Anasayfa Gündem 15 Temmuz’un Ardından… | Sayı 75

15 Temmuz’un Ardından… | Sayı 75

13 dakika ortalama okuma süresi
0
0

15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçti ve geçen bu süreçte birçok şey değişti. Ailelerde kalıcı izler, toplumun şahsiyetinde oluşan derin bozulmalar… Cemaatlere uygulanan baskı ve zulümler! “Halkı etkilemeyecek” dense de en çok zararı ülkemizin vatandaşlarının gördüğü bitmek bilmeyen OHAL süreci ve çıkan kararnameler… İşte 15 Temmuz’un başlangıcından itibaren Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin süreç hakkındaki önemli açıklamaları ve rakamlarla 15 Temmuz’un ardından yaşananlar…

“Müslümanlar neden bu tuzağa düşüp hep birlikte demokrasiyi savunur oldular? Vahiy ile gelen bir nizamı terk edip insan mahsulü bir nizamın peşinden gittiler. Köklü bir ağaç gibi durup rüzgâra karşı koyamıyorlar. Hâlbuki elimizde kaya gibi sağlam, köklü ve rüzgâr işlemeyen vahiy vardı. Ama vahiyden o kadar uzağız ki, rüzgâr aldı götürdü Müslümanları. Hepsi demokrasiyi, laikliği savunur oldu.”

İşte 15 Temmuzun Ardından Bize Kalanlar;

Demokrasi ŞEHİDİ
Demokrasi NÖBETİ
Demokrasi MEVLİDİ
Demokrasi NAMAZI
Demokrasi SELASI
Demokrasi GÜNÜ…

15 Temmuz darbe girişimini daha ilk andan itibaren kınadık ve ne olursa olsun darbelerin kabul edilemeyeceğini vurguladık. Darbe girişiminden hemen sonra “Darbeler Hakkın Gasp Edilmesidir” diyerek meşru yollarla görev başına gelenlerin haksız bir şekilde görevlerinden uzaklaştırılmasını tasvip etmediğimizi ilan ettik.

Ülke olarak birçok muhtıra, darbe, darbe girişimleri gördük ve her darbeden sonra olduğumuz yerden yıllar yıllar öncesine sil baştan geri döndük. Darbe girişimi ülkemize maddi manevi her yönden zarar verdi. Binlerce insan psikolojik olarak sıkıntılar yaşarken işsiz kalıp evine ekmek götüremeyenlerden bazıları intiharı seçti… Bunlar darbe girişiminin toplumumuza verdiği hasarlardan bazıları… Bir de arka planda yaşanan ve tabiri caizse buzdağının görünmeyen yüzü var… Halkımız 15 Temmuz darbe girişimini kınadı, günlerce sokaklarda nöbetler tuttu. Aslında halk o cemaate karşı savaş açıldığını düşünürken birileri can damarlarımızdan vurdu… Evet, 15 Temmuz aslında birilerinin çok iyi planladığı, yeri ve zamanı geldiğinde düğmeye bastığı büyük çapta bir olaydı..

.
Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi bir yıl önce yaptığı açıklamada”Eğer Hükümet bu cahilleri darbeye teşvik eden ve bu bahane ile aslında hedefleri tüm cemaatlere ve İslamî faaliyetlere darbe vurmak olan aşırı solcu derin devletin planını anlamaz ve darbecilerle mücadeleyi cadı avına dönüştürürse birçok masum Müslümana, cemaatlere ve İslamî faaliyetlere darbe vurulabilir. Kanaatimce asıl darbe budur ve bu darbe girişimi aslında bunun için planlanmıştır. Asıl darbeciler İslamî bir kişiliğe sahip, dindar olan bütün insanlara karşı bir darbe hazırlığı içerisindedirler. Herkesi o sınıftan gibi göstermek istemektedirler. Yetkililerin bu hususta dikkatli olması, kuru ile yaşı ayırması icap eder, aksi halde toplumsal bir travma yaşanır. Bu gerçek darbeciler aslında güçlendikleri zaman bir gün hükümete de darbeyi vuracaklar. Hükümet yalnız bırakılmaya ve sevenlerinin azalmasına çalışılmaktadır. Onun için hükümet yetkilileri, kuru ile yaşı ayırmalıdır” diyerek aslında darbenin kimin işine yaradığını çok net bir şekilde açıklamış oldu.

