Anasayfa Bölümler Sayılar Allah Rasülü'nün Davasını Yaymak (Sayı 60) Sünnet ve Hadis İnkârcılarına Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Reddiyeler! | Sayı 60

Sünnet ve Hadis İnkârcılarına Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Reddiyeler! | Sayı 60

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Sünnet Ve Hadis İnkârcılarının Temel Hedefi Nedir?1

Aslında bunların temel hedefleri ne sünnettir ne de hadis. Asıl hedefleri Kur’an’a ulaşmak ve Kur’an’ı anlaşılmaz hale getirmektir. Hâlbuki Kur’an’ı sünnet olmadan anlamak mümkün değildir. Sünnetin hayata tatbikatını görmeden sünneti anlayamazsınız. Siz sadece Kur’an’a bakarak ne namazı, orucu, ne zekâtı, haccı anlayabilirsiniz.
Sünneti inkâr ettirenler hakikatte Kur’an’ın anlaşılmasını istemiyorlar. Herkeste bir şüphecilik meydana getirmek istiyorlar. Hadis âlimlerinin birçoğu ya sahabiyi ya da sahabiyi gören tabiini görmüştür. İmam Buhari gibileri tabiinden değilse de sahabiyle görüşen tabiinden nice insanlar vardır ki bunlar aynı zamanda muhaddistir, müçtehittir. Yani şimdi sahabiyle görüşen kimseye güvenmiyorsun, hadis âlimine, İmam Buhari’ye, İmam Müslim’e güvenmiyorsun ve ‘bunun hadis olduğunu nerden bileyim?’ diyorsun. O zaman söyler misin sen neye güveneceksin? Hiçbir şeye güvenmemen lazım. İstanbul ne zaman fethedildi? Kim tarafından? O zaman buna da inanma!
Her ilimde bilene güvenmek esastır. Neden sünnet konusuna gelince bu böyle olmuyor? Oysa sünnet olmadan Kur’an’ı anlayamayız.

Son zamanlarda yayılan “Kur’an Müslümanıyız” söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?2

Bununla şunu kast ediyorlar; ‘Kur’an Müslümanıyız,’ yani Kur’an’dan başka bir kaynak tanımıyoruz. Yani sünneti tanımıyor, reddediyorlar. Biz de sünneti tanımayanları reddediyoruz.
Kur’an nasıl kaynağımız ise sünnet de aynı şekilde ikinci derecede kaynağımızdır. Sahih hadis bizi bağlayıcıdır. Hz. Peygambere itaat farzdır, O’na itaat hadislere itaattir. Önemli olan, hadisin sahih olmasıdır. Sahih olanı-olmayanı da zaten muhaddisler bilmektedirler ve buna göre hadisleri ayırmışlardır. Uzman olmayanın yapacağı şey, uzmanın dediğini kabul etmektir.
Kur’an bize yeter diyenler, sünneti inkâr ediyorlar. Ve Peygamberimize itaati gerekli görmüyorlar.
Mutlak manada ‘sünnet beni bağlamaz’ tarzında bir düşünce küfürdür. Bu, Kur’an’ı inkârdır. Ancak kişi, ‘sünnet beni bağlar fakat bunun sünnet olduğundan şüphe ediyorum, o yüzden kabul etmiyorum’ derse bu durumda o kişi kâfir olmaz. Çünkü bu kimse sünnetin bağlayıcı olduğunu, Peygamberimize itaat etmek zorunda olduğumuzu kabul ediyor. Ama bu hadis mi değil mi ondan şüphe diyorsa ona da diyeceğim şey; işi uzmanına bırakması ve onların dediklerine güven duymasıdır. Her alanda uzman bir kimseye başvuruyoruz, buna gelince mi uzmana ihtiyacım yok, benim aklım yeter diyeceğiz? Bu haddini aşmaktır. Kur’an Müslümanıymış(!) diğerleri İncil Müslümanı mı? Bunlar sünnet inkârcılarının sözü. Kur’an Müslümanı olmak için sünnete uymak lazım, sünneti kabul etmek lazım.

Kur’an sana diyor ki; “Ey müminler Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin.”3 “Peygamber size neyi verirse onu alın.”4 Sadece şu şu meselelerde değil, size neyi verirse ve neyi, emrederse… “Sizi neyden sakındırırsa ondan da sakının.”5 “Allah’ı seviyorsanız bana uyun”6 ayetinde ise sadece ‘iman edin’ denilmiyor ‘bana uyun’ deniliyor.

