika’da bir olay cereyan ediyor. Zengin bir adamın ölümünden birkaç yıl sonra bir kadın yanında bir çocukla mahkemeye başvuruyor. Çocuğun ölen adamdan olduğunu iddia ediyor.

    Ölüden DNA testi yapılamayan bir dönem dünya için. Amerika hukuk sistemlerinde bu olayın bir karşılığını bulamayınca başka sistemlere müracaat ediyorlar. Roma hukukuna bakıyorlar yok. Yunan, Hint, Uzakdoğu’da yok. Bir heyet Türkiye’ye geliyor.

    AMERİKALILAR İSLAM’A GÖRE TEST YAPTI ŞOK OLDU

    Dönemin İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen’e yönlendiriliyorlar. İlk başta anlam veremiyor gelen ekip. Gönülsüz de olsa görüşüyorlar. Bilmen onlara ölen adamın kemiklerinin durup durmadığını sorduğunda şaşkınlıkları iyice büyüyor. Durduğunu söylüyorlar. Ömer Nasuhi onlara kuyruk sokumu kemiğinden bir yer tarif ediyor. Tarif ettiği yere çocuğun bir damla kanını damlatmalarını, eğer o kemik kanı emerse çocuğun o adamdan olduğunu aksi olursa kadının yalancı olduğunu ve buna göre hüküm verebileceklerini anlatıyor. Gelen ekip görüşmeden memnun olmaksızın şaşkınlıklarını da yanlarına alıp ülkelerine dönüyorlar.

    Bir müftünün böyle bir tıp bilgisine nasıl hâkim olabileceğine ihtimal veremiyorlar. Ekipteki bir doktorun ise kafasını kurcalıyor bu mesele. Müftünün yanlışlığını ispat etmek için mezar açtırılıp adamın bedeni çıkarılıyor. Tarif edilen kemiğin üzerine önce kendi kanını damlatıyor. Kan akıp gidiyor kemiğin üzerinden. Sonra çocuğun kanını döktüğünde gözleri fal taşı gibi açılıyor. Kemiğin kanı emdiğini gördüğünde hayretini gizlemiyor.

    Görüşmede Ömer Nasuhi’nin yanında olanlar da ilk duymuş olacaklar ki heyet gittikten sonra bu meseleyi nereden bildiğini soruyorlar. Adı geçen kemiğin sadece kendi neslini kabul ettiğini uzun uzun anlatıyor. Oradaki küçük bir parçanın önemine değiniyor. Vücuda ne yaparsanız yapın o kemiği yok edemediğinizi, kıyamete kadar hiçbir gücün de buna muktedir olamayacağını, zira mahşerde insanlar o kemik parçasından yeniden diriltileceğini anlatıyor.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Ayet ve Hadislerle Şahsiyetli Müslüman’in Özellikleri | Sayı 75

Ayet ve Hadislerle Şahsiyetli Müslüman’in Özellikleri …