Anasayfa Bölümler Bilim ve Tefekkür 23° 27’ (EKSEN EĞİKLİĞİ)MUCİZESİ (Sayı 17)

23° 27’ (EKSEN EĞİKLİĞİ)MUCİZESİ (Sayı 17)

9 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Yüce Rabbimizin bütün peygamberlere davet etmeleri için göndermiş olduğu emir; “İlahüküm İlahün Vahid” yani “İlahınız bir tek ilah olan Allah’tır!” emridir. İlah demek; otorite sahibi, kanun koyucu, mâbud, en çok sevilen demektir. İlahın birçok manası olmakla beraber en belirgin olan manaları bunlardır. Yüce Rabbimiz kanun koyucudur. Yani O’ndan başka kanun koyucu yoktur ve olmamalıdır. Zira Allah’ın koymuş olduğu kanunlar insanların hem bu dünyadaki saadetlerini sağlıyor, hem de ahiretlerini kurtarmış oluyor.

Allah’ın kâinata koymuş olduğu kanunlar mucizelerle doludur. Rabbimizin koymuş olduğu kanunlardan birisi de eksen eğikliğidir. Bu kanun ile dünyamız, güneş etrafındaki dönüşünü ekvator düzlemi ile yer ekseni arasında 23° 27’ lik bir açı ile gerçekleştirmektedir.

Rabbimizin koymuş olduğu bu kanunla; öncelikli olarak güneş ışınlarının geliş açısı günlük olarak değişmektedir. Namaz vakitlerinin değişmesi, güneş ışınlarının geliş açısındaki değişmelere bağlıdır. Bu nedenle yılın yarısında (21 Mart – 23 Eylül arası) güneş ışınları ekvatora göre kuzey yarım küreden doğar, diğer yarısında ise (23 Eylül – 21 Mart arası) güney yarım küreden doğar. Bu nedenle Rabbimiz Rahman ve Mearic surelerinde iki doğunun ve iki batının Rabbinden bahseder: “O hem iki doğunun, hem iki batının Rabbidir. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?”1

Eğer Rabbimiz bu eksen eğikliği kanununu koymamış olsaydı bir bölgeye gelen güneş ışınları hiç değişmeyecek, bir bölgede tek iklim hüküm sürecek ve gün süresinde hiç değişme olmayacaktı.

Yine eksen eğikliği nedeniyle Ramazan ayı her yıl 10 gün öne gelerek, her mevsimde ve her değişik sürelerde oruç tutmuş oluyoruz, böylece 33 yılda bir Ramazan ayı miladi aylardan aynısına tekabül etmiş oluyor. Bu değişim yine olacaktı ama gündüz süresinde hiç değişiklik olamayacak ve Ramazanın her yıl on gün önce gelmesinin de bir manası olmamış olacaktı.

Eksen eğikliğine bağlı olarak mevsimler oluşmakta ve dünyanın bir tarafında yaz yaşanırken, diğer tarafında kış yaşanmaktadır. Bir tarafta uzun gündüzler yaşanırken diğer tarafta uzun geceler yaşanmaktadır. Muson rüzgârları da eksen eğikliğine bağlı olarak yön değiştirmektedir. Eksen eğikliği olmasaydı bu değişkenlikler olmayacaktı. Haddizatında eksen eğikliği olmasaydı, dünya bu şekilde yeşillenip renklenmeyecek, bitki çeşitliliği olmayacak, dünyada farklı iklimler ve farklı tarım ürünleri yetişmeyecekti. Yağışların yıllık seyri de eksen eğikliğinden kaynaklanmaktadır. Evrende gördüğümüz şu kusursuz yaratılış Rabbimizin koymuş olduğu mükemmel nizamın işaretidir.

Eğer bu açı 23° 27’ değil de 20° veya 26° olsaydı; dünyada bugünkü gibi bir nizam olmayacaktı. 20° olsaydı sıcak bölgeler azalacak, soğuk bölgeler artacak, kutup çevreleri buzullarla kaplanacak, deniz seviyeleri düşecek belkide bugün bu kadar nüfusu barındıran dünyamız insanlara yetmeyecek, insan yaşamına uygun sahalar daralacaktı. Aksi olmuş olsaydı -yani açı 26° olsaydı- bu sefer çöl bölgeleri genişleyecek, su kaynakları azalacak, dünyada buharlaşma fazlalaşacak yani yine insanların yaşam alanları olumsuz etkilenmiş olacaktı. İnsan bunları düşündüğü zaman farkına varmadığımız bu mükemmel sistemin ne kadar ince hesaplarla düzene sokulduğunu idrak edecek ve: “Ya Rabbi! Koymuş olduğun mükemmel kanunlar karşısında hayran oluyor ve önünde eğiliyorum” demekten kendini alamayacaktır.

Yüce Rabbimiz Rahman suresinde: “Gökyüzü, onu da yükseltti ve mizanı koydu”2 buyurmaktadır. “Andolsun onlara: ‘Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre âmâde kıldı?’ diye soracak olursan şüphesiz: ‘Allah’ diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?” 3

Bu ve benzeri ayetlerde Rabbimizin yaratıcılığı nasıl ki vurgulanıyor ve insanlar arasında iyi biliniyorsa, aynı şekilde Rabbimizin kanun koyuculuğu ve koymuş olduğu kanunlardaki mucizevî yönler de iyi anlaşılmalı ve vurgulanmalıdır.

Sonuç olarak; insan Rabbimizin koymuş olduğu kanunları düşünmeli ve onlardaki kusursuzluğu görerek imanını ziyadeleştirmelidir. Çünkü her bir kanun tıpkı eksen eğikliğinde olduğu gibi birçok mucizeler içermektedir. Kâinattaki mucizevî kanunlar nasıl kusursuz işliyor ise insanlar için koyulmuş olan kanunlar da riayet edildiğinde kusursuz işleyecek ve insanlar arasındaki nizam mükemmel olacaktır.

1-Rahman Suresi, 17-18

2- Rahman, 7

3- Ankebut, 61

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Tefekkür Bölümü
Kategoriden Daha Fazla: Bilim ve Tefekkür

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Bozulan Dünya Dengesi ve Küresel Isınma (Sayı 29)

Önce arzı (atmosferi ile beraber) yaratıp sonra bizleri bu dünyaya gönderen Rabbimiz hem a…