Son zamanlarda hadislere ve cemaat olmaya karşı saldırıların, ÖZELLİKLE DE hocalar tarafından arttığını görüyoruz. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?7

Hadislere, mezheplere, cemaatlere olan bu saldırılar yeni olan bir şey değil. Bu akım 80’lerden sonra başladı. Özellikle Türkiye’deki gelişmeleri durdurabilmek için başlatıldı.
Kâfirlerle mücadele etmeyenler -ki bazı hocaların ağzından daha bir gün böyle bir şey duymuş değiliz- gece gündüz hadisleri tenkit ediyorlar. Muhaddislere, müfessirlere, müçtehitlere laf söylüyorlar. Cesur isen kâfirlere laf söyle! Hadislerden ne istiyorsun? Sanki bu hadisler bizi geri bırakmış gibi bir algı oluşturulmak isteniyor. Oysa biz hadislerle dünya devleti olduk.
Hadisleri inkâr edenler; hiçbir delile dayanmaksızın, kendi kafalarına uygun değilse o hadisi reddediyorlar. Çünkü onların ölçüleri kendi akılları. O hadis kafalarına uymadıysa, hadis değildir ve Kur’an’a aykırıdır. Bunca âlim var, bunlar Kur’an’ı bilmiyorlar mıydı? Bunlar ömürlerini Kur’an’a adamışlar ve sayıları bir- beş kişi değil, binlerce âlim bu hadisleri incelemişler ve Kur’an’a aykırı görmemişler. Sen aykırı görüyorsun diye biz hadisleri inkâr mı edeceğiz?

Sünnet düşmanlarının asıl hedefleri nedir?

Kur’an’ın birçok ayeti özellikle ahkâm ayetleri hadis olmadan anlaşılamaz. Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimizin mübeyyin olarak, tebyin (açıklama) görevinin olduğu anlatılmaktadır. Peygamberin bir vazifesi de Kur’an’ı açıklamadır.
Eğer hadisleri kabul etmezsek o zaman Kur’an açıklamasız kalır. Elbette bazı ayetlerin açıklanması için hadis lazım değil ama bilhassa ahkâm ayetlerinin açıklanması için hadise muhtacız. Çünkü Kur’an-ı Kerim meseleyi çok kısa bir şekilde söylemekte ve açıklamasını Peygamberimize bırakmaktadır. Eğer biz Peygamberimizin hadislerine başvurmazsak o zaman o ayetleri hakkıyla anlayamayız. Ve hedef de o zaten. Yani Kur’an’ın anlaşılmaz hale gelmesini sağlamak.
Hadis inakarcılığı ile bir hedefleri; Kur’an’ın ahkâm ayetlerinin anlaşılmaz hale gelmesi ve kendi yaptıkları açıklamaların insanlar tarafından kabul edilmesi. Bir hedefleri de; Müslümanları bunlarla meşgul ederek, zaman kaybettirmek, tartışmaları ve kavgaları çoğaltmaktır.
Hadis inkârcılarının bir diğer hedefi ise; Laiklikle Kur’an’ı barıştırmaktır. Kuran’ı açıklayan hadisler olduğu müddetçe Kur’an, laik sistemle barışmıyor. Siz hadisleri kabul ederseniz bin meselede laik devletle karşı karşıya gelirsiniz, çatışırsınız. Çünkü laik devlet, İslam’ın hükümlerini dikkate almaz. Ama hadisleri kabul etmezseniz yalnızca Kur’an’ı kabul ederseniz o zaman, laik devletle 100 meselede karşı karşıya gelirsiniz.
Özetle; hadis inkârının maksatları bunlardır.
Çok iyi biliyorlar ki biz, hadisleri kabul ettiğimiz müddetçe İslam Medeniyeti isteriz. Hadisleri inkâr edersek laik devlette de huzurla yaşarız. Böylelerine dikkat edin. Böyle hadis inkârcılarının laiklikle bir problemleri yoktur. İlla da Allah’ın dediği olmalı demezler.
‘Kur’an Kur’an’ diyorlar ancak Kur’an’ın ahkâmı yürürlükte olmadığı halde bundan rahatsızlık duyup konuşmuyorlar. Kur’an’a göre içki, zina, faiz haram fakat bu hükümler yürürlükte değil. Bu meselelerde dahi konuşmuyorlar. Hani siz ‘Kur’an Kur’an’ deyip duruyordunuz? Kur’an’la sabit olan meselelerde neden tavır koymuyorsunuz? Çünkü zaten görevleri bu! Hadisleri inkâr ettirmek ve laik devletle İslam’ı barıştırmak, uyumlu hale getirmek, böylece İslam’ın içini boşaltmak, İslam Medeniyeti fikrini imha etmek.
Hadis inkarcılığı; bu asrın en büyük fitnelerinden ve en büyük bidat görüşlerden birisidir.

 

1- http://www.tvfurkan.com/sunnet-ve-hadis-inkarcilarinin-temel-hedefi-nedir_beb3e15c6.html
2- http://www.tvfurkan.com/son-zamanlarda-yayilan-kuran-muslumaniyiz-soylemini-nasil-degerlendiriyorsunuz_72d678973.html
3- Nisa, 59
4- Haşr, 7
5- Haşr, 7
6- Âl-i İmran, 31
7- http://www.tvfurkan.com/ozellikle-son-zamanlarda-hadislere-ve-cemaat-olmaya-karsi-saldirilarin-hem-de-hocalar-tarafindan-arttigini-goruyoruz-bu-konuda-bizi-aydinlatir-misiniz_197e5c343.html

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Allah Rasülü'nün Davasını Yaymak (Sayı 60)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

İslami Davette Sabır ve Devamlılık | Sayı 77

İslami davet, pes etmeyi, umutsuzluğu kabul etmeyen, sabırsızlığın yakışmadığı, gayretin v…