Anasayfa Güncel-Yorum Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Güncel Yorum | Sayı 63

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Güncel Yorum | Sayı 63

8 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Düşürülen Rus uçağı sebebiyle Cumhurbaşkanı’nın Rusya Devlet Başkanı ve Rus halkından özür dilemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben Rus uçağını düşürmek hataydı, yanlıştı, bu memleketimize zarar verir, Rusya bunu yanımıza bırakmaz, eninde sonunda bizi pişman eder, dememiş miydim? Bunu söylediğimde bana her lafı söylediler. Düşünmeden sadece Partizancılık yaparak konuşanlar, Allah rızası için ve milletimin iyiliği için konuştuğumu hesaba katmadan alçakça saldıranlar, bana Rus taraftarı diyecek kadar alçalanlara soruyorum: “Eğer uçağın düşürülmesi hataydı” demek Rus taraftarı olmaksa, acaba şu anda Hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın Rusya’dan özür dilemesi ne oluyor? Benimki Rus taraftarı olmaksa herhalde Rusya’dan özür dilemek de Rus ajanı olmak sayılması icap eder. Ne benimki Rus taraftarı olmaktır ne de Hükümetin özür dilemesi Rus ajanı olmaktır. Uçak düşürmek bir yanlıştı.

Ülkemizin hava sahasını, sadece 12 saniye ihlal ettiği için bir devletin uçağı düşürülmez. Hiçbir devlet bunu yapmıyor. Ben o zaman demiştim; bunun çok ciddi ekonomik ve siyasal sonuçları olacaktır. Mesele Rusya’nın Türkiye’den aldığı yaş sebze ve meyvelerin alınmaması meselesi değildir. Cumhurbaşkanı o zaman; “Almazsanız almayın” demişti. Mesele bunun çok daha ötesinde; turizm gelirlerinden mahrum olunması dışında, siyaseten de dünyada yalnız kaldık ve bakın bugün özür dileyecek noktaya geldik. Ben bunu o zaman gördüm ve söyledim. Bence şu anda Cumhurbaşkanı Rusya’dan özür diledi ise bize iftira atan ve alay eden Aktrollerin de BANA BİR ÖZÜR BORÇLARI VAR! Ama onlar güçlülerden özür dilerler, bizi özür dilenecek kadar güçlü görmezler! Hâlbuki özür güçlülerden dilenmez, haklılardan dilenir!

Ben o zaman, bu hatanın sonucunda Rusya bütün silahlı sol örgütleri destekleyebilir demiştim. Birkaç ay evvel, Rus gemisi boğazdan geçerken, Rus askeri omuzdan atılan bir füze ile poz vermişti. Belki birçoklarımız onu roketatar zannetti ama o değilmiş. Birkaç hafta evvel omuzdan atılan bir füze ile bir Türk helikopteri düşürüldü. Demek ki Rusya: “Bu füzeleri bazı örgütlere vereceğim ve onlar bu füzelerle sizin uçaklarınızı ve helikopterlerinizi düşürecekler, uçak düşürmenin ne demek olduğunu size göstereceğim” demek istemiş. Bunu önce TSK sakladı, “helikopterin nasıl düştüğünü bilmiyoruz” dedi. Sonra açıklamak zorunda kaldı. Omuzdan atılan bir füzeyle düşürüldüğü ortaya çıktı. Bu füze bir örgütte olmaz, demek ki Rusya bu şekilde Türkiye’den intikamını almıştı.

Putin’den ve ölen pilotun ailesinden özür dilenmesi Rusya basınında nasıl yankı buldu biliyor musunuz? Tayyip Erdoğan’ın secde halindeki fotoğrafını alıp fotomontaj marifetiyle Putin’e secde ediyor hale getirmişler. Türkiye bu duruma düştü.

Tayyip Erdoğan bir kaç yıl önceki konuşmasında: “Eğilen, ezilen, özür dileyen bir Türkiye yok artık” demişti.
Sanki eski Türkiye sürekli birilerinden özür diliyormuş ve Tayyip Erdoğan’la Türkiye artık kimseden özür dilemeyen bir ülke haline dönüşmüş gibi bir hava estirmeye çalışıyordu… Hâlbuki Türkiye tarihinde bu şekilde bir özür dileme olayı yok. En büyük özrü kendileri dilemek zorunda kaldılar. İzledikleri yanlış dış politikalarla Türkiye’yi rezil ettiler. Rus uçağını düşürdükten sonra Türkiye’nin bir tane dostu kalmadı.

Daha önce Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş, Özal, Çiller, Mesut Yılmaz Hükümetlerini de gördüm. Cumhurbaşkanı düzeyinde, Türkiye’nin bir devletten özür dilediğini bilmiyorum, hatırlamıyorum. Cumhurbaşkanı mektubunda “lütfen affedin” demek zorunda kaldı.
Ben özür dilemeyi değil, uçağı düşürmeyi yanlış buluyorum. Hata yaptıysanız özür dilemek zorundasınız. Yoksa çok daha kötüye gider. Rusya büyük güç, bunu bize kat kat ödetir. Bu bir gerçek; efelenmeye gerek yok. Devlet külhanbeylikle değil siyasetle idare edilir.
https://www.youtube.com/watch?v=c7WF95cMZUU

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Güncel-Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

وَقْفُ الفُرْقَانِ لِلتَعْلِيْمِ وَالْعَمَلِ الْإِسْلَامِيِّ

تَأسَّسَ وَقْفُ الفُرْقَانِ بِتَارِيْخِ 22 / 11 / 1994 م ، وَاعْتِبَارَاً مِنْ تَأْسِيْسِه…