Anasayfa Anasayfa Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Davetçilere Notlar | Sayı 66

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Davetçilere Notlar | Sayı 66

8 dakika ortalama okuma süresi
0
0

YOLA DEVAM

Sevgili okurlarımız;
İnsanlarla ilgilenirken başınıza gelecek her türlü sıkıntıya karşı adeta psikolojik destek olacak bu sayfamızla belki de çözümsüz sandığınız birçok sorunuza cevap bulacaksınız.
Davetçi olarak yaşadığınız sorunları öncesinde yaşayan ve onlara çözümler bularak yola devam eden birileri var… İşte; engel tanımayarak her daim ‘yola devam’ diyen Alparslan Kuytul Hocaefendi’den sizler için hazırladığımız yılımızın hedefine dönük bazı tavsiyeler:

Nasıl Dayanmış?

“Dava yolunda başınıza bir musibet geldiğinde Peygamberimiz bundan çok daha beterlerine
“Nasıl dayanmış?” deyin ve yola devam edin…”

Müslümanlar peygamberlerini örnek alacaklar. Madem Ümmet-i Muhammed’iz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i örnek alacağız. Efendimize yapılan baskı bize yapılmadı. O’nun moralini bozan olaylar bizim başımıza gelmedi. O bu yolda bizden çok daha ağırlarını çekti. Biz her sıkıntı çektiğimizde peygamberimizi hatırlamalıyız, “Nasıl dayanmış?” demeliyiz.

Yükün Ağır Olacak

“Yükün ağır, yolun uzun olacak. O yüzden azığını iyi topla ve yola devam et…”

Müzemmil Suresi 5. ayette; “Geceleyin kalk Kur’an oku, namaz kıl.” buyruluyor. Neden? “İnne senulkı aleyke kavlen sakîle…” “Çünkü biz senin omuzlarına bir ‘kavlu sakîl’ koyacağız.” Omuzlarına ağır bir söz, ağır bir dava koyacağız. Vitamin almalısın. O yüzden geceleri kalk, Kur’an oku, namaz kıl. Yoksa dayanamazsın! Hocaların da, cemaatlerin de, tüm Müslümanların da yapması gereken şey, sıkıntı ve baskının çoğaldığı zamanlarda daha fazla vitamin almaktır. Daha fazla Kur’an okumak, daha fazla teheccüd namazı kılmak ve daha fazla tevbe istiğfar ederek Allah’a yönelmek!

ELLERİMİZİN KAZANDIĞI GÜNAHLAR

“Dava yolunda yürürken bir musibete uğradığında; “Size gelen her musibet ellerinizin kazandığı günahlar sebebiyledir.” ayetini hatırla. Ardından; tevbe-istiğfar et ve yola devam et…”

Aslında sıkıntılar biraz da günahlardan kaynaklanmaktadır. İnsanlar tevbe-istiğfar etmeyince kalplerine sıkıntı verilir. Çünkü Allah Azze ve Celle merhametlidir; günahın cezasının ahirete kalmaması için bu dünyada sıkıntı vermektedir ve o sıkıntılar ile kullarını bağışlamaktadır! Bu, kulun günahına kefaret olsun, ahirete kalmasın diyedir. O halde demek ki tevbe-istiğfar edilirse günahları bağışlanır ve dolayısıyla musibetler de azalabilir.
‘Günahları sebebiyle musibetlere uğramak’ normal insanlar içindir. Peygamberlerde günah olmaz, zelle olur. Bir günahları olmasa da musibetlere uğrarlar; sabırlarıyla insanlara örnek olsunlar diye, dereceleri yükselsin diye, sevap kazansınlar diye, günahları olmasa da, bazı zelleleri varsa onlar da bağışlansın diye. Salihlerde, âlimlerde, âvamdan müslümanlarda günah olur. Onlara da bazen günahlarının bağışlanması, bazen derecelerinin yükselmesi, bazen insanlara sabırda örnek olmaları, bazen iradelerinin güçlenmesi, bazen cesaretlerinin artması ya da kabiliyetlerinin gelişmesi için musibetler verilir. O halde musibetler sabreden müslümanlar için Allah’ın bir lütfudur.

YAPILMASI GEREKENİ YAP VE CESUR OL

“Dava yolunda yaşadığın her bir sıkıntının, musibetin ve baskının karşısında cesur ol, korkma! Sen yapılması gerekeni yap ve asla geri adım atmadan yola devam et…”

Yapılması gereken cesur olmaktır, Peygamberimizi hatırlamaktır, Allah’ın yardımının geleceğine inanmaktır. Allah, samimi kullarını yalnız bırakmayacaktır. Buna iman eden Allah’a tevekkül eder. Allah’a sırtını dayayan cesur olur. Tevekkülün Allah’a ise, hiçbir şeyden korkmazsın. Nasılsa O’nun dediğinden başka bir şey olmayacaktır. Her şey O’nun hâkimiyeti altındadır! Kim ne derse desin ne planlarsa planlasın, O izin vermedikçe  İslam düşmanlarının dediği olmayacaktır! 

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Yönetici
Kategoriden Daha Fazla: Anasayfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Öncü Nesil | الجيلُ المُنْتَظَرُ « الجيلُ الطَّليعةُ

أَبْدأُ كلامِي بحمدِ اللهِ الذي وفَّقَنا لِشْرِ هذهِ المَجَلَّةِ اليوم ، والصلاةُ والسلامُ…