Maalesef geçen süre içerisinde yaşla kuru ayrılamadı hatta yetkililer bile çıkıp: ‘At İzi İt İzine Karıştı’ şeklinde açıklamalar yaptı. Müslümanlar demokrasinin ve laikliğin bekçiliğini yapıp nöbet beklerken, birileri kınından çıkmış kılıç gibi cemaatlerin kökünü kazıma yolunda ilerledi. Cemaatlerin öğrenci evleri kapatıldı, binlerce vakıf, dernek kapatıldı, İslami konferanslar tamamen yasaklandı, İslami faaliyetlere baskı ve zulüm arttı… Birçok hoca, grup ve cemaat faaliyetlerini bıraktı. Basın açıklamalarına dahi izin verilmez oldu. Bunlara şahit olan halk, İslami kimliğinden ve cemaatlerden kaçar hale geldi. Bu rüzgâr, eleştirel tavrı olan birçok şahıs ve kurumları da içine aldı. Tüm bunlar için OHAL kapsamında -kılıfında- kararlar uygulandı. Ülke olarak bir yıldır OHAL sürecindeyiz…

“Cemaat düşmanı aşırı solcu derin devletin aslında yapmak istediği, bu darbe girişimi bahanesiyle önce bütün cemaatleri bitirmek sonra da AKP’yi bitirmektir. Çünkü AKP’nin bu kadar güçlenmesinde en önemli sebebin cemaatler olduğunu bilmektedirler. AKP yetkilileri bu tuzağın farkına varmalıdır. Cemaat kavramına ve cemaatlere bu kadar saldırı var ve nedense cemaatler susuyorlar. İslam düşmanları, kimse konuşamasın diye gergin bir ortam meydana getiriyor. Böylece bu korku ortamında cemaatler bitirilecek.”

Cemaatlere yapılan baskı ve zulüm son hızıyla devam ederken maalesef cemaatler SUSMAYI TERCİH ETTİ…
Hocaefendi; “Cemaatler suskun kimse konuşmuyor” diyerek sessiz kalmanın çare olmadığını dile getirdi: “Sanıyorlar ki konuşmazlarsa daha az belaya uğrarlar, hâlbuki konuşmadıkça daha çok belaya uğrayacaklar… İnsanları tüm cemaatlerden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bu amaçla birileri 15 Temmuz’u planladı ve şu anda bu gerçekleşiyor…”
Böylece 15 Temmuzun ardından cemaatlere kalan Susmak, Taviz vermek ve Geri çekilmek oldu…

15 Temmuzdan ülkemize kalanlar ise çok daha içler acısı… Birileri her ne kadar demokrasinin geldiğini söylese, İslam gelmiş gibi sevinip rahatlamayı tercih etse de DEMOKRASİNİN başında nöbet beklese de; halk adaleti sokaklarda arar oldu… İşte 15 Temmuz ve ardından kalanlar:

Rakamlarla 15 Temmuz’un Geride Bıraktıkları…

* Darbe girişimi gecesi 250 kişi hayatını kaybetti, 2193 kişi yaralandı.
* 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’den bu yana 26 tane Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayınlandı.
* Darbe girişimi ile alakası olmasa da İslamcı ya da muhalif kimliği olan 169.013 kişi hakkında işlem yapıldı.
* 169’u general, 7098’i albay ve alt rütbeler, 8815’i emniyet mensubu, 24’ü vali, 73’ü vali yardımcısı, 116’sı kaymakam, 2431’i hâkim-savcı, 31.784 diğer şüpheli olmak üzere toplam 50.510 kişi tutuklandı.
* 3.046 asker, 5.024 polis, 9 vali, 27 vali yardımcısı, 73 kaymakam, 39.041 diğer şüpheli olmak üzere 48.439 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca, 10.033 kişi savcılıktan, 33.371 kişi de kolluk kuvvetlerinden olmak üzere 43.404 kişi serbest kaldı.
* 8.087 kişi hala aranıyor.
* 5000’i akademisyen olmak üzere 149.411 kişi meslekten ihraç edildi. Bunların 34.632’si göreve iade edildi.
* 16 televizyon, 24 radyo, 63 gazete, 20 dergi olmak üzere 150’yi aşkın medya kuruluşu kapatıldı.
* 1061 öğretim kuruluşu, 223’ü kurs ve etüt merkezi, 1125 dernek, 129 vakıf, 19 sendika kapatıldı.
* Yaklaşık 1000 şirkete kayyum atandı.
Ve daha bu verilere yansımayanlar…
Bu arada İslam Nizamından başka hiçbir nizamı kabul etmemekle yükümlü olan Müslümanlar asıl nöbetlerini bırakıp demokrasi nöbetine geçtiler. Demokrasi namazı kıldılar, demokrasi mevlidi okuttular, lokmalar dağıttılar; bu mübarek(!) günü coşkuyla kutladılar.
Rabbimiz gidişatımızı hayra tebdil eylesin.. Amin

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Gündem

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Sheikh Alparslan Kuytul | Sayı 76

Sheikh Alparslan Kuytul was born in 1965 in the Adana province in Turkey. With the blessin…